
Yeni kentlinin şehir maceraları
Sorarlarsa bir gece
Niye ketten döndüğümü
Yağmurun ıslattığı caddelerde
Bendim mutsuz
Şişlide bir göz gördüm
Uykumdan önce
Hala gözlerim
O gözden beri uykusuz
Daracık andı
Bir kapı girişinde
Ellerim suçlu
Kırdı cam ve aynaları
Suratımdaki yeni kentli duruşuna
Mıhlandı kızgın ve acımaklı gözler
Daracık andı
Bir kapı girişinde
Bir göz ki heryanı alev dolu
Alevler yağmurla
Boy atmış,büyümüş
O gözler gecenin
İlk iki siyah devi
Şimdi anlarım
Onlar beni ketten sürmüş
Daracık andı
Bir kapı girişinde
Niye ketten döndüğümü
Yağmurun ıslattığı caddelerde
Bendim mutsuz
Şişlide bir göz gördüm
Uykumdan önce
Hala gözlerim
O gözden beri uykusuz
Daracık andı
Bir kapı girişinde
Ellerim suçlu
Kırdı cam ve aynaları
Suratımdaki yeni kentli duruşuna
Mıhlandı kızgın ve acımaklı gözler
Daracık andı
Bir kapı girişinde
Bir göz ki heryanı alev dolu
Alevler yağmurla
Boy atmış,büyümüş
O gözler gecenin
İlk iki siyah devi
Şimdi anlarım
Onlar beni ketten sürmüş
Daracık andı
Bir kapı girişinde
Ethem Vayvaylı
Yeni gün
ağlamaklı gözlerinde
durmalı cesur asker gibi
gözyaşların
yeni güne doldukca anılar
vurmalısın delice
ölüce susmalısın
bir şimşeğin ardından
kalbinde gözlerin kadar
umudun da yakınlaşmalı
sevgiye...
ah! demeli
af dileyebilmeli merhamet
ve kutsanmış bir kaç söz taşıyorsa
en keskin sürgünlere
bu yürek
ah! diyebilmeli
lav durgun;gönlünce
erimeli şiirlerin birinde
şehre dolmalı ne varsa
yamalı bakışlarından kalan
eski dağların
aldatılan yüreğime
rağmen doğurmalı gemiler
en yeni aşk sandallarını ki
bulmalıyım yeni günde kendimi
saray pencerelerindeki serânatta
senin odanın hafif-sarı ışıkları
dolmalı sonsuzca kollarıma
ben sarılmalıyım onlara
sana sarılmış gibi!
durmalı cesur asker gibi
gözyaşların
yeni güne doldukca anılar
vurmalısın delice
ölüce susmalısın
bir şimşeğin ardından
kalbinde gözlerin kadar
umudun da yakınlaşmalı
sevgiye...
ah! demeli
af dileyebilmeli merhamet
ve kutsanmış bir kaç söz taşıyorsa
en keskin sürgünlere
bu yürek
ah! diyebilmeli
lav durgun;gönlünce
erimeli şiirlerin birinde
şehre dolmalı ne varsa
yamalı bakışlarından kalan
eski dağların
aldatılan yüreğime
rağmen doğurmalı gemiler
en yeni aşk sandallarını ki
bulmalıyım yeni günde kendimi
saray pencerelerindeki serânatta
senin odanın hafif-sarı ışıkları
dolmalı sonsuzca kollarıma
ben sarılmalıyım onlara
sana sarılmış gibi!