SENDEN YEDİM BU VURGUNU
Ne denizlerde ara
Ne sokaklarda
Ne de dağ başlarında
Senden yedim bu vurgunu
Ne atom çekirdeği
Ne hidrojen bombası
Ne de Afrika’daki aç insanların derdi
Senden yedim bu vurgunu
Zalim hükümranlardan değil
Ekmek derdinden değil
İdam sehpasından değil
Senden yedim bu vurgunu
Değil bir kurşun ölümü
Kitapların yakılması değil
Ecelin gelişi hiç değil
Senden yedim bu vurgunu
Ne ölüm korkusu
Ne yaşam sevinci
Ne de öbür dünya kaygısı
Sendem yedim bu vurgunu
Ne denizlerde ara
Ne sokaklarda
Ne de dağ başlarında
Senden yedim bu vurgunu
Ne atom çekirdeği
Ne hidrojen bombası
Ne de Afrika’daki aç insanların derdi
Senden yedim bu vurgunu
Zalim hükümranlardan değil
Ekmek derdinden değil
İdam sehpasından değil
Senden yedim bu vurgunu
Değil bir kurşun ölümü
Kitapların yakılması değil
Ecelin gelişi hiç değil
Senden yedim bu vurgunu
Ne ölüm korkusu
Ne yaşam sevinci
Ne de öbür dünya kaygısı
Sendem yedim bu vurgunu
Hasan TOPCU(hasansalih)
VERİN GÖLGESİNİ
Telaşlanmayın boşuna
Sevmezdi boşa konuşmayı
Bağlamasanız da olur,
Çenesini
Bakın b ir daha bakın
İlgilensinler diye
Tutmuştur belki de
Nefesini
Hoşnut değildi elbiseden
Papuçtan
Ama kim tüttürecek gayrı
Nargilesini
Toplayın kolunu bacağını,
Koyun tabutuna koyun
Bırakmak istemez verin
Gölgesini
2003
Telaşlanmayın boşuna
Sevmezdi boşa konuşmayı
Bağlamasanız da olur,
Çenesini
Bakın b ir daha bakın
İlgilensinler diye
Tutmuştur belki de
Nefesini
Hoşnut değildi elbiseden
Papuçtan
Ama kim tüttürecek gayrı
Nargilesini
Toplayın kolunu bacağını,
Koyun tabutuna koyun
Bırakmak istemez verin
Gölgesini
2003
SEN MENEKŞE BEN SU
Sen pencelerde bekleyen mor menekşe
Ben bulutlardan sana yollanmış damıtılmış su
Kaynama noktasında bir sevda
Sevdalar sevdalara kurmuş pusu
Her mihnet çekilir belki
Çekilir değil sana gelememek korkusu
Bembeyaz bulutlarda uyurken düşümdeydin
Gök gürültüsünün korkusunda içimde…
Yıldırımlar düş müydü?
Yoksa düş’ler mi yıldırım?
Kaç kere kurudu benimle,
Kaç kere ıslandı kaldırım?
Kuşların gagalarında taşınıp
Bir buse sıcaklığında
Çocukların uçurtmalarına konmuşum
Dağ başlarında bulanık eriyip
Pervasız ırmaklardan geçip
Çağlayanların aklığında
Durulmuşum.
Sen menekşe
Ben su
Sen umut büyütürsün
Yem yeşil yapraklarda
Ben yok olma noktasındayım
Çatlamış topraklarda.
Sen pencelerde bekleyen mor menekşe
Ben bulutlardan sana yollanmış damıtılmış su
Kaynama noktasında bir sevda
Sevdalar sevdalara kurmuş pusu
Her mihnet çekilir belki
Çekilir değil sana gelememek korkusu
HASAN TOPÇU (HASANSALİH)
BEN SAKARYA
Ben bu yürekte toplar damarım.
Böyle boz bulanık akışım ondan.
Adımı verdiğim şehir çileli
Kıyımı köşemi yıkışım ondan
Vücuttan toplarım sinsi virüsü
Karışır bazen çobanla sürüsü
Duyulur ovamda acı türküsü
Böyle mahsun mahsun bakışım ondan.
Öfkeli Karadeniz bekler beni
Gözler görmek için getirdiğimi
Dalgalarıyla bağlar düğümlerini
Onur madalyası takışım ondan.
Nice savaşlara şahit olmuşum,
Yüreği yaralı gazi kalmışım
Şehitlerle beraber şehit olmuşum,
Ovalarda çiçek kokuşum ondan.
Minaresi en çok yıkılanım ben,
Toprağı öfkeden yarılanım ben
Üzerine köprüler kurulanım ben.
Her olur olmaza yokuşum ondan.
Ovam var;dünyanın en verimlisi
Bitki örtüm alemin bin çeşitlisi
Karayel dağlarımın gediklisi
Birden şimşek şimşek çakışım ondan.
Sakarım kendime kıyarım bazen
Bin pişman olur tedbirsiz yüzen
İsyankarı sevmez kurulu düzen
Zamansız ateşler yakışım ondan.
Manasız zamanda aranırım ben,
Güzellik uğruna bulanırım ben,
Temiz ad peşinde dolanırım ben,
Gönül sahnesinde alkışım ondan.
Can suyuyum can vermeye akarım
Bu vücutta korkuları yıkarım
Hep sürünmem gökyüzüne çıkarım,
Kara bulutlarda gözyaşım ondan
Tükenmem bina bina yıkılıp,
Kurumam barajlara takılıp,
Yok olmam bir köşeye atılıp,
Çoğala çoğala kalkışım ondan.
18Ekim2004-
Hasan TOPCU(hasansalih)
BİR AŞK MASALI
Ayşe’yi gördü Yusuf
Kır atının üstünde
Yayık yayıyordu
Akkoyun
Kara koyun sütünden
Yusuf’u gördü Ayşe
Omzunda baltası
Öküzlere katmıştı önüne
Oduna gidiyordu
Elinde sefertası
Ayşe elinde bakraçlarla
Pınardan dönüyordu
Ayşe’yi görünce
Yusuf’un gözleri
Bir yanıp bir sönüyordu
Yusuf’un yolu koyunların peşinde
Dağa düşerdi
Bir gün görmeseler birbirlerini
Gözleri şişerdi
Halıya kilime nakışlanırdı Yusuf
Ayşe’nin ellerinde
Ayşe Yusuf’u dinlendirdi
Sabahın akşamın
Serin yellerinde
Bir araya gelince
Konuşamaz utanırlardı
Tek laf edende
Büyü bozulacak
Sanırlardı
Aldanırlardı
Bozulacak büyü değildi
Yusuf ile Ayşe’nin masalı
Onları iyi tanırım
Ama yolum ayrıldı bir gün
Yıllar girdi araya
Bir olay hatırlatınca onlara
Ben o muhteşem ikiliyi
Hep öyle kaldılar sanırım
Belki öyledir belki de
Yanılırım….
hasansalih
Ayşe’yi gördü Yusuf
Kır atının üstünde
Yayık yayıyordu
Akkoyun
Kara koyun sütünden
Yusuf’u gördü Ayşe
Omzunda baltası
Öküzlere katmıştı önüne
Oduna gidiyordu
Elinde sefertası
Ayşe elinde bakraçlarla
Pınardan dönüyordu
Ayşe’yi görünce
Yusuf’un gözleri
Bir yanıp bir sönüyordu
Yusuf’un yolu koyunların peşinde
Dağa düşerdi
Bir gün görmeseler birbirlerini
Gözleri şişerdi
Halıya kilime nakışlanırdı Yusuf
Ayşe’nin ellerinde
Ayşe Yusuf’u dinlendirdi
Sabahın akşamın
Serin yellerinde
Bir araya gelince
Konuşamaz utanırlardı
Tek laf edende
Büyü bozulacak
Sanırlardı
Aldanırlardı
Bozulacak büyü değildi
Yusuf ile Ayşe’nin masalı
Onları iyi tanırım
Ama yolum ayrıldı bir gün
Yıllar girdi araya
Bir olay hatırlatınca onlara
Ben o muhteşem ikiliyi
Hep öyle kaldılar sanırım
Belki öyledir belki de
Yanılırım….
hasansalih
BENİ HİÇ UMURSAMADIN
Hep ilgili görünsen de
Beni hiç umursamadın
Sevdim çok sevdim desen de
Beni hiç umursamadın
Adına dizeler dizdim
Arzunla memleket gezdim
Duyarsızlığından bezdim
Beni hiç umursamadım
Hep süsledin düşlerimi
Bütün bütün işlerimi
Yaşantım düşüm sesimken
Beni hiç umursamadın
Saçlarına gül takışta
Sıcak günde karda kışta
Efkarlandım her bakışta
Beni hiç umursamadın
Duygularıma ar oldun
Her duygumda var oldun
Ve kainat kadar oldun
Beni hiç umursamadın
hasansalih
Hep ilgili görünsen de
Beni hiç umursamadın
Sevdim çok sevdim desen de
Beni hiç umursamadın
Adına dizeler dizdim
Arzunla memleket gezdim
Duyarsızlığından bezdim
Beni hiç umursamadım
Hep süsledin düşlerimi
Bütün bütün işlerimi
Yaşantım düşüm sesimken
Beni hiç umursamadın
Saçlarına gül takışta
Sıcak günde karda kışta
Efkarlandım her bakışta
Beni hiç umursamadın
Duygularıma ar oldun
Her duygumda var oldun
Ve kainat kadar oldun
Beni hiç umursamadın
hasansalih
ÇANAKKALE
Şehitlerimizin ruhuna
Gökten bomba yağıyor
Yanıyor seddülbahir
Yanıyor Kumkale
Uyuyan bir devin uyanışıyla
Uyanıyor Çanakkale
Zırhını giymiş düşman
Takmış demirden dişlerini
Kan istiyor kan.
Yüreklerde birleşen cihadı ekber
Hayata geçiyor
Destanlardan oluşan
Bir koca destan
Geliyor canavar yüzlü gemiler
Kin dolu öfke dolu
Ateşlenir toplar teker teker
Karşıda kenetlenirir el ele
Ölüm emrini almış asker
Okyanusları geçen gemiler
Geçemez boğazın dalgasını
Limanın her yanı mayın
Karanlık gecelerde
Görevini yapmıştır Nusret Mayın
Kaç milletten toplanmış
Kara öfkeli insan
Kin suyu içip
Kin kusar,
Zulum karşısında
İman zerresi olan
Nasıl susar?
Çanakkale
Gökteki şehitliğin kapısı
Zulume direnişin
Onur abidesi
Çanakkale
Vatan sevgisinin tam ifadesi
hasansalih
Şehitlerimizin ruhuna
Gökten bomba yağıyor
Yanıyor seddülbahir
Yanıyor Kumkale
Uyuyan bir devin uyanışıyla
Uyanıyor Çanakkale
Zırhını giymiş düşman
Takmış demirden dişlerini
Kan istiyor kan.
Yüreklerde birleşen cihadı ekber
Hayata geçiyor
Destanlardan oluşan
Bir koca destan
Geliyor canavar yüzlü gemiler
Kin dolu öfke dolu
Ateşlenir toplar teker teker
Karşıda kenetlenirir el ele
Ölüm emrini almış asker
Okyanusları geçen gemiler
Geçemez boğazın dalgasını
Limanın her yanı mayın
Karanlık gecelerde
Görevini yapmıştır Nusret Mayın
Kaç milletten toplanmış
Kara öfkeli insan
Kin suyu içip
Kin kusar,
Zulum karşısında
İman zerresi olan
Nasıl susar?
Çanakkale
Gökteki şehitliğin kapısı
Zulume direnişin
Onur abidesi
Çanakkale
Vatan sevgisinin tam ifadesi
hasansalih