Şair
Resim Dersleri

Şair

Gözyaşım katmerlenir avucumda
Bir gül açar delimtrak
Kalbim göğsümdeki payanda
Bu gece sarılıp yanyana yatsak

Yalnızlığı suvuran şu sokaklar
Tekil ayakseslerinin çoğul sessizliği
Ülkenin damarlarına ekmişler
Bir ölçek korku, bir ölçek ölü gözü

Ve Türkiyede şair olmak
Her ahval ve şeraitte gülünç bir şeydir
Çünkü vatanın bütün kaleleri zapt olunmuş
Ve bütün tersanelerine girilmiştir

Yağmurum kalakalır kapımda
Yarımyamalak bir hüzün rakıyla çiftleşir
Salaş meyhanelerde yüzler morarınca
Yalnızlığım aklanır, süt gibi olur.

Ve Türkiyede şair olmak
Gerçekten gülünç bir şeydir: Kutuplarda yangın!
Kalbim, bugün başka biriyle çıkma
Kötüyüm dalsızım duraksızım...


1991
(Deniz, Unutma Adını)

Vurdu Kendini Şair Dağlara

Version: iki

A/1
Tarihti henüz zamanla zifafa dalan
Bir bendim o gölge, bir de yoldaşım gece
Oysa gece dediğin iki heceydi...
Yani geleceğine ve ışıklı tarihine geç kalan bir geceydi
Atıp terkisine şiiri ve tedirgin huzurunu
Bir şahbaz ve aynı anda kanadı kırık bir şair
Vurdu duygusal dağlara gecedeki sırrı içerek.
Zihni öpüştü bulup kadim aşkını kitabının kaynağından
Ve bozok yaylalarının ulu sabırsızlığı ağladı
Erdi öfkeli komutuyla mısranın ve gökkuşağının sırrına
Koyungözü gibi bir aşk
Ve ölüm seğiren esrik yamaçları bizim ellerin
Hece hece ellerini sabrın mezarına bağladı şahbaz şair
Geleceğine ve ışıklı tarihine geç kalan bir geceydi oysa.
Yani gece iki heceydi
Ağlasa belki bulurdu yiten o esrik dizelerini
Öperdi karanlık dudaklarından belki
Ve severdi şiirini terk eden sevgili gecelerini...
B/2
Gece iki heceydi...
Ama bir puhunun cesaretine geç kalan bir geceydi
Sokup şiiri ardına sağ kulağının
Vurdu dumanlı ilhamlara ve esrik çığlıklarına ışığın
Bir ölümüne arzularından caymaz bir şair haspaca
Durdu hayallerin tenha istasyonunda aşkın
Kaşıdı tırnakları geceyi cesur ve alışkın
Sonra ensesinde duydu yeknesak
Yolculukların ve aşkın uysal tıraşını
Aldı başını ve terk ve reddedilmiş hayallerini
Bir uysal ve bir o kadar kitabının yüzü yırtık bir şair
Vurdu gözlerini ölüm ölüm taşınan rüyalarına
Ve dorukları sitemkâr tarihler döşenen dağlara
Bir puhunun cesaretine geç kalan bir geceydi oysa.
Yani gece iki heceydi
Ağlasa belki bulurdu yitik o esrik dizelerini
Öperdi karanlık dudaklarından belki
Ve severdi şiirini terk eden sevgili gecelerini...