Ömer Serdar Şiirleri
BAŞLAMADAN BİTTİ
SEVDAMIN YARIM KALAN DÜŞLERİ
Bİ ÇAREYMİŞ
KURDUĞUMUZ BAHTSIZ HAYALLER
HASRET DEMİŞİZ ADINA
AYRILIĞIMIZIN HECESİ
BANA YALNIZ GECE KALMIŞ
AŞK YERİNE.....
YENİ NESİL

Yeni nesil sizden neler beklerdik
Tipiniz bizi güldürüp gidiyo
Can verip canlarınıza eklerdik
Sözünüz bizi öldürüp gidiyo

Kıyafet bir sanattı ta evvelden
Urba, göynek giyerdi atan,deden
İyice incelip çürüdü beden
Kıçından donu çözülüp gidiyo

Modaya uyunca kaldırdı farı
Büyüdü, küçüldü kornea zarı
Dün mavi idi bugün gördüm sarı
Gözünde lensi değişip gidiyo

Daha mecnun olmadan düşmüş çöle
Sanırsın tutuklu çaresiz köle
Kelleye sürünce bir kilo jöle
Saçlar kökünden dökülüp gidiyo

Uzanıp güneşte kavruldu teni
Suyunu çekince küçüldü eni
Sıyrılıp kabuktan çıkmadan yeni
Yüzünden deri dökülüp gidiyo

Surat asıp birde küsmüş feleğe
Yerden bitme nasıl benzer keleğe
Delinip kulak dönünce eleğe
Küpeler bir bir dizilip gidiyo

Bilmem ki bunlar bizlere reva mı?
Niyet bozuk gelir artık devamı
Kibarlaştı lafı , sözü , kelamı
Ağzında dili incelip gidiyo

Doğru yol neyine eğriyi seçmiş
Yediği has kabak sanırsın yemiş
Ağzında sakızla getirir geviş
Dişinde zıkkım ezilip gidiyo

Herkes diyor yaptıklarına bakma
Demesi rahat gel de nasıl takma
Helal değil artık yediği lokma
Boğazdan haram süzülüp gidiyo

Yaşamlarına bir düzen vermeden
Titreyip kendilerine gelmeden
Serdar da dünya gözüyle görmeden
Fani dünyadan çekilip gidiyo

Burası malûmköy, köyün ortası
Burada selam alınmaz gardaş
Hergün hasta yatsan,aniden ölsen
Bir kez olsun kapın çalınmaz gardaş

İtin biri çıkar kolundan kapar
Anlat dur derdini kime, ne yazar
Haramzadelerle olur mu pazar
Cennet olsa burda kalınmaz gardaş

Can deyip,hak deyip emek verirsin
Baş koyduğun yoldan hep azar yersin
Tayinim çıksa da kurtulsam dersin
Aramayla bura bulunmaz(!) gardaş

Dünü beğenmezken memnunum dünden
Herbir günüm beter önceki günden
Beşyüzyıl da geçse şu gözlerimden
Bize yapılanlar silinmez gardaş

Serdarî metin ol, hep gece olmaz
Kimsenin yaptığı kimseye kalmaz
Söylesen de kimse üstüne almaz
Çile çekmek ile ölünmez gardaş



Gözlerime böyle bakma ne olur
Senden gizli sevdalarım var benim
Aşkınla içime akma ne olur
Senden gizli sevdalarım var benim

Bin türlü derdim var deli başımda
Her gün zehir içtim inan aşımda
Ölürsem görürsün mezar taşımda
Senden gizli sevdalarım var benim

Susuz bir çöl idim, sel olup gittim
Ocakta kor idim kül olup gittim
Bir sevda uğruna del’ olup gittim
Senden gizli sevdalarım var benim

Gönlünde bir ateş yakar giderim
Kimbilir, sevginden bıkar giderim
Belki de kalbini yıkar giderim
Senden gizli sevdalarım var benim

Güllerin dalında bülbüller öter
Bendeki sevdalar ölümden beter
Bu garip aşığa bir gurbet yeter
Senden gizli sevdalarım var benim

Vuslatlar, hicranlar hepsi gözümde
Sevdalar sır olmuş benim özümde
Uğraşma duramam belki sözümde
Senden gizli sevdalarım var benim

Bir ceylan sevmişim dağlara kaçmış
Dertler kucağını hep bana açmış
Sevda yollarında yürümek güçmüş
Senden gizli sevdalarım var benim




Aldanma namerdin tatlı sözüne
Nice mertler gördüm dilden habersiz
Bırak suretini sen bak özüne
Şeyda bülbül gördüm gülden habersiz

Kimi yolda yürür yolu sapıtır
Kimi dala konar dalı kurutur
Kimi hayallerle bizi avutur
Çok yoldaşlar gördüm yoldan habersiz

Dinlesen sözleri zehirden acı
Hacı geçinir de bilmez miracı
Zakkumdan öz diye almış ilacı
Arılar gördüm ben baldan habersiz

Ağlayıp sızlasak artık nafile
Tarihi çevirsek geçmez ki ele
Bir garip milletiz düşmüşüz dile
Gonca çiçek açar daldan habersiz

Serdari sözlerdir mazide kalan
Düşmüssen bulunmaz kapını çalan
Gariban görmedim dünyada gülen
Gardaşlar gördüm ben halden habersiz




Garip bir yolcuydum ben...
Vurdular yüreğimden,
Sesimi duyuramadan yarınlara..!
Kaldırımlarda kaldı ayak seslerim,
Duymak istemediler...
Sel oldu akan yaşlarım,
Aldırmadılar...!
Şimdi,
Gözlerimde nefret;
Ve damarlarımda kin!
Gönlümde bin sevda...
Savaşırken,
Sevgi ile nefret damarlarımda
Ben,
Aklıma inat,
Kürek çekiyorum akıntıya...
Kılavuzum yok,
Tayfalar kayıp,
Ve gemi su almakta...
Çıkıp gelse tayfun,
Kimin umurunda..!


Bir bahar gününde
Gözleri şahin bakışlı;
Bakışları candan
Duruşu aslan yıkışlı
Yürekleri tunçtan
Bozkurt soylu kırkbir adam
Ülkeleri için can dileyip
Can adadılar Türk’ün yoluna
Ve bir gece yarısı atıldılar
İhanetin sancağına...
...
Ve zindanlarda yüce kağan
Bileğinde paslı demir
Ayağında adi zincir
Boynunda yağlı urgan!
Düşünürken bozkurtları, budunu, boyu
Can diyordu, ötükene can
Ve urgana kurban giden tugan
“tugan”a yakılan ağıt
Gözlerin nemlendiği an,
Kemente gelmem diyor
Közünden alev alan can
Türkmen’e can, Kırgıza can
Özbek’e can, özlere can, sözlere can;
Ne durursunuz,
Haydiyin gardaşlar!
Biraz heyecan...