Ömer Hayyam Şiirleri
Google Reklamları



İlaç Rehberi

Ey bütün bir evrenin
En seçkin yaratığı olan sen!
Sen ki;
İki gözümden ve canımdan
Daha da azizsin.
Ey güzel kimse!
Candan aziz birşey yoktur.
Sen bana;
Candan da yüz kere daha azizsin.

***
Ey hoca!
Yalnız bir dileğimizi yerine getir.
Konuşma. Kes sesini.
Allahla aramıza girme.
Biz doğru yoldayız.
Yalnız sen,
Bu yolu eğri görüyorsun.
Git... Gözlerini tedavi ettir.
Ya da rahat bırak bizi.

***
Kalk gel!
Hatırımız için gel.
dileğimizce bir zorumuzu hallet.
Bir testi şarap getir.
Ki, vücudumuzun toprağından
Testi yapılmadan önceKana kana testiden içelim.

***
Ben öldüğümde;
Beni şarap ile yıkayınız.
Telkin yerine;
Şarap dökünüz mezarıma.
Kadehleri ve şarabı öven
Şiirler okuyunuz baş ucumda.
Eğer, kıyametde
Beni bulmak isterseniz;
Meyhane kapısının
Toprağından koklayınız beni.

***
Şarap içmediğin için,
Sarhoşlara sövme.
Eğer Allah tövbe verirse,
Ben sadece
Şarap içmemek için tövbe ederim.
Sen;
Şarap içmemekle övünüyorsun.
Ancak;
Öyle ayıp işler ediyorsun ki,
Şarap onların yanında
Yüz kere zemzemle yıkanmıştır.

***
O kadar çok,
O kadar çok şarap içeyim ki;
Beni gömdüklerinde
Şarap kokusu gelsin mezarımdan
Ziyaretime gelen çakırkeyf dostlar,
Yıkılasıya içmiş gibi olsunlar.

***
Şarap, şarkılar, çalgıcılar ve ben
Bu harap köşede beraberiz
Rehin etmişiz canımızı şarap için.
Rehin etmişiz gönlümüzü, elbisemizi.
Vazgeçmişiz rahmet umudundan,
Azap korkusundan...
Ve kkurtulmuşuz
Yel, toprak, ateş, su korkusundan.

***
Bu gün,
Benim gençlik nöbetimdir,
Aşk şarabı içerim.
Zira benim mutluluğum bundandır.
Acıdır diye kötülemeyiniz,
O, hoştur.
Onun acılığı,
Benim saflığımdandır.

***
Ey gönül!
Madem ki, senin nasibin
Dalma kanamak ve
Her gün başka durumda olmaktır,
Ve ey can!
Sonuçta birgün çıkıp gideceksen,
Bu bedende
Ne diye geldin?

***
Bizim dergahımızda
Sahte para geçmez.
Süpürge bizim darphanemizi
Temiz süpürmüştür.
Meyhaneden bir efendi dedi ki;
"Şarap içmeye bak.
Zira senin dalacağın
Sonsuz uyku anında
Nice asırlar gelip geçecek."

***
Boyun eğeceksin,
Doğa kanınları önünde.
İşe yaramaz başka bir şey...
İnsanların önünde,
Gösteriş ve riyadan başka
Bir şey fayda etmez...
Küllettim aklın düşünebildiği her şeyi.
Lakin;
Doganın emirlerine çaresiz kaldım.

***
Eğer, bir yabancı
Sana vefakarlık ederse
Onu akrabadan kabul et.
Eğer; akraban sana
Vefasızlık ederse
Onu düşman kabul et.
Eğer, zehir sana
Şifa verirse panzehir say.
Eğer bal seni hasta ederse
Arı soktu kabul et.

***
Hiçbir yürek yoktur ki;
Senin ayrılığınla kanlar içinde olmasın.
İyi gören hiçbir kimse yoktur ki;
Sana gönül vermiş olmasın.
Senin yüreğinde,
Hiçbir kimsenin düşüncesi olmadığı halde,
Hiçbir kimse yoktur ki;
Senin sevdan ile meşgul
Ve
Yanıp tutuşmuş olmasın.

***
Sen lalenin Nevruzda yaptığı gibi
Fırsatın lursa eğer
Lele yanaklı bir dilberle
Beraber ol.
Kadehi eline al,
Sevinç ile şarap iç.
Zira hayat;
Bir rüzgar darbesi gibi
Mavi göğün altında
Seni altına alıp
Eziverir ansızın.

***
Ey Hayyam!
İşlediğin günaha
Bu kadar hüzne gerek var mı?
Gam çekmekten ne umarsın?
Günah işlemeyene
Tanrı bağışlaması olmaz.
Tanrı bağışlaması
Günah için gelmiştir.
Bir şey yok
Üzülecek, korkacak.

***
Canan!
Ömrümüzün sonunda
Vefasız bir aleme ulaşacağız.
Nelere sahip olursak olalım,
Çok şeyler arayacağız bıraktığımız.
Senin yüzün gibi Ayı
Nereden bulacağım?
Doğru söylüyorum,
Senin boyun gibi
Servi de yoktur alemde.

***
Uyuyordum.
Rüyamda bir bilgin dedi ki:
"Uyku kime ışık saçtı?
Kimin sevinç gönlünü açtı?
Ölüme benzeyen bir işi yapma.
Şarap iç.
Zira toprağın altında
Uyumaya çok vaktin olacak."

***
Şarap kasesini benim elime koy.
Zira;
Gönlümde hararet var.
Ve bu ömür akıp kaçıp gidiyor.
Kalk!
Talih ve mutluluk
Rüya gbi bir sırdır.
Kalk!
Gençlik ateşi
Su gibi akıp gidiyor.

***
Ne cehennemi hak ettim,
Ne cennete layığım.
Benim toprağımı ne ile yoğurduğunu
Allah bilir.
Fakir, kafir, çirkin, fahişe gbiyim.
Ne dinim var ne dünyüm.
Ne de;
Cennet umudum var.

***
Benim şarap içmem
Keyiften değildir.
Ara bozmak,
Din ve terbiyeyi
terk etmek için de değildir.
İsterim ki,
Arada bir nefes alayım.
Şarap içmem;
İşte bu sebepledir.

***
Ey candan azizim!
Madem ki;
Bu cihan seni kederlendiriyor.
Madem ki; temiz ruhun
Birgün ansızın teninden ayrılacak,
Senin toprağında
Çimenler yükselmeden evvel,
Gönlünün arzusunca eğlen.
Bir çemenzarda otur.

***
Eğer;
Akıl gözünü açarak bakarsan,
En çok emniyette saydığın kimseyi
Kendine düşman görürsün.
Bu zamanda, özellikle
Az dostun olsun.
zaman ehliyle,
Uzaktan sohbet iyidir.

***
Gözünü aç!
Birgüün canından ayrılacaksın.
Hüdanın,
Esrar perdesinin arkasına gideceksin.
Aşk şarabı iç ki;
Nereden geldiğini bilmeyesin.
Sarhoş ve neşeli ol ki,
Nereye gideceğini bilmeyesin.

***
Ben şarap içerim
Muhalifler soldan sağdan;
"İçme!
Şarap dinin düşmanıdır" derler.
Madem ki;
Şarabın din düşmanı olduğunu öğrendim,
Vallahi içerim, billahi içerim
Helaldir düşmanın kanını içmek.

***
Hayal sermayesi eksik olan
her gönül çaresizdir.
her gün;
Pişmanlığın ve acımanın
Kadreşidir, arakadaşıdır.
Endişelerden kurtulmuş,
Sevinçli bir gönülden başka
Dünyada ne varsa
Hepsi üzüntü sebebidir.

***
Allah benim yaradılış ruhumu yoğururken
Amelimin ne olacağını biliyordu.
Bana yakışmayan günahları,
Ben onun ilmi, onun rızası ile işliyorum.
O halde kıyamet günü
Beni cehennemde yakmasının
Mantıklı sebebi acaba nedir?

***
Ömür geçtikten sonra
Acı olmuş, tatlı olmuş
Ne önemi var.
Can, dudağa geldiğinde
Nişapurda olmuşsun, Belhte olmuşsun
ne farkı var.
muhabbet şarabı iç.
Çünkü;
Benden ve senden sonra ay,
hilalden dolunaya,
Dolunaydan hilale
inip çıkıp duracak.

***
Madem ki;
Cihanın bütün hallerinden haberdarsınız.
Ey gafiller!
Dünyanın işvesine aldanmayınız.
Ve aziz ömrünüzü
Heder etmeyiniz.
Haydi! Vakit kaybetmeksizin
Muhabbet şarabı içiniz.

***
Muazzez arkadaşlarım.
Bana gıdaı şaraptan yapınız.
Bu kehribar gibi olan yüzümü,
Yakut gibi yapınız.
Öldüğüm zaman beni
Şarap ile yıkayınız.
Mümkünse tabutumun tahtasını
Asma ağacından yapınız.

***
Allah bize
Cennetinde şarap vaat etti.
İş bu merkezde iken
Bu dünyada şarabı
Nasıl yasak eder, haram eder?
Birgün, sinir halinde bir arap,
Hamzanın dişi devesine
nişan almış ve vurmuş.
Bzim peygamberimiz şarabı
O araba yasak etmiş.

***
Evvela;
Benim rızam olmaksızın
Dünyaya getirildim.
Hayatta;
Hayretimden başka birşeyim artmadı.
Sonra yine elimde olmadan
Bu dünyadan göçeceğim.
Gelmekten, kalmaktan, geçmekten
Maksat ne?
Hala anlamış değilim.


(Farsçadan çeviren: İsmet Nadir Atasoy)
Dün aradığımda yine yoktun.
Telefonun bütün gün suskundu.
Yanlızlığın acımasızlığında,
ve dondurucu ayazında,
sesini duyup ısınmak
ve kendime gelmek istiyordum.
Sana ulaşamadım.
Sesini duyamadım.
Ve düşündükçe üşüdüm.
Hasretin vurdu beni yine biliyor musun?
Gözlerin,
Yine bir mermi soğukluğu gibi,
tenimden içeri giriyordu,
Vursan beni,
Ölsem
Vız gelir.
Ama,
Ne olur uzaklaşma yanımdan
Ayrılığından korktuğum kadar,
Ben hiç birşeyden korkmuyorum
Sevgilim...
Bir ateş kıvılcımı
Biraz sigara dumanı
Sıkıldım
Sıkılınca başağrısı isterim
Bu dilediğince örtebileceğin örtü
Ört örtebildiğince
Kapat duygularını
Kimse bilmesin
Sevdiğin nerde
SEN SEVSEN DE YETER
Dilimin ucuna geldi
Dilim varmadı
Söyleyemedim
Sen desem
Kadehteki son keyif
Sen desem
Şarkılara karşı zayıf
Olurum diye korktum
İçimdeki mahkeme bittiğinde
Kalemin kırılganlığı
Hakimin sıkılganlığını yendi
Kendi idam kararını
Yine kendi verdi
Bir daha asla
Sen demeyeceğim
Bir daha asla
Sendelemeyeceğim
Aşk yıllanmış şarap olsa
İlk yudumu = ilk bakış
İçini yakar kavurur
okadar güzeldirki tadı
daha fazla istersin onu

İkinci yudum = heveslenmek
Yaklaşırsın konuşmak istersin
Havadan sudan konuşursun
Sonra güzelliklerden bahsedersin

Üçüncü yudum = cesaret
Sevdiğini belli edersin
Ona nameler yazar çiçekler alırsın
Gözlerinin içine bakarsın

Dördüncü yudum = çakır keyif
Dünyalar senindir seversin sevinirsin
Dünyayı tozpembe eder onun sıcaklığı
Onsuz hayat düşünülemez
Beşinci yudum = acılar başlar
senin olduğunu zanneder divane olursun
kıskanırsın başka bir muhabbeti kabullenemezsin
sevginin sevgilinin ne oldugunu unutursun

Altıncı yudum ŞİŞE BİTTİİİİ
sabah kalkarsın acılar içinde kıvranırsın
terk etmiştir
damarlarından akıp gittigini hissedersin
ölmek istersin

08/11/2006
Ömer BARDAKÇI
Benim düşündüğümü söyler mi gece?
Bir mutluluk varmıdır bu yalnızlıkta?
Kor bir ışıkmı aydınlatıyor karanlığı?
Kimse gitmedi mi bu yoldan?

Sevdalar hep uzak mı kalır?
Köhne yalnızlıklara mahküm mu olur yürek?
Dokunsam hayallere titrer mi ellerim?
Seni ben hep böyle mi seveceğim?











DÜN BİR RÜYA GÖRDÜM
İŞTE BU DEDİĞİM SEN
VE KALBİNE GİREMEDİĞİM BEN VARDIM
SEVMEK İSTERKEN BİR ÖMÜR
BİR GECEYE MAHKUM OLDUM

DÜN BİR RÜYA GÖRDÜM
HAYALLERİMİ SÜSLEYEN SEN
GÖZLERİMİ GÖZLERİNDEN AYIRAMIYAN BEN VARDIM
BAKMAK İSTERKEN HERGÜN
BİR GECEYE MAHKUM OLDUM


DÜN BİR RÜYA GÖRDÜM
ETKİLENMESENDE SEN
BİR ÖMÜR HATIRLAYACAK BEN VARDIM
BİTMESİN BU RÜYA DERKEN
BİR GECEYE MAHKUM OLDUM

Google Reklamları