Cenap Şahabettin Şiirleri
Google Reklamları



İlaç Rehberi

Sesin işler gibi bir şuh kanat gamlarıma
Seni dinlerken olur kalbim uçan kuşlara eş,
Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş;
Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma.

Doğuyor ömrüme bir yirmi sekiz yaş güneşi
Bir kuş okşar gibi sen saçlarımı okşarken.
Koklarım ellerini gülleri koklar gibi ben;
Avucundan alırım kış günü bir yaz ateşi.

Gönlüme avdet eder her unutulmuş nisan
Ne zaman gençliğini yolda hıraman görsem.
Eskiden pembe dudaklarda dağılmış busem
Toplanır leblerime, bir gece dalgın dursan.

Seni zambak gibi gördükçe açık pencerede
Gül açar bahtımın evvelki hazanlık korusu
Genç eder ufkumu hülyalarımın genç kokusu;
Sorarım ak saçımın örttüğü yıllar nerde?

Cebhemi varsın o solgun seneler soldursun
Yeni yıldız gibi doğdukça güzel her akşam,
Gençliğin böyle benimken kocaman, hiç kocamam .. .
Ruhum, ölsem bile ben, sen yaşayan ruhumsun







Biz birbirimizi bilmez iken
Birbirimize yakın idik
Ne zaman ki uzaklaştık
Birbirimizi anladık
Yolumuzun birleştiği
Hain tuzaklarda
Durgun gözkapaklarında
Hep baharı bekledim


09.05.2000
BARTIN

(Sevgili Niyazi abimizin anısına)



Cemre oldun düştün içime sormadan
Yıkılmaz denileni jilet gibi kesip attın
Ardına bakmadan
Temelini terzi Kazımın iğnesiyle kazdığımızı
Bilmiyor muyum sanıyorsun
Artık kadeh tokuşturmadığını
Aynada sadece kendini seyrettiğini
Yanaşacak bir limanın olmadığını
Bijuteri dükkanına sık sık uğradığını
Ekmeği mahalle bakkalından borç aldığını da
Hani demiştin ya
İstanbul gibi olmak istediğini
Gizemli
Geçilmez yasakların ülkesi
Sahte sevgi haydutlarının hazin hikayesi
Tarihe gömülmüş batık aşkın olmayan öznesi
Anteni kırıp görüntüyü yok edebildin
Göğsümde parmak
Kadehte dudak
Geldiğin yollar
Ayak izlerinle dolu
Görüş mesafesi sıfıra inmiş
Ayrılıkların kucağında
Yakaladı bizi kuşluk vakti
Gerzek denilen o yazgı
Şimdi kurtarılmayı bekleyen
Doğrularımızla hesaplaşma zamanı.


10.03.2003
V A N
Girdabındasın düşlerimin
Seni
Bütün mecburi istikametlerime
En çılgın düşlerime
Ortak ettim
Yaşam bizim için bazen
Adana’da yamalı Çingene bohçası
Mardin’de aşiretlerin yer sofrası
Ege adalarında serin Sirtaki havası
Ve bazen
Güzel hayallerle süslü
İçi boş Züğürt kumbarası
Ne diyeyim artık sana yaa
Girdabındasın düşlerimin
Bırak seni adam gibi seveyim
Kuşluk vakti


31.03.2003
Kandıra




Özgürlük tanı sesine
Yayılsın
hayat versin
harran ovasına
Essin rüzgarın
Uçursun yasaklı tütün balyalarını
Muş ovasının
Özgürlük tanı sesine
Şemsiye olsun teni yanmış genç kızlara
Özgürlük tanı sesine,
Tanı ki
Değmesin kirli elleri celladın
Güneşine ülkemin
Zira dağları güneşe yakın


Yaşama dair öğrendiğim en belirgin ve net olay tüm mücadelesinin kendisiyle olduğudur insanın.
Barış için savaşırken savaşın koşulunu da yine kendisi hazırlamıştır.
Ara dönem yıkıntılarının bitimine Barış nokta olurken cümleye, sürecin getirecekleridir artık onun için barış........


15.02.2000
BARTIN



Fazla incelme
Serçe seslim
Kırılırsın
Beynimin kılcal damarı
Gözlerinde
Kabile savaşlarının
Romanı yazılı
İşte ben....
O gözlerinde yitip gittim
Bir faili meçhule



09.05.2000
BARTIN



Tanrı...
Bazı insanlara para,
Bazılarına da akıl vermiş
Aklı olmayan parasıyla
Parası olmayan aklıyla
Geçinsin diye
Bana hiçbirini vermemiş


Önce yerde idiler.Sonra göke çıkarıldılar ve sonra tekrar yere indirildiler kullarınca tanrılar.
Mağara kapılarında ateş, süt veren inek, ibibik kuşlarıydılar harman yerinde.
Aya dönüştürüldüler, yıldız oldular, güneş, rüzgar vb vb oldular.Heykeller, resimler derken sevgiliye dönüştü maskeli balolarda.
İnsanlık çağlar boyudur tanrı mı insanı, insan mı tanrıyı yarattı yanıtını aradı kendine sorduğu soruyla tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan çıkmış misali derken
tanrıyla uğraşmanın tanrıya ulaşmanın zorluklarıyla tükendi ömürler ve kurtulunmanın mutlaklığına inanılandı yanıbaşında insanın.





09.05.2000
BARTIN

Google Reklamları