Arslan Bayır Şiirleri
Uyansam, uyandirilsam simdi, çok geç olmadan.
Bu rüya kötüye gidiyor, uyandirin beni bu uykudan.
Gördüklerim çok gerçekci, acaba yaniliyormuyum?
Herkes yasiyorda, ben mi uyukluyorum!

Yürüdügüm yollarin sonu çikmaz sokak.
Hiç yabanci degil bu yol, ayaklarim önceden geçmis olacak.
Bilmiyorum bu kaçinci geçisim bu yoldan, bir kisir dönence.
Uyanmayi bekliyorum, ayni dönemeci tekrar görünce!

Istiyorum kalkmayi, uyanmayi, herseyi silip bastan baslamayi.
Gayretimi tazeleyip yola koyulmayi, Onu aramayi.
Bulmayi, beni uyandiracak olani, kapisina köle olmayi.
O ki, beni yasatip, yapan imtihani, ögreten aklimi kullanmayi!

Rüyamda bir dünya var, akarsulari soguk, denizleri derin.
Bir de levhâ var, yaziyor: mânayi maddeden ayirt edin!
Içimde bir fisilti; bir gün ayrilacagim ama bu kadar mi çabuk?
Dünya hayati, bitirmem gereken yolculuk!

Yollar eskisi gibi degil artik, sokaklar da degisik.
Insanlar ayni, lâkin rüyalardan açilmis birer pencerecik.
Bir uyanisa dogru ilerliyorum simdi, içimde haykiris...
Rüyamin sonu belliymis meger, ölüme uyanis!
Bir hevesin peşinde koşarken uyandım.
Duraladım, ruhuma işleyeni aradım.
Ne yöne baktıysam orada buldum, anladım.
Ben aranırken, O benim kalbime kök salmiş.

Mutluluğa koşmak istedim adım adım.
Yolumu kestin, benliğime karıştın.
Benle ben oldun, değistirmeye başladın.
Kısa zamanda sen oldum, amacını taşıdım.
Bir dilek olsam, Dilegin bir dilegi olsam.
Yalnizca bir dilek, ona ümit verecek, yapsam,
salsam kendimi, masum beklentilerle dolsam.
Dedim ya bir dilek, bir dilek olsam.

Dilek kadar masum, bilirmisin, masumdur dilekler,
ön yargisiz, kayitsiz ve sartsiz, lazimdir dilekler.
Erismek istedigine, mümkündür sadece, varsa dilekler.
Dilegin de vardir içinde, dilek gibi dilekler.

Çözmek, dilegin içindekileri, unutturmak
dertlerini, yardimci olmak, incitmeden anlatmak.
Iyilesmezse yaralar, merhem olmak, dilek olmak.
Ulasmak dilege, yüregine, solmadan filizlenen gül olmak
Düsünürken sirrini kalbden kalbe giden yolun.
Kaybettim tilsimini manali manasiz her çogulun.
Sonunu gördügümde bitmez sandigim uzun yolun.
Kapildim heyecanina çolugun ve de çocugun.

Önce hiç yoktum, sonra bir tomurcuk oldum.
Zaman denen ögüteçte bende yogruldum.
Gün geldi yaprak açtim ve yine gün geldi soldum.
Sonra kül oldum da yeni tomurcuklara kondum.

Bir aydinliga baktim bir de karanliga.
Hangi tarafi seçecegim bilinmeyen muammâ.
Karanliga gitsem olacagim hebâ.
Aydinliga gidecek kadar da yok bir zeka.

Ben kül tanesiyim, degilim ki insan.
Uçarim savurdugu yana rüzgarin, yorulmadan.
Bir karanlikta, bir aydinlikta, manasini anlamadan.
Dedim ya, yok aklim, ne bileyim, degilim ki insan.
Bir yigit öldü desinler....
Adini heceledigimi, derdimi sevdigimi söylemesinler..
Bulamadan kaybettigimi,
Bir ihanet çemberinde eridigimi, söylemesinler..
gönlümdeki çileyi de söylemesinler..
Sadece, dudaklarinda bir tebessüm vardi, desinler..

Bir yigit öldü desinler...
sahlanirken daglarda, sessizce agladigimi, söylemesinler..
gözyaslariyla gülümseyisimi,
her gülüste hüzünlenisimi,
Sevinçlerde bile, birseyleri eksik hissedisimi, söylemesinler..
Yalnizca, gözlerinde bir parilti vardi, desinler.
Ayaklarima pranga vuruldugunu,
Bir arayisin içinde kayboldugumu,
serseri bir kursuna hedef oldugumu, söylemesinler..
Hasretlere boyun egdigimide söylemesinler..
Sadece, bir yigit öldü desinler..

Dikensiz gül bulamadigimi, her sorduguna cevap olamadigimi,
yesermeden kuruyan ümitlerimi, sahte gülüsleri ve yalan sözleri, söylemesinler..
Dünkü dostlarimi, birer birer kaybettigim arkadaslarimi,
ayri dünyalarda yasadigimizi, gönlümdeki günesin neden battigini,
söylemesinler..
Sadece, yaninda olmayi istermis, desinler..

Bir yigit öldü desinler..
geçit vermeyen sevda yollarinda savastigimi,
Solgun çehrelerde, hasret kapisinin anahtarini aradigimi,
ve kalbimdeki feryadi söylemesinler..
Ugrasipda çözemedigim dügümleride söylemesinler..
Yalnizca, yagmurlarin artik beni islatmadigini söylesinler..

Bir demet ölüm çiçegi, düslerimin uzaklara teslimi,
Bir baskaldirisin temsili, tuzaklara meyledisim.
Isyanimin, teferruatlara dalisimin, var bir sebebi,
Bakamayisim düsüncelerine, sevgimi begenmeyisin.
Begenmeyisin, gözlerindeki mânayi sevisimi, degil seni.
Kaçsamda tufanlara, rüzgarlara kendimi hapsedisim.

Bir yigit öldü desinler..
aklimdaki çeliskiyi, seni hatirlatan özlemimi,
darmadagin hayallerimi ve yikildigimi benimseyisimi, söylemesinler..
yokluguna alisamadigimi,
denesemde, karsina çikamayisimi,
Bir inadin pesinden sürüklenisimi ve unutamayisimi, söylemesinler..
yalnizca, gözyaslariyla süsledigin yalanlara inanmamis, desinler..

Denizdeki maviyi, hülyalarimdaki pembeyi ve daha bir çok rengi..
Sevemedigimi, hissedemiyisimi ve bir daha asla göremeyecegimi, söylemesinler..
korktugumu baglanmaktan,
bu acilari bir daha yasamaktan,
ve zorlugunu tükenmis ufuklari tekrar filizlendirmenin.

Bir yigit öldü desinler..
sessiz, gürültüsüz ama çalkantilar içinde,,
kursun yarasindan çok sevgimin yarasi bedenimde..
yinede, seni üzecek bir sey bile, söylemesinler..
Sadece, sana söyleyecek birseyi kalmamis desinler..
Biliyorum, simdi uzaklardasin.
Sesimi duyamaz, elimi tutamazsin,
halimi soramaz, gözyasimi anlamazsin.
Son bakisin benim zindanim oldu.

Gitmiyor, gitmiyor, aklimdan çikmiyor.
Affetmez bakislarin, yüregim sizliyor.
Ask hatasi çok zor oluyormus,
Anladim, ask zindani ne yapiyormus.

Bagislarmisin yansam yaninda.
Bir ömür boyu dursam basinda.
Bak güller soldu, askim hüsran oldu.
Son bakisin benim zindanim oldu.
Bilmiyorum ayrilik hangimizin gözünü açti.
Yalniz kalmaktan hangimiz kârli çikti.
Ben gözyaslarimi gizlemeye çalisirken.
Senin sevinç çigliklarin bendimi asti.

Gördümya senin benlik anlayisini.
Umursamaz oldum senden kalan matemimi.
Sevmisde olsam bir zamanki halini.
Inan dinlemeyecegim gelecek olan feryadini.