Sen benim
hayat kitabımın
son şiirinde;
yazamadığım
son mısranın,
gizli kalmış
kafiyesi gibisin.
Ne seni yazmaya cesaretim var
Ne de,silmeye kudretim...
hayat kitabımın
son şiirinde;
yazamadığım
son mısranın,
gizli kalmış
kafiyesi gibisin.
Ne seni yazmaya cesaretim var
Ne de,silmeye kudretim...
AAAAkbulut Turan
Yine gönlüm sana aktı, dilimde adın var,
Çok özledim! Burnumda tütüyorsun yâr!
Efkârım bulut bulut gözlerimin önünde,
Yüreğim, kor kor ateşlerin içinde…
Ben yandıkça ateşler sarıyor etrafımı,
Duyanlar yalnızca körüklüyor ahımı!
Kime anlatılır bilmem bu karmaşık duygular?
Bağırsam feryadım tâ ayyuka çıkar!
Anlayan bir sen varsın içimdeki ateşi,
Zira aynı ateşin sende yanıyor eşi…
Senin feryâdın mı yoksa bende görünen?
Senin ateşin mi etrafıma bürünen?
Çaresi yok bu yangının, yanacağız ikimiz,
Daha bu derdi ömür boyu çekeriz!
Olsun göz bebeğim, olsun a canım…
Beraber olalım da, ömür boyu yanalım!
Sensiz zaten ben kül olmuş kavrulmuşum!
Sensiz fark etmez, yaşamışım, ölmüşüm…
Sevdamı yükleseydim, bulut yere inerdi,
Bilmem, Ferhat Şirin’i bu kadar mı severdi?
Yahut Mecnun Leyla’yı bu hâlde mi arardı?
Belki görse hâlimizi, o da acır, ağlardı…
Kerem’in Aslı’ya sevdasını bilmem ama
Gönül bahçemin gülü, artık lazımsın bana!!!
Gönül bahçende hep güller açsın,
Goncalar senin hayranın olsun.
Hazanlar uzak kalsın bağından,
Yeşiller, döşeli otağın olsun.
Dert ile tasayı hiç görmeyesin,
Mutsuzluk nedir sen bilmeyesin,
Umudunu asla yitirmeyesin,
Enginler, serili yatağın olsun.
Kurduğun hayaller gerçeğe dönsün,
Gittiğin yerlerde ateşler sönsün,
Gözlerin, dilediği her şeyi görsün,
Sevdalar, gezecek sokağın olsun.
Sırtına edepten örtüler takın,
Sevdadan uzakta yaşama sakın,
Dilerim Mevlâ’ya olasın yakın,
Melekler, işinde ortağın olsun.
Dünyamda apayrı bir yer edindin,
Kalbime en temiz kapıdan girdin,
Hoş geldin bir tanem, sefa getirdin,
Muhabbet, başında yaşmağın olsun.
Goncalar senin hayranın olsun.
Hazanlar uzak kalsın bağından,
Yeşiller, döşeli otağın olsun.
Dert ile tasayı hiç görmeyesin,
Mutsuzluk nedir sen bilmeyesin,
Umudunu asla yitirmeyesin,
Enginler, serili yatağın olsun.
Kurduğun hayaller gerçeğe dönsün,
Gittiğin yerlerde ateşler sönsün,
Gözlerin, dilediği her şeyi görsün,
Sevdalar, gezecek sokağın olsun.
Sırtına edepten örtüler takın,
Sevdadan uzakta yaşama sakın,
Dilerim Mevlâ’ya olasın yakın,
Melekler, işinde ortağın olsun.
Dünyamda apayrı bir yer edindin,
Kalbime en temiz kapıdan girdin,
Hoş geldin bir tanem, sefa getirdin,
Muhabbet, başında yaşmağın olsun.
Küçücük ve sessiz odamda oturmaktayım,
Gözlerimle – keyifsiz – resmine dalmaktayım.
Bir anlık öfkenin ateşi var yüreğimde
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Hiçbir teselli çare değil derdime benim,
Baktığım her yerde sanki seni görmekteyim,
Sevdanın sancısıyla şimdi kıvranmaktayım!
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Yok, seni bu kadar sevdiğimi bilmiyordum,
Dargınlıkla öfkemi örterim sanıyordum.
Şimdi, dargınlığın ateşiyle yanmaktayım…
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Böylesi bir ateşi daha evvel görmedim.
İnan, ben senin kadar hiç kimseyi sevmedim.
Şimdi, pişmanlık denizinde çırpınmaktayım…
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Bilmiyorum, sana haksızlık mı yapıyorum?
Ama ne olur anla! Seni çok seviyorum
Şu an, gururumun önünde savrulmaktayım…
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
İçimden ne konuşmak, ne de gülmek geçiyor,
Yüreğim her geçen gün hasretinle eriyor.
Yaralı kalbimi resminle avutmaktayım…
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Bilmem, o temiz yüreğinden neler geçiyor,
Ah! Sanki gözyaşların ciğerime damlıyor!
Her bir damlayı yudum yudum toplamaktayım
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Yumuşacık sesini bir kez duyayım yeter,
Göz bebeğim, hasretin bana ölümden beter!
Ararsın diye haberini kollamaktayım...
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Gözlerimle – keyifsiz – resmine dalmaktayım.
Bir anlık öfkenin ateşi var yüreğimde
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Hiçbir teselli çare değil derdime benim,
Baktığım her yerde sanki seni görmekteyim,
Sevdanın sancısıyla şimdi kıvranmaktayım!
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Yok, seni bu kadar sevdiğimi bilmiyordum,
Dargınlıkla öfkemi örterim sanıyordum.
Şimdi, dargınlığın ateşiyle yanmaktayım…
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Böylesi bir ateşi daha evvel görmedim.
İnan, ben senin kadar hiç kimseyi sevmedim.
Şimdi, pişmanlık denizinde çırpınmaktayım…
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Bilmiyorum, sana haksızlık mı yapıyorum?
Ama ne olur anla! Seni çok seviyorum
Şu an, gururumun önünde savrulmaktayım…
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
İçimden ne konuşmak, ne de gülmek geçiyor,
Yüreğim her geçen gün hasretinle eriyor.
Yaralı kalbimi resminle avutmaktayım…
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Bilmem, o temiz yüreğinden neler geçiyor,
Ah! Sanki gözyaşların ciğerime damlıyor!
Her bir damlayı yudum yudum toplamaktayım
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Yumuşacık sesini bir kez duyayım yeter,
Göz bebeğim, hasretin bana ölümden beter!
Ararsın diye haberini kollamaktayım...
Ah! Seni düşüne düşüne ağlamaktayım!
Hiç kimse senin gibi bakmıyor gözlerime,
Güneş gibi doğuyorsun her sabah yüreğime.
Endam-ı nazınla bir gül gibi duruyorsun,
Bir divane gibi ardınca koşturuyorsun.
Gün ortasında karanlığı yaşıyorum sensiz,
Bir denizde yalpalayıp duruyorum dümensiz…
Ne gördüğüm rüyanın, ne uykunun tadı var,
Seni gördüm göreli, yüreğimde bu efkâr…
Gecelerim anlamsız, gündüzlerim karanlık,
Özletme ne olursun, bekliyorum, gel artık!
Gel de şu kalbimden sıkıntılar yok olsun,
Gel de çarpan yüreğim, seninle sükûn bulsun.
Gel de ey taze gonca, kışımı eyle bahar…
Gel de ey güzel ceylan, beni kederden kurtar!
Gel de şu hayatım bir parça anlam bulsun…
Gel de hüzünlü günler, seninle huzur dolsun.
Yeter artık! Uzaklarda gezmeyi bırak!
Gel! Yüreğim dayanmıyor, üzmeyi bırak!
Ben gidersem bir gün, aklım burda kalacak
Bil ki senden uzaklarda bir sevdalın olacak!
Güneş gibi doğuyorsun her sabah yüreğime.
Endam-ı nazınla bir gül gibi duruyorsun,
Bir divane gibi ardınca koşturuyorsun.
Gün ortasında karanlığı yaşıyorum sensiz,
Bir denizde yalpalayıp duruyorum dümensiz…
Ne gördüğüm rüyanın, ne uykunun tadı var,
Seni gördüm göreli, yüreğimde bu efkâr…
Gecelerim anlamsız, gündüzlerim karanlık,
Özletme ne olursun, bekliyorum, gel artık!
Gel de şu kalbimden sıkıntılar yok olsun,
Gel de çarpan yüreğim, seninle sükûn bulsun.
Gel de ey taze gonca, kışımı eyle bahar…
Gel de ey güzel ceylan, beni kederden kurtar!
Gel de şu hayatım bir parça anlam bulsun…
Gel de hüzünlü günler, seninle huzur dolsun.
Yeter artık! Uzaklarda gezmeyi bırak!
Gel! Yüreğim dayanmıyor, üzmeyi bırak!
Ben gidersem bir gün, aklım burda kalacak
Bil ki senden uzaklarda bir sevdalın olacak!
Özledim, hasretim güzel gözlerine
Sensiz günlerim geçmiyor, inan
Rüyamda uzandı ellerim ellerine
Gel artık, özledim, ne olur gel!
Adın dilimden hiç düşmez oldu,
Gecem, gündüzüm seninle doldu.
Umut bahçemin gülleri soldu!
Gel artık, özledim, ne olur gel!
Adına nice şiirler yazdım,
Sevdanı kalbime derince kazdım,
Bunca yıl yeter, hasretten bezdim!
Gel artık, özledim, ne olur gel!
Sesin yetmiyor, yüzünü görmeliyim…
Yüreğimi söküp; eline vermeliyim,
Sıcak nefesini hissetmeliyim…
Gel artık, özledim, ne olur gel!
Yüreğim hasretle seni istiyor,
Gözlerim başka bir şey görmüyor,
Artık bana hayalîn de yetmiyor,
Ne olur anla! Özledim, ne olur gel!
Yüreğimde aşılmadık nice yüksek dağlar var
Her bir dağın zirvesinden dertler çığ olur akar!
Aşsam desem aşılmaz, kaçmak istesem kaçılmaz!
Bendeki bu dertli yürek, hiç kimseye açılmaz!
Gün olur, meltem eser o dağların eteğinden,
Gün olur, kasırgalar bastırır gelir zirveden
Akar gün olur da sular, alır beni götürür!
Bu dertli yürek korkarım bir gün beni öldürür!
Her ne desem fayda yok, ah ne söylesem dinlemez.
Derdi olmasa yüreğimin, elbet böyle inlemez…
Yıllardır ararım da derdime ortak bulamam…
Bende bu yürek varken; bu dertlerden kurtulamam.
İçimdeki yalnızlık bastırır da isyanımı
Hiç kimseye duyuramam, bu sessiz feryadımı!
Allah’ım, ne gün bitecek içimdeki yalnızlık?
Dindir acımı, razıyım, olsa bile bir anlık,
Ya Rab! Bir dost yürek ver bana, halimi anlayan…
Haldaş olup hâllerime, dertlerime ağlayan…
Anlatamaz derdimi dil, hiçbir gönül anlamaz
Kalemler yazmaz inan, kelimeler anlatamaz…
Artık sustu dilim, gayri derdimi yazmaz kalem,
Bundan öte ben susayım; siz anlayın vesselam…
Her bir dağın zirvesinden dertler çığ olur akar!
Aşsam desem aşılmaz, kaçmak istesem kaçılmaz!
Bendeki bu dertli yürek, hiç kimseye açılmaz!
Gün olur, meltem eser o dağların eteğinden,
Gün olur, kasırgalar bastırır gelir zirveden
Akar gün olur da sular, alır beni götürür!
Bu dertli yürek korkarım bir gün beni öldürür!
Her ne desem fayda yok, ah ne söylesem dinlemez.
Derdi olmasa yüreğimin, elbet böyle inlemez…
Yıllardır ararım da derdime ortak bulamam…
Bende bu yürek varken; bu dertlerden kurtulamam.
İçimdeki yalnızlık bastırır da isyanımı
Hiç kimseye duyuramam, bu sessiz feryadımı!
Allah’ım, ne gün bitecek içimdeki yalnızlık?
Dindir acımı, razıyım, olsa bile bir anlık,
Ya Rab! Bir dost yürek ver bana, halimi anlayan…
Haldaş olup hâllerime, dertlerime ağlayan…
Anlatamaz derdimi dil, hiçbir gönül anlamaz
Kalemler yazmaz inan, kelimeler anlatamaz…
Artık sustu dilim, gayri derdimi yazmaz kalem,
Bundan öte ben susayım; siz anlayın vesselam…