Aşık Çağları (Muammer Çalar) Şiirleri
Deniz gözlüm
İçine bir ömrü gömdüğüm
Cenneti yüzünde gördüğüm
Deniz gözlüm

Yüzüne baktıkça bakasım gelir
Cenneti yüzünde gördüğümden midir nedir
Seni her gördüğümde
Öle sim öle sim gelir

Bir tek seni bilirim
Deniz gözlüm derim
Sensiz ben neylerim
İstemesen de seni ölesiye seveceğim…
eser sarı saçların
meltem oluverir ruhuma
inceden inceye
ney misali
eser sarı saçların
meltem oluverir ruhuma
ne yalan şeymiş
geçmiş denen kuruntu
geveleyip durur
biçare fakir
geleceğe dair umudu
bilmez mi ki
gece gündüz olamaz
ay da güneş
bilmez mi ki
durmuş dünyanın dönmeyeceğini
feryad ede durur zavallı
kendi hissiyatından bihaber

bir deve kuşu oyunudur
döner durur
ondan içeri
ondan habersiz

kafiyesiz bir şiire
uyak mı eklenir
bitmiş bir şiire
mısra mı
yalnız ölene
ölüm mü eklenir
ya öldüren
ah o kara taşlar
necip´e bürünmüş yollar
bir bab-ı ali´ye bakar
sigara dumanı tüter
bir iskeleye bakar
hasret dumanı tüter
ruhuna inceden bir dokunsam
bir kıpırtı olsam yüreğinde
çarpsam
girsem gözlerine
eriyiversem öylece
ne bahara söz düşer o zaman
ne de çiçek bekler açmak için bir an

titrediğimde kalbinde
saçlarında ben süzülüversem
aksam bir nehir gibi dağdan dağa
kar olup eriyiversem
bulsam sana bir kış çiçeği
takıpta saçlarına buluversem gözlerini
takıpta saçlarına buluversem gözlerini
beni üzen
ne mazidir ne de ati
ben halde kaybolmuşum
halim benden bizar
çiçek mi açmış bugün
hangi bahçede
hangi güzde
gider mi yüzümdeki kırışıklıklar
peki ya saçıma düşen aklar
yitirir mi rengini karın
ah
ne dediniz
çiçek mi açmış bugün
hangi bahçede
hangi güzde
gitmek istiyorum oraya
bulmak böylece baharın neşesini
yoksa
yoksa deliriyor mu insan varınca kırkına