Esma DOĞAN Şiirleri

Ah beşeriyetin en akıllı mahlukatı,en çokta sevdiklerin sevsin istersin,
Sen ki şahmeranı tanırsın ,en değme yunan tanrıçalarına taş çıkartan ...
Bundan yalnızlığa demir atman,
Ayrılığın pupa yelken acıta acıta el sallaması,denize maviye maviye çalması gözlerinin.

Okadar sen olmuşum ki
Ne zaman çakıl taşlarına takılsa parmakların ,iki kanarım
İkikere çocuklaşan mızmızlanan olurum.
Sen görmezsin açtığın yarayı
Tamir etmek için en onulmaz taraflarımı 0,5mm lik kalemime nasıl yüklendiğimi.
Farketmeyeceksin sözcüklerle yaptığım düelloyu.
Şairlerin hiç şiirlerin piç edildiği bir ülkede doğdum ben.
Siz nerede doğdunuz?
Benim ülkemde de açlığa uyanan çocuk sayısı milyonlar.
Beyler size de günaydın.
Bixz de her mevsim olmasa bile günün yarısı ölüm haberlerine çoğalır ,şairler çoktan payını almıştır parmaklıklar arkasında şirsiz şiirsiz dönen dünyam sana da günaydın biz çekiliyoruz beyler aradan siz sarın amerkan beziyle açtığınız yaraları,size de günaydın ölüm tacirleri,sevgili silahşörler
cümle alem börtü böcek yapana da günaydın yıkana da göz yaşlarıyla büyümez ki bir çocuk.

Sesler benzemez birbirine
ağzımda çoğalan sözcüklerden damıtılmış gibidir sözüm yar dilinde ise,benzemez sesler bir birine sözcükle hiç..
sesinde kaybolma vaktidir,güne karışma günden dostlara sunma ,yar dilinden kopma vaktidir
Bu benim başkalaşan sesim en çok ta özlediğim vakitte en içli şarkılarda kaybolma vaktimdir.

Acıyorsa içim
Serzenişi kendime yapmamdan
Donup kalıyorsam sıradanlaşıyorsa herşey acı dediğin densizce gelip oturmuşsa içine görüyor olmamdan duyuyor olmamdan acının nasılda bulaştırıldığını
Tek başına bir mutluluğu düşlemenin ahlaksızlık olduğunu erken sezinlemiş olmamdan,söyleyecek sözüm dinletecek kimsem olmamasından
Acıyorsa içim büyümeye erken başlamamdan memeleketimin sağır kalmasındadan yoksulluğu sonbahar aşklarıyla karıştırmalarından.

Şairin şarap niyetine damıttığı
Acıdır pek çok kez
Naifliğinden midir pek bilinmez
Şarabını içen de kendidir
Koklayanda ülkesi ölüm uykusundayken.
YAĞMURUM BEN
Yağmurum ben AVRUPADA ASYADA AMERİKADA YAĞARIM
Gümbür gümbür fırtınayla boranla gelirim
Açtığınız ölüm çukurlarını dolduran benim
Kirlettiğiniz toprağı temizlemeye çalışan benim
Dedim ya yağmurum ben
Gördüm yağarken
Göz yaşlarının benimle yarıştığını
Saymıyorum doymak bilmez mideleriniz için yok ettiğiniz milletleri.
Dedim ya yağmurum ben ağladım sizden bin kat fazla
Serçeden bile naiftim ağlayabilsek gülecekti çocuklar.
Yağmurum ben bir ayağımı HİROŞİMADA BIRAKTIM saklarım diğerini gazabınızdan.

Sizlerden eskidir tarihim yedi iklim yedi derya dolaştım
Siyahi ellerin bereket sunduklarını gördüm
DÜNYA ÇOCUKLARININ AYNI RENKTE AĞLADIKLARINI
GÜLÜMSERKEN AYNI BİÇİMDE ÇOĞALDIKLARINI
KESMEDİM UMUDUMU SİZLERDEN ,ANLAYAMADIM KENDİNİZE BENZEYENLERE NASIL KIYDIĞINIZI
NASIL YOK EDER İNSAN YÜREĞİYLE VAR KILDIĞINI ELLERİY7LE YENİDEN
ANLAYAMADIM ANLATAMADIM ,SAĞANAK ALTINDA AĞLAYANLA GÜLENİN
PEK BELLİ OLMADIĞINI.
Şimdi yıldızlrla sırdaşım çaresizliğinizden dert yanarım ,Bilesiniz her insan doğuştan şairdir birazda nasıl kıyar bir şair kendi şirine.
.