ayrılığı yazıyor giden otobüsler
geçen zaman yaşanılan hayat
seni bırakmak bu ıssız şehirde
yaşamımın en korkunç yazgısı
ve hala eksik kalmış
söylenmemiş birşeyler var içimde
nasıl esiyor hüzün rüzgarları
kalbim sonbahar mevsiminde
işte gidiyorum ben gidiyorum
nur yüzlüm tatlı sözlüm
aşkımızın bestesini bırakarak arkamda
önümde uzun uzun yollarla gidiyorum
yağmurun resmini çiziyorum gözlerimle
gözyaşları hüzünleri büyütüyor
damlıyor yüreğime
gidiyorum senin varlığının esaretinde
sonra rüzgarın elleri dokunuyor ellerime
üşüyorum sensizliği hissettiğimde
işte gidiyorum ben gidiyorum
yeşil gözlüm canım sözlüm
ayrılığın hüznünü doldurarak ceplerime
bir yalnızlık edinip yoldaşlığıma
sana dönmek üzere gidiyorum
geçen zaman yaşanılan hayat
seni bırakmak bu ıssız şehirde
yaşamımın en korkunç yazgısı
ve hala eksik kalmış
söylenmemiş birşeyler var içimde
nasıl esiyor hüzün rüzgarları
kalbim sonbahar mevsiminde
işte gidiyorum ben gidiyorum
nur yüzlüm tatlı sözlüm
aşkımızın bestesini bırakarak arkamda
önümde uzun uzun yollarla gidiyorum
yağmurun resmini çiziyorum gözlerimle
gözyaşları hüzünleri büyütüyor
damlıyor yüreğime
gidiyorum senin varlığının esaretinde
sonra rüzgarın elleri dokunuyor ellerime
üşüyorum sensizliği hissettiğimde
işte gidiyorum ben gidiyorum
yeşil gözlüm canım sözlüm
ayrılığın hüznünü doldurarak ceplerime
bir yalnızlık edinip yoldaşlığıma
sana dönmek üzere gidiyorum
LEVENT GÜNEY
Atmam gerek yüklerimi
Unutmam gerek dertlerimi
Beyazlamış saçımın her telini
Yolmam gerek koparmam gerek
Hayır
Biraz daha durmam
Gecenin sonuna varmam gerek
Çünkü gece uzun
Düşünmek için daha var
Çünkü gece uzun
Sabaha kadar
Kendimi kendime sormam
Ve senden çalmam gerek
Gecenin bir yarısı yıldızları saymam
Ve dalından koparmam gerek umutsuzluğu
Mutsuzluğun doğduğu günü bulmam
Bulduğum günü gecede bırakmam
Gecenin bir yarısı doğmam
Sessizliğe büyümem
Karanlığa konuşmam gerek
Sonra haykırmam bir sis gibi
Ve bir çiğ gibi
Sabahlara düşmem gerek
Unutmam gerek dertlerimi
Beyazlamış saçımın her telini
Yolmam gerek koparmam gerek
Hayır
Biraz daha durmam
Gecenin sonuna varmam gerek
Çünkü gece uzun
Düşünmek için daha var
Çünkü gece uzun
Sabaha kadar
Kendimi kendime sormam
Ve senden çalmam gerek
Gecenin bir yarısı yıldızları saymam
Ve dalından koparmam gerek umutsuzluğu
Mutsuzluğun doğduğu günü bulmam
Bulduğum günü gecede bırakmam
Gecenin bir yarısı doğmam
Sessizliğe büyümem
Karanlığa konuşmam gerek
Sonra haykırmam bir sis gibi
Ve bir çiğ gibi
Sabahlara düşmem gerek
Her aşk gibi dediğinden
Duygularını zincirlediğinden ve
Sevgime muhtaç olmadığın günden beri
Artık sevmediğimi söylemedim…
Oysa soğuk nöbet gecelerine taşıdığım sendin
Oysa bir senin için pişman değildim
Oysa ellerini tutup gözlerine bakabilirdim
Oysa kokun için ölebilirdim hala
Gündoğumlarına sancılar içinde girip
Soğuk nöbet gecelerinde
Namluyu kendime çevirip tetiği çekebilirdim
Bir gün gideceğini bilmeseydim
Ve inansaydım hala aşka
Soğuk nöbet gecelerinde
Bir daha üşümezdim
Seni bir daha düşünmezdim
Sitem edip içimden
Küçük bir çocuk gibi küsmezdim
Ağlamaktan utanıp çaresiz kalmazdım
Soğuk nöbet gecelerinde
Tüfeğimin namlusu ellerimi üşütürken
Yandaşlıma arkadaşlığıma kimse yokken
Son kez baktığım fotoğraflarımızda
Ne kadar azaldığımı görmezdim
Eğer bir gün gideceğini bilmeseydim
Ve inansaydım hala aşka
Duygularını zincirlediğinden ve
Sevgime muhtaç olmadığın günden beri
Artık sevmediğimi söylemedim…
Oysa soğuk nöbet gecelerine taşıdığım sendin
Oysa bir senin için pişman değildim
Oysa ellerini tutup gözlerine bakabilirdim
Oysa kokun için ölebilirdim hala
Gündoğumlarına sancılar içinde girip
Soğuk nöbet gecelerinde
Namluyu kendime çevirip tetiği çekebilirdim
Bir gün gideceğini bilmeseydim
Ve inansaydım hala aşka
Soğuk nöbet gecelerinde
Bir daha üşümezdim
Seni bir daha düşünmezdim
Sitem edip içimden
Küçük bir çocuk gibi küsmezdim
Ağlamaktan utanıp çaresiz kalmazdım
Soğuk nöbet gecelerinde
Tüfeğimin namlusu ellerimi üşütürken
Yandaşlıma arkadaşlığıma kimse yokken
Son kez baktığım fotoğraflarımızda
Ne kadar azaldığımı görmezdim
Eğer bir gün gideceğini bilmeseydim
Ve inansaydım hala aşka
deniz kokan yerleri özlüyorum
ve uzun yolculukların sıcaklığını
dayanılmazlığını hissetmeye çalıştığım hasretin
öyle şiirler yazmak istiyorum
cuk otursun yüreğime...
ve uzun yolculukların sıcaklığını
dayanılmazlığını hissetmeye çalıştığım hasretin
öyle şiirler yazmak istiyorum
cuk otursun yüreğime...
ölümün soğukluğunda
bir seni birde doğacak
güneşi düşlüyorum
içimde sonbaharda dökülmüş yapraklar
bana sonbahardan hatıra
ve ben sensiz geçen günlerimde
hep hasterler armağan ediyorum dünyaya
dünya sonbahardan bana hatıra...
(Birgün belki birgün son gözyaşların yüreğimdeki ateşi söndürecek sen dönmezsen sonbaharlar dört mevsim üşütecek yangınlarımı...Birgün döneceksin rüyayla yada ölümle yada bir sabah o ilk süprizle döneceksin beni bulabilirsen sonbaharda bir ondokuz ekim sabahı o gün ellerimi tutmak için söz ver)
bir seni birde doğacak
güneşi düşlüyorum
içimde sonbaharda dökülmüş yapraklar
bana sonbahardan hatıra
ve ben sensiz geçen günlerimde
hep hasterler armağan ediyorum dünyaya
dünya sonbahardan bana hatıra...
(Birgün belki birgün son gözyaşların yüreğimdeki ateşi söndürecek sen dönmezsen sonbaharlar dört mevsim üşütecek yangınlarımı...Birgün döneceksin rüyayla yada ölümle yada bir sabah o ilk süprizle döneceksin beni bulabilirsen sonbaharda bir ondokuz ekim sabahı o gün ellerimi tutmak için söz ver)
alışkanlıklar aynı aşklar ayrılıklar
bakışlar aynı birgün bir sonraki de
cevaplar aynı çareler çaresizlikler
doğrular aynı değerler dostlar
umutlu beklemekli bir gelecek
tutkular ve ansızlığı gerçeklerin
ağır aksak yaşıyoruz
yarım yamalak gençlik
ansızın gelen ölüm
ve her ölüm erken hala
YALIN HALİ AYNI BU SÜRÜNCEMENİN
eylül aynı ekim erkenliği bir ertesinin
felsefe aynı faydası figüran dünyanın
güzellik aynı gaflete düşüren gözleri
ikimizde aynı inatlar inançlı gözlerin ışığı
kokusu aynı kostümünü çıkarmış istanbulun galatada
LEVENT aynı değişen dünya değişen yollar
umutlu beklemekli bir gelecek
önceden sezemediğim ayrılık
avlusunda zamanın koşuşmalı bir telaş
geçti geçecek gibi tadını alamadığım
içine çekilesi nefes gibi
dokunsan uçacak his gibi
yanından ayrılamadığım sevdadır yaşam
işte bu aynılıkta
ağır aksak yaşıyoruz
yarım yamalak gençlik
ansızın gelen ölüm
ve her ölüm erken hala
YALIN HALİ AYNI BU SÜRÜNCEMENİN
bakışlar aynı birgün bir sonraki de
cevaplar aynı çareler çaresizlikler
doğrular aynı değerler dostlar
umutlu beklemekli bir gelecek
tutkular ve ansızlığı gerçeklerin
ağır aksak yaşıyoruz
yarım yamalak gençlik
ansızın gelen ölüm
ve her ölüm erken hala
YALIN HALİ AYNI BU SÜRÜNCEMENİN
eylül aynı ekim erkenliği bir ertesinin
felsefe aynı faydası figüran dünyanın
güzellik aynı gaflete düşüren gözleri
ikimizde aynı inatlar inançlı gözlerin ışığı
kokusu aynı kostümünü çıkarmış istanbulun galatada
LEVENT aynı değişen dünya değişen yollar
umutlu beklemekli bir gelecek
önceden sezemediğim ayrılık
avlusunda zamanın koşuşmalı bir telaş
geçti geçecek gibi tadını alamadığım
içine çekilesi nefes gibi
dokunsan uçacak his gibi
yanından ayrılamadığım sevdadır yaşam
işte bu aynılıkta
ağır aksak yaşıyoruz
yarım yamalak gençlik
ansızın gelen ölüm
ve her ölüm erken hala
YALIN HALİ AYNI BU SÜRÜNCEMENİN
...hayat bize
mutlu olma şansı
vermedi sevgili
biz kendimizden
başka herkesin
üzüntüsünü üzüntümüz,
acısını acımız yaptık
çünkü. Dünyanın öbür
ucunda hiç tanımadığımız
bir insanın göz yaşı bile
içimizi parçaladı. Kedilere
ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat
karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında
ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine
üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün
hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...Sevinerek,
severek, sevilerek, düşünerek... Ve o
vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...
mutlu olma şansı
vermedi sevgili
biz kendimizden
başka herkesin
üzüntüsünü üzüntümüz,
acısını acımız yaptık
çünkü. Dünyanın öbür
ucunda hiç tanımadığımız
bir insanın göz yaşı bile
içimizi parçaladı. Kedilere
ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat
karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında
ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine
üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün
hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...Sevinerek,
severek, sevilerek, düşünerek... Ve o
vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...