Ölmek ve yaşamak gibi
Bir denklem pratiğindeyiz
Kimi yalnızlıklar yaşanıyorken, kalabalıklarda
Yaşıyorken doyumsuzluğunu aşkın,
Ölümün ensemizdeki acısını,
Ceninlerin varoluşunu ya da yok edilişini
Kaybolmuş bir baharın gelişini düşle.
Usulca koynuma giren leylağın kokusunu
İçeriğinde acıyı barındıran tebessümde tanıyorum
Acıyı ekmeğinde paylaşan
Acıyı beyninde
Acıyı bedeninde
Gecenin içinde perdesi çekilmemiş bir odanın yorgunluğunda
Gençliğini yitirmemiş fotoğraflarda
Mavi gözlerinde bulduğum kadın
Ölmek ve yaşamak gibi
Bir denklem pratiğindeyiz.
Bir denklem pratiğindeyiz
Kimi yalnızlıklar yaşanıyorken, kalabalıklarda
Yaşıyorken doyumsuzluğunu aşkın,
Ölümün ensemizdeki acısını,
Ceninlerin varoluşunu ya da yok edilişini
Kaybolmuş bir baharın gelişini düşle.
Usulca koynuma giren leylağın kokusunu
İçeriğinde acıyı barındıran tebessümde tanıyorum
Acıyı ekmeğinde paylaşan
Acıyı beyninde
Acıyı bedeninde
Gecenin içinde perdesi çekilmemiş bir odanın yorgunluğunda
Gençliğini yitirmemiş fotoğraflarda
Mavi gözlerinde bulduğum kadın
Ölmek ve yaşamak gibi
Bir denklem pratiğindeyiz.
Jale Bektaş
-Mehmet Ali Baştujiye -
O bir şairin
Yaşanası güzelliği
Tomurcuk çayında,şiirin güzelliği
Sesinin tonu,ay ışığında
O bir şairin
Şair olası ruhu
Nisan 98
O bir şairin
Yaşanası güzelliği
Tomurcuk çayında,şiirin güzelliği
Sesinin tonu,ay ışığında
O bir şairin
Şair olası ruhu
Nisan 98
Gece ayaz
Gece tutsak
Gecenin boynu bükük
Düşünce
Kaybetmek aniden yakaladığın yaşamı
Dalıp gitmek ıraklara
Farkına varmak insanların bir adım daha uzaklaştıklarına
Hatta belkide annen diye bahsettiğin
Canım dostum diye sevdiğin
Sevgilim diye aşık olduğun insan bile
Gece düşüncede
Gece umutsuzlukta
Gecenin dudakları çatlak
Düşünme
Umutsuzluğun geçtiği yolları
Darbenin en vurgununu
Unut her geçen gün daha kırılan kalbini
Gece sevgiyle
Gece umutla
Gece gün ışığıyla doğmakta
Aç kara gözlerini güzelim
Sil gözyaşlarını,sayma yıldızları artık
Gece ısınmakta güne verdiği aydınlık ile
Aralık 97
Gece tutsak
Gecenin boynu bükük
Düşünce
Kaybetmek aniden yakaladığın yaşamı
Dalıp gitmek ıraklara
Farkına varmak insanların bir adım daha uzaklaştıklarına
Hatta belkide annen diye bahsettiğin
Canım dostum diye sevdiğin
Sevgilim diye aşık olduğun insan bile
Gece düşüncede
Gece umutsuzlukta
Gecenin dudakları çatlak
Düşünme
Umutsuzluğun geçtiği yolları
Darbenin en vurgununu
Unut her geçen gün daha kırılan kalbini
Gece sevgiyle
Gece umutla
Gece gün ışığıyla doğmakta
Aç kara gözlerini güzelim
Sil gözyaşlarını,sayma yıldızları artık
Gece ısınmakta güne verdiği aydınlık ile
Aralık 97
Aldatılan yaşam heveslerini
Yangınlarımızın en esmer köşesine ayırıp
Sorgulanmalara hazır davalı misali
Karanlıkların uçsuz bucaksız adımlarını atarken
Mutluluğu, seyir defterimizin yüreğine imzaladık.
Özgürlüğümüz,
İlk kez güne merhabasını söyleyen
Kaktüs çiçekleri hevesli
Tutsaklığımız,
Siyahın tonlarında gülümseyen portreler gibi
İmgelerle tutunduğumuz bu dünya
Alıp götürmeden zamanı
Çocukça düşleri yanıltmadan
Bir kavanoz umutla başlayıp
Terkederken içimizdeki cesetleri
Sevgiyi sahiplenmeden
Bir demet çiçek hediye etmeli, kendine insan.
Yangınlarımızın en esmer köşesine ayırıp
Sorgulanmalara hazır davalı misali
Karanlıkların uçsuz bucaksız adımlarını atarken
Mutluluğu, seyir defterimizin yüreğine imzaladık.
Özgürlüğümüz,
İlk kez güne merhabasını söyleyen
Kaktüs çiçekleri hevesli
Tutsaklığımız,
Siyahın tonlarında gülümseyen portreler gibi
İmgelerle tutunduğumuz bu dünya
Alıp götürmeden zamanı
Çocukça düşleri yanıltmadan
Bir kavanoz umutla başlayıp
Terkederken içimizdeki cesetleri
Sevgiyi sahiplenmeden
Bir demet çiçek hediye etmeli, kendine insan.
(Özgürlük rüzgardaydı
rüzgarımın adı konulmamıştı daha
maviyi alabildiğine işliyordu gökyüzü)
Yeni yetme bir kayanın sırrını saklıyordu
bütün bu şehir
Beni de saklamıştı martıların çığlıkları
Artık kaldırımlardan bahsetmiyorum sana
Özlemlerimi anlatırken
Bir kardelen oluyorum denizin ortasında
Sen de öyle değil miydin?
Yakmıyor muydu seni de yağmura gebe toprağın kızgınlığı
Öykümüzü heceleyerek okumuyor mu kır çiçekleri
Karanfil kokularıyla toprağa bırakmıştık sırlarımızı
Acıklı şarkılarda değildik
Gözlerimizle söylerdik kendi türkümüzü
Bizim rüzgarımızın da adı vardı artık
Yitirmemişti daha türkülerde anlamını özgürlük.
rüzgarımın adı konulmamıştı daha
maviyi alabildiğine işliyordu gökyüzü)
Yeni yetme bir kayanın sırrını saklıyordu
bütün bu şehir
Beni de saklamıştı martıların çığlıkları
Artık kaldırımlardan bahsetmiyorum sana
Özlemlerimi anlatırken
Bir kardelen oluyorum denizin ortasında
Sen de öyle değil miydin?
Yakmıyor muydu seni de yağmura gebe toprağın kızgınlığı
Öykümüzü heceleyerek okumuyor mu kır çiçekleri
Karanfil kokularıyla toprağa bırakmıştık sırlarımızı
Acıklı şarkılarda değildik
Gözlerimizle söylerdik kendi türkümüzü
Bizim rüzgarımızın da adı vardı artık
Yitirmemişti daha türkülerde anlamını özgürlük.
(Yıldızlar geceden kopmaz canım
Her yıldız sensen eğer)
Yarım kalmış bir mektubun
Ağıtı, martıların hüzünleri
Enkazların ardı sıra bakan ıslak bir kent,
Ağlayan başakların bakışı,
Eksik kalan şiir gibi
Özlemlere hazırlayıp ellerimi
Veda sözcükleri sızlatmaya görsün yüreğimi
Seninle rüzgarların götürdüğü yerlerde buluşurlar
Yağmurları alırdık akşamları koynumuza
En yaşlı ağaçlar yaşlanmadı bizim kadar
Biz bakışlarda tüketirdik ömrümüzü
Sen; çıplak ayaklarımın götürdüğü yerlerde
Çatlak dudaklarıma can veren
Okyanusları dağlara taşıyan
Kaldırımlardaki kır çiçeklerini
Sevdasına kurban eden
Yeşili yeşil kılan
Geceyi bana bağlayan
Sen; keşfedilmemiş iklimlerin
Keşfedilmemiş sevdaların kurbanı
Maviye denize
Gözyaşlarını bataklıklara gömen
Sen; altın vuruşunu yaptığım sevgilim
Dönsen de mağdurum
Ezildim sensizliğe
Kabaran dalgalar gibidir seninle dünyam
Katlime sevdan yürüdüm sensizliğe
Sen; en bilinmeyenli denklemlerin çözünürlüğü
Alma artık koynuna maviyi
Oysa ben gitmeliyim
Orcusun bilinmeyen diyarına
Gün vardı ama zaman yoktu
Anlayacağın sevgilim
Zamanda vardı aslında
Sadece hayat yoktu aynalarda
Gözlerine sevgimi kazıdığım
Açma gözlerini
Gizemlerimi yaşat göz beneklerinde
Ellerine ruhumu teslim ettim
Avuçlarını kalbine götür usulca
Nefesinin soluğuyumdur artık
Açma ellerini ellerinin sıcaklığı bende
Sen; bir ömür beklediğim baharların kokusu
Bedenimin diğer adı
Yaklaş, yok et acıyan yaralarımı
Beklerim,
Aşka susadığım her an gibi
Ey sevgili
Yüreğe yürek
Göze göz vuruştuğum kavgam
Sakinliğimi patlatan
Umarsız, koşulsuz dinginliğim
Uğruna çarpıştığım hüznüm
Bebeğimi içimden alan soluk
Işığı kıran güçsüzlüğüm
Doğayı ömrüme kazıyan serseri
Ey çocuk
Sevdim seni soluduğun hava gibi
Özlemlerini sevdim
Acıyı sevdama katık ettim
Seni her şeye rağmen, kristal sevgilim.
Her yıldız sensen eğer)
Yarım kalmış bir mektubun
Ağıtı, martıların hüzünleri
Enkazların ardı sıra bakan ıslak bir kent,
Ağlayan başakların bakışı,
Eksik kalan şiir gibi
Özlemlere hazırlayıp ellerimi
Veda sözcükleri sızlatmaya görsün yüreğimi
Seninle rüzgarların götürdüğü yerlerde buluşurlar
Yağmurları alırdık akşamları koynumuza
En yaşlı ağaçlar yaşlanmadı bizim kadar
Biz bakışlarda tüketirdik ömrümüzü
Sen; çıplak ayaklarımın götürdüğü yerlerde
Çatlak dudaklarıma can veren
Okyanusları dağlara taşıyan
Kaldırımlardaki kır çiçeklerini
Sevdasına kurban eden
Yeşili yeşil kılan
Geceyi bana bağlayan
Sen; keşfedilmemiş iklimlerin
Keşfedilmemiş sevdaların kurbanı
Maviye denize
Gözyaşlarını bataklıklara gömen
Sen; altın vuruşunu yaptığım sevgilim
Dönsen de mağdurum
Ezildim sensizliğe
Kabaran dalgalar gibidir seninle dünyam
Katlime sevdan yürüdüm sensizliğe
Sen; en bilinmeyenli denklemlerin çözünürlüğü
Alma artık koynuna maviyi
Oysa ben gitmeliyim
Orcusun bilinmeyen diyarına
Gün vardı ama zaman yoktu
Anlayacağın sevgilim
Zamanda vardı aslında
Sadece hayat yoktu aynalarda
Gözlerine sevgimi kazıdığım
Açma gözlerini
Gizemlerimi yaşat göz beneklerinde
Ellerine ruhumu teslim ettim
Avuçlarını kalbine götür usulca
Nefesinin soluğuyumdur artık
Açma ellerini ellerinin sıcaklığı bende
Sen; bir ömür beklediğim baharların kokusu
Bedenimin diğer adı
Yaklaş, yok et acıyan yaralarımı
Beklerim,
Aşka susadığım her an gibi
Ey sevgili
Yüreğe yürek
Göze göz vuruştuğum kavgam
Sakinliğimi patlatan
Umarsız, koşulsuz dinginliğim
Uğruna çarpıştığım hüznüm
Bebeğimi içimden alan soluk
Işığı kıran güçsüzlüğüm
Doğayı ömrüme kazıyan serseri
Ey çocuk
Sevdim seni soluduğun hava gibi
Özlemlerini sevdim
Acıyı sevdama katık ettim
Seni her şeye rağmen, kristal sevgilim.
Serpildiği zaman gül ağacına goncalar
Seni el değmemiş çocuk yüreğiyle severim
Hayatımın felsefesi,
Uykularımın gülücükleri,
Sevgilim
Anladığın zaman yüreğimdeki sevda kuşlarını
Sana daha bir bağlıyım
İmkansızım,
İmkansızlığım,
Sevincim
Güzelliklerin çoğalan yanıyla severim seni.
Seni el değmemiş çocuk yüreğiyle severim
Hayatımın felsefesi,
Uykularımın gülücükleri,
Sevgilim
Anladığın zaman yüreğimdeki sevda kuşlarını
Sana daha bir bağlıyım
İmkansızım,
İmkansızlığım,
Sevincim
Güzelliklerin çoğalan yanıyla severim seni.