Cahit Külebi Şiirleri
Sen şimdi kabuk bağlamış bir yarasın kalbimde
Dokunmasalar açılmayacaksın belki bir daha
Ama
Ne zaman sana benzeyen birini görsem
Kan yürür beynime sanki
Şakaklarımdan kan damlar görürüm
Sızım sızım sızlarken yüreğim
Vuslatla dolar yeniden
Kalbimde o hiç kapanmayan yara

Gökyüzündeki karabulutlar anlıyor halimden
Bakıyorum yapraklara;
Anlıyorum onlar gibi sararıp solduğumu
Ve derken
Yağmur yağmıyor durmadan
Sanki halime gökyüzü bile ağlıyor
Ve ben
İşte o zaman anlıyorum
Sana sırılsıklam aşık olduğumu...

cahit can (raskolnikov)
DOST

Eksilmez hayatın cevr ü cefası,
Âşık, maşukunu bulmayınca dost.
Olmuyor âlemin zevk ü sefası,
Sen yanı başımda olmayınca dost.

Ayrılık olunca kesilmez feryat
Çiçeksiz bahçedir sevgisiz hayat
Bir kıymet ifade eylemez vuslat
Gönül senden ayrı kalmayınca dost.

Sensin bu ömrümün güneşi, ayı
Sana kul oluşum bundan dolayı
Neyleyim dünyada Karun olmayı
Şu âlemde bir dem gülmeyince dost.

Sevgi ilâç, sevgi gönül merhemi
Cümle derde deva onun dirhemi
Muhabbet daimi, geçmezmiş demi
Hak vaki olup ölmeyince dost.

Akar gözyaşları mermeri deler
Sine beşiğinde yalnızlık beler
Ne uykusu gelir, ne yüzü güler
Gönül hasretini almayınca dost.

Huzuru kaçırdım, kederi tuttum
Firkati yaşadım, elemi tattım
Cefaya tahammül benim sanatım
Hak gülmeyi nasip kalmayınca dost.

Vefalı olmalı gönül sultanı
Gönül sever ahde sadık kalanı
Bülbül terk eder mi hiç gülistanı?
Güller sararıp da solmayınca dost.

Yalnızlık ülkesi daimi yerim
Hasret ateşiyle dağlandı serim
Kafdağı’ndan öte gitmek isterim,
Kimse kadir kıymet bilmeyince dost.
CAHİT CAN
GURBET

Gurbet kahrı çekilmiyor
Kime baksam benden beter.
Hasret bitmez, yaş eksilmez
Gözümde hep sıla tüter.

Kastı varmış, felek bu ya…
Vuslat demsiz, tutmaz maya
İki gönlü ayırmaya,
Ölüm neymiş, gurbet yeter.
CAHİT CAN
MUSALLADA SOR BENİ

Felek pusu kurmuş örer ağını,
Adım adım takip eder şer beni.
Murat alıp bir dem olsun gülmedim,
Fazla sürmez, bu dert bir gün yer beni.

Yıllar beni halsiz koydu, yorgunum
Yüzüm gülmez, kaderime kırgınım
Bir vefâsız sevgiliye vurgunum
Çeker gider, tek başıma kor beni.

Sevgi umdum; cefa verdin, dayandım
Uykulardan kâbus ile uyandım
Yollarını gözlemekten usandım
Ya gel, ya da çek bıçağı vur beni.

Yangın başlar kalbe hasret dolunca
Bülbül susar, gül sararıp solunca
Çekilmiyor karşılıksız olunca
Kül eyledi sevda denen çor beni.

Gel de söndür şu yangını tütmesin
Ümitlerim hüsran ile bitmesin
Ölürsem de gözüm açık gitmesin
Bir kez olsun canı dilden sar beni.

Senin için yananları görmedin
Ahde vefa edip sözde durmadın
Bugüne dek aramadın, sormadın
Hiç değilse musallada sor beni.
CAHİT CAN
KARA TREN

Yönü gurbet, yükü hasret
Durmaz gider kara tren.
Seven gönlü Leyla’sına,
Mecnun eder kara tren.

Nemli gözler ufka bakar
Katmerleşen hasretim var
Çığlıkların yürek yakar,
Ötme yeter kara tren.

Bazen selâm verip dursan
Kimi gelip hatır sorsan
Beni burda yalnız korsan,
Gurbet yutar kara tren.

İn ovaya, çık dağlara
Uzadıkça uzar ara
Belki başka bir bahara,
Hasret biter kara tren.
CAHİT CAN
SEN NERDESİN?

Ağlamaktan gözlerime,
Perde indi, sen nerdesin?
Güneş battı, akşam oldu,
Yağmur dindi, sen nerdesin?

Hasret boynumuzu eğer
Ayrılık çok zormuş meğer
Yuvasına birer birer,
Kuşlar döndü, sen nerdesin?

Güvendiğim dağlara kar
Her gün karış karış yağar
Birer birer tüm kapılar,
Sürmelendi, sen nerdesin?

Ayrılık zor gelir CAN’a
Değişmem seni cihana
Seni sevdim diye bana
Mecnun dendi, sen nerdesin?
CAHİT CAN
GECELER

Yine güneş battı, kasvetim arttı
Gönlüme elemi saldı geceler.
Şafak atmaz, sabah olmaz; beklerim
Her anı bir kâbus oldu geceler.

Kalmadı huzurum, gitti kararım
Kör karanlıklarda umut ararım
Her gece sabaha diri çıkarım,
Uykumu gözümden çaldı geceler.

Karanlık çok derin, görünmez dibi
Yalnızlık kederin asıl sebebi
Yüreğime âdeta bir zehir gibi
Damla damla aktı, doldu geceler.

Dakikalar saat, saatler asır
Gece uzadıkça tükenir sabır
Bir ucu akşamdan ölüme varır,
Bahtımdan güneşi sildi geceler.
CAHİT CAN