Ömer Seydi Ekinci Şiirleri
gülsün artık yüzün
bundan böyle yokum ben
olmayacağım
istesende olmayacağım
istesemde olamayacağım
artık sana çok uzağım
başını kaldırdığında
benim baktığım yere
bakıyor olacaksın
gecenin bir vakti
ama artık beni bulamayacaksın
dilerim
bu seni yaralamaz
beni yaraladığı kadar
umarım
bu aşkın cezası sadece
benim omuzlarımda olandır
özlemek bana kalsın
özlenmek sana
beklemek bana kalsın
beklenmek sana
ama şunu unutma
bir gün
mutlaka
karşında bulacaksın beni,
unutulmuşluğumu
ansızın bir günbatımı
herşey yoluna girmişken
karşında bulacaksın beni
şimdi ben nasılsam
öyle olacaksın
ve tüketmiş olacaksın
bana dair herşeyi
benden olan herşeyi
özgürlük bana kalmış olacak
o an
yapayanlızlık sana
yapayanlızlık
sana....
Bu yanlızlık sonsa eğer
bin yıl razıyım buna
ama son değil
biliyorum
ne zaman gelecek
diye düşünmeler yıktı beni
ne zaman
senden önce
5 oldu diye çalardı saatler
yahut altı
ama şimdi
öyle mi
resmen benimle oynuyor
saatler benimle
saat 5 gelmedi
ve altı hala
işte güzel bir
ders sana
bir daha ölsende
inanma aşka
inanacak mı oldun
işte dermanın
namlusunda bir silahın
bir bıçağın sivri ucunda ya da
bak orada......
sana sarlarak ölmek
sana sarılarak
belirsiz sesler arasında
gerçeğin ta kendisi ölümle
ölümle buluşmak
sana sarılarak ölmek
sana
sarılarak ölmek

Sana sarılarak yaşamaktan sa
yeğdir sana sarılarak ölmek
çünkü
bilirim bir sonu var mutlaka,
bir ayrılığı
ölüm somut bir nesne haline geldikçe
ölebilmek için yalvarırım
sana sarılarak ölebilmek için;
Bir gün
bir yangın yerinde
buldum ben bu aşkı
Belki
Umudum vardı
yalanlamak için aşk yok diyenleri
Umudum vardı
Diyebilmek ne güzel;
bir umutsuz için
ne manalı.

Belki birgün bir yangın yeri
daha bulabileceğim
yine bir yangın yerinde bulduğum bu sevdadan
kurtulmak için
Sen de ağlar mısın?
sen de ağlar mısın be?
bir aşk için
yanar mısın kor gibi?
başkaldırışların var mıdır senin de?
yeter artık be dermisin?
sen de ağlar mısın?
uyku tutmadığında
sigara paketlerine
sarılacak olurmusun?
efkardan duman duman
olur mu gözlerin?
gözlerin yaş dökmeyi de bilir mi ha
bilir mi?

umutsuzluğa boyun eğer
kapatır mısın kendini günlerce
yanlızlıklara?
tatlı bir rüyaya tutuluverir misin?
ve rüyalarını
hep onun üzerine kurduğun da olur mu?
sen de ağlar mısın be
sen de ağlar mısın...

takvim yaprakları koparıldığında canının yandığını
hisseder misin?
umutsuzluklara sürüklenirken
dilek ağaçlarına bel bağlar mısın?
sen de
ağlar mısın?
en son ne zaman güldüğünü
unuttuğun olur mu hiç?
en son başını göğe kaldırışını
ve en son yüzyüze gelişini güneşin
sıcak teniyle

sen de ağlar mısın?
şiirlerin sana aşkı anımsattığı,
gülümseyişlerin hep ağlamaklı
yüzlerden olduğunu gördüğünde
canının yandığı oldu mu?

Kendini hep aciz
güçsüz
çaresiz
hissettiğin oldu mu?
ya son bulduğu cümlelerin
hep ağlamak fiiliyle
ya da sevmek fiiliyle
delice sevmek..

şarkılar şiirler neden
bitmek bilmez
der misin?
sen sevdikçe
ve duydukça ayrılık acısını
ta yüreğinde

sen de ağlar mısın
sen de
ağlar mısın?
senden sonra buraları
bildiğin gibi işte
seller mi istersin
yangınlar mı?
sonra, artık yok o martılar
martılar
aşkımızı göklere yazan
bizimle ağlayıp bizimle gülen
martılar
artık,
yoklar
Ve o kırmızı güllerden arta kalan
yanlız dikenleri
kan rengi
senden sonra buraları
sonra, köşedeki dükkanı kapandı
hüzün babanın;
hani şu mavi boyalı,
senden sonra buraları
bildiğin gibi işte
biraz suskun, biraz küskün
biraz umutsuz, biraz bahtsız
yanlız anlayacağın
yanlız;
zaman,
geri iade mektupları kadar değersiz
senden sonra
buralarda
bir sandalda yatmaya başladım
denizin koynunda
hani o günkü gibi
demiştin ya
koynunda ölsek
denizin
kimse bizi bulamasa
ama
bir terslik var
evet koynundayım denizin
ve görünen o ki
ecel de pek uzak değil
peki
sen nerdesin!!!