Yumuşak Sesli Sone
Resim Dersleri

Nergisli Sone

- Bağırdı: Orada kim var?,
Var, diye cevap verdi yankı.
Odvidius, Narkhisos ile Ekho -

Yetmiş ikide Vegasta bir sentle çalışan
Tek kollu bir canavar bulduyduk geceyarısı
Üç çocuk, yorgun, unuttuyduk her şeyi
-Nedense birden nergisler açtı beynimde

Onu ve iki arkadaşını Sanayide görünce-
Nasıl sevinçle el salladılar birbirlerine
Gelen çocuklar da onun gibi çıraktılar
El sıkıştılar, şakalaştılar, sigara yaktılar

Umurlarında değildi dünya: Haftalık diye
Aldıkları üç kuruş para bir yana
Ağır iş, kılıksızlık, kir-pas, çamur-çaylak


Solduramıyordu henüz gülümseyişlerini
Dosttular, bu yetiyordu belki de onlara
Üç çocuk, yorgun, unutmuşlardı her şeyi.

Nirvanalı Sone

Üstümüze bu akşam yağmur boşandı
Geç kaldı bütün otobüsler dolmuşlar
Durakta bekleenler sulardan kaçarken
Aktı rimelleri ıslak saçlı kızların
Birden ölgün bir güneş aydınlattı havayı
Berideki kavşakta trafk kitlendi
Cadde boşalıverdi, o uzak uğultular bile
Yenildiler yağmurun suskun direnişine

Kayıt dışıydı zaman: Koşanlar, sığınanlar
Hüzne yenik düşenler günei, sessizliği-
Tek bir an için belki-içlerinde duydular

İşte o an durdu her şey, sonra yine başladı
Gürültü gürüldedi, hava kapandı
Üstümüze bu akşam yağmur boşandı.

Yumuşak Sesli Sone

Tanrım, lütfen güzel ölümler bağışla bize
İpten, kılıçtan, giyotinden sen bizi koru
Virüs serpintisinden, mantar buluttan, gazdan
keskin nişancıdan, zulümden, kırımdan kurtar

Tanrım, nolur... bebekler, çocuklar var
Gök ekinler biçtirme ilkyazdan bize
Aç hayvanların acımasızlığı
Hep saklı mı duracak dişlerimizde?

Harman yerlerinin Eylül sessizliğinden
Ağıyor göğe haykırışsız, patlamasız
Sıradan günler, toprak kızışıor sanki

Yazgımız belli, sonumuz tenimize şifreli
Ama yalnız sen al canımızı günü gelince
tanrım, lütfen güzel ölümler bağışla bize.