Celal Vardar Şiirleri
Zaman dedikleri
Düşman gibi ilerliyor torunum

Göz açıp kapayınca
Sen yedi yaşına basarsın
Ben su içinde yetmişi omuzlarım

Zaman düşman gibi ilerlesin
Çıkıp gideriz kırlara
Ben karınca şiiri yazarım
Zeytin ağaçlarına
Sen resimler yaparsın
Kağıt fenerli, çingene pembeli resimler
Güle oynaya asarız yıldızlara

Zaman düşman gibi ilerlesin
Hiç aklından çıkarma
Yarınlar bizim
Güzelim
Bir ulu çınarın
Ayrı iki dalı gibiyiz
Sen bir dalı
Dalların en körpesi
Göklere yıldızlara yakın
Doruktasın

Dilersen
Portakal rengine boyanır bulutlar
Akşamları hâyal içindesin
Samanyolundasın geceleri
Seyran edersin

Ben öteki dalı
Çınarın gövdesine yakın
Eğilmişim
Kara toprak kemend atmış boynuma çeker

Ben çekerim
Ecel teri döktürür
Her düşen yaprak

Gayrı yalnızlıktan
Böcek seslerinden usandım
Bakma aradaki dallara
Son gücümle biraz ben doğrulayım
Biraz sen eğil
Güler yüzünü evinde bıraktı
Taktı çatık kaşlarını
Ciddi
Destur dedi
Yola düzüldü çelebi

Akşam üzeri
Besmeleyle girdi
Meyhanesinden içeri
Peçeteler sakız beyazı
İnce belli
Tonbul kadehler
Yerli yerinde
Mum gibi
Ayakta buldu garsonlarını

İlk müşteri
Şair Cahit Sıtkı
Cam dibinde
Düşünür boşyere geçtiğini
Otuz beş yılın
Tülden seyreder caddeyi
İnsanlar geçer önünden
Düşünceli
Umudu gelecek günlerde şairin
Ağır beste fıstıki makam
Geçti tezgahın başına
Bizim çelebi
Ciddi
Baş köşeye
Büstün altına
Kendi eliyle taktı
“Errızkı Taalâllah” levhasını
Sonra iki tek attı kaçamak
Ben levhaya bakarken
Ciddi
Yüzü güler gibiydi
Gün gelecek
Gümüşlü zurna çalacaksın
Garip çingenem
Keyfince
Bir gün gelecek
Seni düşünürken bu şehirde
Ölümden evvel beni
Arzular tüketecek
Bir yanım deniz
Bir yanım orman
Almış başımı gidiyorum
Zeytinlerden bir zeytin
Kulağıma eğildi
Bahçemizden geçerken
Hüzünlenmek yasak dedi

Güldüm de geçtim
Ben bir kurşun kalemim
İçim dışım kadar katı değil
Değnek gibi yontuyorsunuz beni

Ben bir ince kalemim
Elinize uymuyor köşelerim
Bozuk düzen yazıyorum

Ben bir kırık kalemim
Kırıla kırıla tükeniyorum
Bitmeden diyeceklerim