I
Sesi soğuk
Rüzgârda çamaşır ipi bedeni
İsteksiz
Ve akşama doğru
II
Gelmek ellerimle
İri bulutlardan bir özlem
Vazoda ağaç
Ve parkelerin oyunu
Çınlayan gövdesi aşkın
III
Her şey isteğin susuşuna dönüş
Sesi soğuk
Rüzgârda çamaşır ipi bedeni
İsteksiz
Ve akşama doğru
II
Gelmek ellerimle
İri bulutlardan bir özlem
Vazoda ağaç
Ve parkelerin oyunu
Çınlayan gövdesi aşkın
III
Her şey isteğin susuşuna dönüş
Kadir Aydemir
I
Gövdemde sakladığım
Soğuk yıldız
Senin için
Sesin rüzgâr
Ellerin uyku
Aynı güneş
İkimize de çarpan.
II
Dinledim denizi
Toprağa girdim
Suyun çizdiği kalbim.
III
Yumuşaklığı ver
Gecenin saçak uçlarını
Ayaz sürüklüyor
Göçmen kuşları
Yel eğiyor
Beni sana.
Gövdemde sakladığım
Soğuk yıldız
Senin için
Sesin rüzgâr
Ellerin uyku
Aynı güneş
İkimize de çarpan.
II
Dinledim denizi
Toprağa girdim
Suyun çizdiği kalbim.
III
Yumuşaklığı ver
Gecenin saçak uçlarını
Ayaz sürüklüyor
Göçmen kuşları
Yel eğiyor
Beni sana.
I
bir kertenkele,
kuyruksuz ve uyuşuk
...kıvrılıyor, su...
II
yaprak düşüyor,
kalbimi tutuyorum.
Eylül: bir kadın?
III
yüzümde
sokaklar
veremediğim papatyalar gibi...
IV
bu ne gürültü.
tırtıllar, kuşlar
düşünüyoruz.
V
yoruyor
düşünmek
kayan yıldızın adını.
VI
göğe eğilmiş
dilenciler,
uyuşan ağaçlarla.
VII
ardımda kayalar
dağın
omuzları.
VIII
çizgiler, diyor ırmak
rüzgârın alnıma
bıraktığı tuğra.
bir kertenkele,
kuyruksuz ve uyuşuk
...kıvrılıyor, su...
II
yaprak düşüyor,
kalbimi tutuyorum.
Eylül: bir kadın?
III
yüzümde
sokaklar
veremediğim papatyalar gibi...
IV
bu ne gürültü.
tırtıllar, kuşlar
düşünüyoruz.
V
yoruyor
düşünmek
kayan yıldızın adını.
VI
göğe eğilmiş
dilenciler,
uyuşan ağaçlarla.
VII
ardımda kayalar
dağın
omuzları.
VIII
çizgiler, diyor ırmak
rüzgârın alnıma
bıraktığı tuğra.
I.
Kayaların geleneğine benziyor sözlerin
Yaklaştıkça sana, sokağından geçtikçe
Yağmur, azarlanmış bir serseriydi seni öptüğümde
Kestane topluyordu olmayan abim / bana, kendisi için
Ve bulanık tren sesleri.
Gizli bir yamaydı gülüşün.
II.
O taşlaşmış öpücük.
Kalbim yavaş, karada bir kayık kadar
Sorar gizlice: sizin suskunluğunuzu anneniz mi örmüştü?
Beklediğin nedir bana anlat, bahset koynundaki ihtimalden,
Ah, ağzınla sevişen bardaklar!,
Bak bir gün daha bitiyor.
Kayaların geleneğine benziyor sözlerin
Yaklaştıkça sana, sokağından geçtikçe
Yağmur, azarlanmış bir serseriydi seni öptüğümde
Kestane topluyordu olmayan abim / bana, kendisi için
Ve bulanık tren sesleri.
Gizli bir yamaydı gülüşün.
II.
O taşlaşmış öpücük.
Kalbim yavaş, karada bir kayık kadar
Sorar gizlice: sizin suskunluğunuzu anneniz mi örmüştü?
Beklediğin nedir bana anlat, bahset koynundaki ihtimalden,
Ah, ağzınla sevişen bardaklar!,
Bak bir gün daha bitiyor.
I
güneş
bırakıyor gülüşünü
üzerinde, taşın
II
sadece bir yol
şu tarlakuşları-
ince bir gecede
III
sis, -geride kaldı
çeviriyor yüzünü:
bir pencere gibi
IV
bitti, diyor
donan karınca.
kış!
V
evet-
terk edilmiş bir çiçek
yola çıkmak.
güneş
bırakıyor gülüşünü
üzerinde, taşın
II
sadece bir yol
şu tarlakuşları-
ince bir gecede
III
sis, -geride kaldı
çeviriyor yüzünü:
bir pencere gibi
IV
bitti, diyor
donan karınca.
kış!
V
evet-
terk edilmiş bir çiçek
yola çıkmak.
I. Anımsayış
Bulutun karnı,
Güçlü bir rüzgârla geriliyor
Bir çanın düzensiz sesi,
Duyuluyor uzaktan
Ansızın bir kılıç: kıvrandırıyor
Şimşeği
Sesin karşılaştığı yerde:
İstekli tarlalar
Çıplak kayalar,
Kibirle geri çeviriyor suyu.
II. Göz
Kavaklar, telgraf direkleri
Cırcırböceği,
Hiç susmuyor
Zeytin ağacı
Ezik otlarla
Sinsi
Her şey
Ve ardıç kuşu:
Bir konuşmayı
Dinler gibi
Çok uzakta insanlar
Som dikenler sarayı
Acı:
Toprakta
Ve yüzünde yol bekçisinin.
III. Anlamak
Kaygı:
Ağırlığı ırmağın
Güneş,
Batmak üzere
Kuş, yuvasını deriyor
Bir gömüt:
Karanlığın gergin dokusu
Yiten gölgeler,
Kuşları ölümsüzleştiren yel
Sis,
Saklıyor yüreksiz yüzünü
Sabırlı nesneler
Yazgının inceliği.
IV. Kül ve Ateş
Ölülerimiz,
Gözçukurlarında
Renklerin olgunluğu
Sıyrılır gibi bir utançtan
Orada öyle durmadalar
...sonsuz bir bakışın yansıması
Düzensiz bir ses
Güvercinli bir el
Gizli bir uyum
Büyüyen bir evren ağızlarında.
Bulutun karnı,
Güçlü bir rüzgârla geriliyor
Bir çanın düzensiz sesi,
Duyuluyor uzaktan
Ansızın bir kılıç: kıvrandırıyor
Şimşeği
Sesin karşılaştığı yerde:
İstekli tarlalar
Çıplak kayalar,
Kibirle geri çeviriyor suyu.
II. Göz
Kavaklar, telgraf direkleri
Cırcırböceği,
Hiç susmuyor
Zeytin ağacı
Ezik otlarla
Sinsi
Her şey
Ve ardıç kuşu:
Bir konuşmayı
Dinler gibi
Çok uzakta insanlar
Som dikenler sarayı
Acı:
Toprakta
Ve yüzünde yol bekçisinin.
III. Anlamak
Kaygı:
Ağırlığı ırmağın
Güneş,
Batmak üzere
Kuş, yuvasını deriyor
Bir gömüt:
Karanlığın gergin dokusu
Yiten gölgeler,
Kuşları ölümsüzleştiren yel
Sis,
Saklıyor yüreksiz yüzünü
Sabırlı nesneler
Yazgının inceliği.
IV. Kül ve Ateş
Ölülerimiz,
Gözçukurlarında
Renklerin olgunluğu
Sıyrılır gibi bir utançtan
Orada öyle durmadalar
...sonsuz bir bakışın yansıması
Düzensiz bir ses
Güvercinli bir el
Gizli bir uyum
Büyüyen bir evren ağızlarında.
- Babam için-
Uçuşan yaprak
Derinde
Uyuyan yara
Oynak kanat
Terk edilmiş
Komşu evler
Kaçtığım böcek
Düş kırığı bahçe
Ansızın bırakan
Eli babamın
Duman ve melek
Eskiyen kaygı
Ah
Dokunamadığım
Şubatın kılıcı.
Uçuşan yaprak
Derinde
Uyuyan yara
Oynak kanat
Terk edilmiş
Komşu evler
Kaçtığım böcek
Düş kırığı bahçe
Ansızın bırakan
Eli babamın
Duman ve melek
Eskiyen kaygı
Ah
Dokunamadığım
Şubatın kılıcı.