Yaşamaktır aşk an ve an yaşamak
yüreğinde hissetmek sıcaklığını
ve avcuna almaya kıyamamak kelebeği,
yollarına sermek kır çiçeklerini
haykırmak cihana sevdiğini,
sessizliği serip altına
sensizliğe baş koymak
ve hasretle örtmek üstünü,
Keşkeleri çıkartıp hayatından
her yeni güne senle başlamak
ve gözlerinde izlemek
gün batımını
akşam kızıllığında,
Sevgi,
sevgi varolmaksa seni tanıyalı bende varım bu dünyada...
Hakan Cabbar
Şimdi sen de yarım kaldın
bitiremediğim şiirler gibi
çocukluğumdaki hayaller gibi
sevdam gibi,
kelimelere sığmayacak kadar sonsuzlaşan sevgimi suskunluğumla
anlatırım gayri,
cümleler biten kelimelerden kurulur ve nihayetine
mutlaka nokta konur,
sessizlik sonsuzdur,
kalpler gibi
ve bu yüzdendir
suskunluğum...
Gece uzun bir romandır
okumasını bilene,
saklar birçok duyguyu karanlığında
ve her gece sen gelirsin aklıma,
Ay kıskanır sevdamızı
bizim için parlayınca yıldızlar
ve intikam alır gibi
her bakışımda
saplar gümüş renkli hançerini yüreğime,
acıtır canımı yokluğun,
Bu gece kalemim
yine sana değdi sevgili,
gecenin soguğun da sıcak odamda
sigarayla katık ettim
hasretini....
okumasını bilene,
saklar birçok duyguyu karanlığında
ve her gece sen gelirsin aklıma,
Ay kıskanır sevdamızı
bizim için parlayınca yıldızlar
ve intikam alır gibi
her bakışımda
saplar gümüş renkli hançerini yüreğime,
acıtır canımı yokluğun,
Bu gece kalemim
yine sana değdi sevgili,
gecenin soguğun da sıcak odamda
sigarayla katık ettim
hasretini....
Aylar geçip seneler olsa
Yıllar geçip Asırlar olsa
Şiirlerin hepsi yalanda olsa
Elbet bir gün sana döneceğim
Günler geçip haftalar olsa
Ülkeler arası savaşlar olsa
Lüzumu yok üzülme elbet döneceğim
Çılgınlar gibi seni seveceğim
Ellerim döndüğümde boş kalmamışsa
Teskere almaya gerek kalmamışsa
İnanki canım senden
Nefret edeceğim
Yıllar geçip Asırlar olsa
Şiirlerin hepsi yalanda olsa
Elbet bir gün sana döneceğim
Günler geçip haftalar olsa
Ülkeler arası savaşlar olsa
Lüzumu yok üzülme elbet döneceğim
Çılgınlar gibi seni seveceğim
Ellerim döndüğümde boş kalmamışsa
Teskere almaya gerek kalmamışsa
İnanki canım senden
Nefret edeceğim
Seni o kadar sevmiştim
Her şeyimi vermiştim
Ama sen bana bakmadın
Beni yüz üstü bıraktın
Aşkımız hayal oldu
Gözlerim yaşla doldu
Bana her baktığında
Aşkımızı hatırla
Artık yollarımız ayrı
Hoşçakal sarı saçlı
Her şeyimi vermiştim
Ama sen bana bakmadın
Beni yüz üstü bıraktın
Aşkımız hayal oldu
Gözlerim yaşla doldu
Bana her baktığında
Aşkımızı hatırla
Artık yollarımız ayrı
Hoşçakal sarı saçlı
Son kez bir şeyler yazmak istedim. Hatırlarsın.
Bir hiçten başladık hayata seninle.
Altımızda bir çulumuz vardı. Soframızda sadece unumuz.
Kuru gitmesin diye boğazımızı ıslattığımız suyumuz.
Göz yaşlarımızdan daha azdı.
Ve sen vardın Anne. İyiyki vardın.
Babamı, hatıralarımı ve çocukluğumu gömdükten sonra
Bana hiç birini aratmamaya çalışan sen vardın.
Hani hep dalga geçerdim ya seninle kahraman diye.
İşte sen hep benim Kahramanımdın.
Ben oyuncaklarım yerine duygularımla oynarken.
Senin göz yaşlarının yere her düşüşündeki sesi duydum.
Ve sonra duvarda patlayan kafamın içindeki uğultuyu.
Bir gülüşün için, bir damla göz yaşına bedel çocukluğumu
İşte o gün sattım. Çünkü sen benim kahramanımdın.
Ben ve ablam her dönüm noktasında sana sığınırdık.
Sana tutunurduk. Sana güvenirdik.
Bütün zorluklarımızı seninle yenerdik.
Çünkü sen ortadaydın, hiç saklanmadın, kaçmadın.
Delikanlı kadındın. Kahramanımdın.
Şimdi gidiyorum. Kaçmıyorum. Korkmuyorum.
Bana öğrettiklerini hiçbir zaman unutmuyorum.
Farkındasındır. Bu sıfatı kendime ilk kez kullanıyorum.
Bir yetimin başına gelebilecek en iyi anneydin. Delikanlıydın.
Dedim ya, sen benim kahramanımdın.
Bir hiçten başladık hayata seninle.
Altımızda bir çulumuz vardı. Soframızda sadece unumuz.
Kuru gitmesin diye boğazımızı ıslattığımız suyumuz.
Göz yaşlarımızdan daha azdı.
Ve sen vardın Anne. İyiyki vardın.
Babamı, hatıralarımı ve çocukluğumu gömdükten sonra
Bana hiç birini aratmamaya çalışan sen vardın.
Hani hep dalga geçerdim ya seninle kahraman diye.
İşte sen hep benim Kahramanımdın.
Ben oyuncaklarım yerine duygularımla oynarken.
Senin göz yaşlarının yere her düşüşündeki sesi duydum.
Ve sonra duvarda patlayan kafamın içindeki uğultuyu.
Bir gülüşün için, bir damla göz yaşına bedel çocukluğumu
İşte o gün sattım. Çünkü sen benim kahramanımdın.
Ben ve ablam her dönüm noktasında sana sığınırdık.
Sana tutunurduk. Sana güvenirdik.
Bütün zorluklarımızı seninle yenerdik.
Çünkü sen ortadaydın, hiç saklanmadın, kaçmadın.
Delikanlı kadındın. Kahramanımdın.
Şimdi gidiyorum. Kaçmıyorum. Korkmuyorum.
Bana öğrettiklerini hiçbir zaman unutmuyorum.
Farkındasındır. Bu sıfatı kendime ilk kez kullanıyorum.
Bir yetimin başına gelebilecek en iyi anneydin. Delikanlıydın.
Dedim ya, sen benim kahramanımdın.
Hey karanlık dağdaki kan kırmızısı, barut kokusu
Yaralı bir it gibi bağıran düşman.
Bütün merhametimi ağlayan sevdiklerimin
Ve bitkin anamın avuçlarına bıraktım.
Yanıma aldığım üç beş çamaşır ve öfkemle geliyorum.
Sıktığım dişimin arasından çıkan nefes
Ve gözlerimdeki ateş kadar hiddetli
Masaya vurduğum yumruğum kadar heybetli
Ve göz kırpışım kadar sessiz geliyorum.
Mermin sinek olsun, kulaklarımda vızıldasın
Bana en zeki ordunu gönder
Ben Türküm senin roketine silah doğrulturum.
Ben kendi kanıma susamışım.
Ölümle deniz kıyısına kumdan kale yaparım.
Bilki o an vicdanım yanımda yok.
Geliyorum.Kafataslarınızla dağ yapıcam yurduma.
Pis ayaklarınızla gezdiğiniz topraklara gömmeye geliyorum.
Beyninizi, olmayan beyninizi kayalara yapıştırmaya geliyorum.
Ben ölmek için geliyorum.
Beni anamdan ayıracak kadar büyükmüsünüz görelim.
Anamın ellerinden öpüp,
Ellerinizi bileklerinizden ayırmaya geliyorum.
Şafak saymaya değil, Ceset saymaya geliyorum.
Gözümde nasıl kankırmızısı,
Burnumda nasıl kan kokusu varsa
Ağzımdada ana sütünün tadı var.
Bende bir evladım.
Bir anam var birde adım.
Geliyorum ve biliyorum.Ben ölürsem anamda benimle ölür.Seninde bir
ailen var.Her ne kadar düşmanda olsan ailenin canı yansın istemem.
Birgün benimki gibi bir askerde senin azrailin olacak.Sana ders olsun.
Matarandaki suyun, karanlıktaki korkun, mermin ve titremen gibi
Bu sözlerimde hep yanında olsun.
Cesaretim üzerinde bir güneş,
Korkunda gölgen olsun.
En sade ve en deli halimle geliyorum.
Yaralı bir it gibi bağıran düşman.
Bütün merhametimi ağlayan sevdiklerimin
Ve bitkin anamın avuçlarına bıraktım.
Yanıma aldığım üç beş çamaşır ve öfkemle geliyorum.
Sıktığım dişimin arasından çıkan nefes
Ve gözlerimdeki ateş kadar hiddetli
Masaya vurduğum yumruğum kadar heybetli
Ve göz kırpışım kadar sessiz geliyorum.
Mermin sinek olsun, kulaklarımda vızıldasın
Bana en zeki ordunu gönder
Ben Türküm senin roketine silah doğrulturum.
Ben kendi kanıma susamışım.
Ölümle deniz kıyısına kumdan kale yaparım.
Bilki o an vicdanım yanımda yok.
Geliyorum.Kafataslarınızla dağ yapıcam yurduma.
Pis ayaklarınızla gezdiğiniz topraklara gömmeye geliyorum.
Beyninizi, olmayan beyninizi kayalara yapıştırmaya geliyorum.
Ben ölmek için geliyorum.
Beni anamdan ayıracak kadar büyükmüsünüz görelim.
Anamın ellerinden öpüp,
Ellerinizi bileklerinizden ayırmaya geliyorum.
Şafak saymaya değil, Ceset saymaya geliyorum.
Gözümde nasıl kankırmızısı,
Burnumda nasıl kan kokusu varsa
Ağzımdada ana sütünün tadı var.
Bende bir evladım.
Bir anam var birde adım.
Geliyorum ve biliyorum.Ben ölürsem anamda benimle ölür.Seninde bir
ailen var.Her ne kadar düşmanda olsan ailenin canı yansın istemem.
Birgün benimki gibi bir askerde senin azrailin olacak.Sana ders olsun.
Matarandaki suyun, karanlıktaki korkun, mermin ve titremen gibi
Bu sözlerimde hep yanında olsun.
Cesaretim üzerinde bir güneş,
Korkunda gölgen olsun.
En sade ve en deli halimle geliyorum.