ŞİAR UMUT YILDIRIM Şiirleri
Bahar ortasında güneşi tutulur dünyamın
Üstüme karanlık çöker,mum olurum…
En cılız alev beni dibe yaklaştırır
Başkaları görmez,ben içime içime eririm…
Bu barut gönülle karanlığın zifirisini bırak
Gölge olsa cayır cayır yanarım…
Eğer bir nefesini benden esirgemezsen
Seninle şamdanı boylayana kadar varım.


Unutmaya yüz tutmuşunum ben,
Umduğunu bulamadığınım...
Yanardöner sevdalarında,
Peşini bırakmaz belalınım...
Aşkın akıl almaz kaprislerine kapılıpta
Yüzüstü bıraktığınım ben,
Kendini yola vurduğunda
Odanın camına mıhladığınım...
Okyanus gözlerine kapılıp,
Dili damağı kuruyanınım...
Tuhaf sıcağınla delirttiğinim ben,
Uğruna şiirler yazmaya başlayanınım...
Erkekler de ağlar deyip,
Ardından ağlayanınım...
Ölüme kayıtsız,yaşama gamsızken,
Dudak bükmene aldıranınım...
Gözlerini çakmak çakmak bıraktığın,
Geceleri uykularını kaçırdığınım...
Bilmem hatırlar mısın bir zamanlar,
Yanağına buse bıraktığınım...
En yakını hicran eyleyip,
Elini tutmaya hasret olanım...
Üstüne bulaştığınım,içine işlediğinim ben,
Sana müebbete çarptırdığınım...
Boğazını düğümlediğinim ben,
Haykırmak istese de sus pus kalanınım...
Durum böyleyken yine de geri dönmüyorsan,
Bil ki ilerde sonun olacağım.
Biliyorum ;gün gelecek sende gideceksin,
Yanımda olmak hoşuna gitmeyecek.
Kahve gözlerimin hatırı dolunca bana git demeye çekinme,
Gem vurma kendine,terk etmek istersen zaptetme...
Ben dolu dolu gülerken senin zoraki tebessümün koyar bana,
Sana yazdığım şiire kuru teşekkürün kahreder...
Aklın da kalmasın bende,alışırım elbet.
Yüreğimdeki ateşi,ağaç gölgelerinde söndürürüm ben.
Önceleri dalar dalar giderim,
Gözüme sık sık çöp kaçar ama ben yaşlarımı dindiririm.
Sen takma kafana,ben senin mutluluğunla mutlu olmayı beceririm.
Bu diyarlardan gidemem belki ama,
Senin gittiğin yerleri hayatımdan silerim...
Hem sen üzülme,bilirsin kolay sarhoş olurum ben...
Belli olmaz bir bakarsın bende başkasını severim,
Ama olurda gözüm kararırsa korkma,gözlerinin ışığı yeter.
Seven insan sevdiğini mutlu görmek isteyendir bilirim,
Mutluluğun uzaktaysa biletini kendim keserim...
Geçmişi gardiyan yapmış hayat...
Yolunda giden işlerin giyotini olmuş hatalar...
Etrafımızı kuşatan parmaklıksa
Kimi tozlu,kimi cilalı pişmanlıklar.
Ola ki malum kuş
Senin başına konmuş,
O zaman parmaklıktan içeri ışık sızar.
Gelecektir o ışığın adı,yarındır,
Aslı müebbet yangındır.
Hayat dediğin közler adamı
Yarının tedirginliği hep canını yakar.
Karanlık dediğin ışıksızlık,ışık dediğin yangın...
Anlayacağın büyük kumar,
Tüm kozlarını oynayan yaşar.
Hani biz kıyıdayızya
Hep sahil boyuna vuruyor dalgalar.
Dünle yarın olmuş zaman,
Bugün feryat figan,
Ona dair elimizde sadece umutlarımız,
Bugünsüzlükte ezilmiş düşlerimiz var.
Herşeyden elini eteğini çekmekse ölümcül
Ne olursa olsun soğuk bir bira hayat...
İlk tadışta tiksinti,sonrasında keyif var.
Madem etrafın müebbet yangın
Kuru bir dala tutunmak boşa,o da yanar.
Tek çare girdabın içine atmak kendini,
Bu girdaptır yangını söndüren
Hayata herşeye rağmen
Başdöndürücü güzelliğini veren.
Yarına dair tek ihtimal,
Küller üstünde yaşanacak hayatlar...
Güzel dünler için çok geç ama
Yarın için iyi şanslar...
Yok kardeşim…
Sırrını öğrenmeden dosta sır verme yok…

Küçük bir kız çocuğuna iki gözyaşı dökmeden
İstediği elma şekeri yok…
Karşılığında iyi niyet beklemeden hoşgörü yok…
Derin derin öksürmeden cigara keyfi yok…
Jetonsuz vapur havası,
Kara kaş kara göze yumurtanın tavası yok…
Sancısını çekmeden çocuk,
Soğuğu iyice yemeden sırtına gocuk yok…

Dünya bedel dünyası…
Yaşam dediğin hiç bilmediğin suçunun diyet faturası.

Yok kardeşim…
Sonsuza kadar mutlu mesut sevmeler yok…

Sevmek dediğin öldürecek,
Gördüklerim sevgi değil,harpsiz teslimiyetler…
Göğsü parçalamıyor atınca,
sanki grevde yürekler…
Şimdilerde aşk kaçak ,
Bedel ödemiyor sevenler…
Aşklar boş vermelerle köreltilmiş,
İçi dışı ardsız arkasız ertelemeler…

Canı sıkılan bu oyunu oynar olmuş,
Sevgi meğersem hakikatli raconmuş.

Yok kardeşim…
Canına paha biçemediğin sürece sana sevgi yok…
Serseri oldum nedensiz girip çıktığım her sokakla beraber...
Beni benle başbaşa bıraktığın gün yalnızlık afyon gibi çarptı,
Sarhoş oldum.
Cebimdeki üç kuruşla nereye gidip efkar dağıtıcağımı bilemez oldum.
Ucsuz bucaksız denizi sana benzetir oldum.
Senleyken balıklar gibi nerede olduğumu bilmeyip
Sana muhtaç olduğumun farkında değilken,
Şimdi dalgalarının üstünden bir parça nasiplenmek için
Bütün gün denizin üstünde uçan martı oldum.
Eskiden cazip gelen yalnızlıktan artık korkar oldum.
Rüzgarlarla sarsılır,doğan güneşle erir,yağmurla ağlar oldum.
Sen henüz gitmemişken sensiz kaldığım zamanlar
Saniye saniye takip ettiğim zamanı,
Artık takvimlerde bile şaşırır oldum.
Mutluluğu çaresiz yalanlarda arar oldum.
Gülmeleri kısa keserken yasları ebedi tuttum.
Rahatı bulamaz,senden başka hayal kuramaz oldum.
Anlayacağın;omuzumdaki başının,kulağımdaki sesinin
Dünyalara bedel gülümsemenin eksikliğini
Kendimden vazgeçerek doldurdum.
Sen şimdi benim için çok uzaklarda
Yalnız zifiri karanlıkta yüzünü gösteren,
Aslında artık yokken,yalancı parıltınla
Unutulmak istemezcesine her gün karşımda beliren,
Kayıpta hayatımdan gitmeni beklediğim bir yıldız oldun.
İçimde halen iki damla gözyaşı dökecek güç varsa,
İşte bu yıldızsız gece özleminin saf karanlığındandır.
Çünkü bu saf karanlık,arkamdaki gölgeyi silen
Yegane ışıksızlıktır...
yalnızlıklara duserken yolumuz
gunahlarımızında ardımızdan gelecegını dusunememıstık
gunu gunesın dogusu ve batısıyla sınırlayan bellegımız
yasatmıstı bunca zamandır cektıgımız acıları
aslolan sımdı kı an
kaygısız bır huzun mahsenındeyız
bunca cefanın yaklasımı
elbette bır hıc ugruna degıldır
gor kı yarınlara erıstık
her zaman buyuyen bır benlıkle tazelerken kendımızı
agac mısalı dımdık ayakta olümüde kucaklamanın erıskenlıgıyle sınadık umutları
sevdaya bırgun daha kattık bilincin ufkunda
dostlugumuzu kutsal kıldık tabıatın aynasında
ölümsüzlugu secerken, aldanısların karaladıgı cizgileri sildik
icimizden sevgı dolu yuregımızden ve de defterımızden
butun celıskılerı ortbastansa anlamanın kuytusunda sırlarla bagdasarak
bizliğimizi yarattık, hıcbır yasamın ve gucun ve kadere verılmıs
acılardan sonra bile
bizi ayıramayacagı en yalın gercek....
şimdi hayallere bezenmıs yuzunu ozlesemde
yılgınmıslıgımı, yıne dus ederek senı
uzerımden atıyorum
amansız cıktık bu yola belkı zamansız
umudum;
sen olduktan sonra hangı acı yıtırır ve hangı ölüm bitirebılırkı benı
sana duydugum keşifsiz dostlugum ölümsüz sevgım sınırsız
butun benlerı kuflenmıs zamanlara bırakıp yarınlarda kı bize erıyorum
sevgilim gozlerının icine yuregımın en orta yerınde kavusmak ugruna
sabrın kusamıyla curuyen prangalardan sıyrılmıs bır umut yukselıyor
goklere
artık gogsume cakılmıs dınamıtler yetmıyor bıle ozlemınden kalmıs
butun acıları ucuruyorum goklere gokkusagı oluyor bedenım butun
renklere susuyorum sevdamı
ömürlerce tukettıgımız bu yalancı dunyanın sonbaharında veya yazında
mevsım işlemez aslında karbeyazı kısın ayazında da olsa ellerımızın
bırlesmıs bütün havasında
canedındıgım yuregım gözlerının baktıgı her anda ben oluyorsam
karsında durmustur hayat akan nehırler bulutların kervanı....
haykırılarımı tarihe gomuyorum artık ucu belırsız acıların saltanatına
bir fiskede benden örülmüş zaman duvarlarına
teninin kokusundayım ellerının izinde ve gozlerının icinde sevgilim
yuregındekı sevgınde
seni defalarca özlüyorsam azdır defalarca istıyorsam yetmıyor seni
ben sen olasıya kadar seviyorum....ölümde de