Mehmet Ali Baştuji Şiirleri
Sen olmasan kent gizemli bir uykuya dalacak
bu yıldızlar bir bir sönecek
denizfeneri susacak birden yalnızlık
martılar takılacak balıkçı ağlarına

Seviyorum seni yine söylerim
tut beni yoksa boğulacağım
yüreğim dinamitlenecek gizlice
yunuslar bulacak kıyıya vuran cesedimi

Bir gemi keskin bir siren çalacak
ben yine seni seveceğim yine
yosun kokacak saçlarımdan
tut beni gözlerinde yıkanacağım

Bu günlerde sık gülümsüyorum, ansızın hüzün
ılıman bir sis çörekleniyor üzerime
yüreğim çatlayacak kabına sığamıyr
kent ayaklanıyor fırtına sesleriyle

Birden esmer bir sevda yürüyor
ellerimi unutmasam yürüyeceğim
hazırım, ben değilmiyim tüm aşkları çoğaltan
onları yaşatan da, oturup gömen de benim

Ben yine seni seveceğim yine
bir kayabalığı kuyruğunu silkeleyerek
martı sürüleri karaya vuracak
deniz kıyılara vuracak ansızın
al beni gözlerine sığınacağım

ay susar. Fesleğenlerin hışırtısı yakamozlar ıslak
esmer bir sevda geçer gözlerimin içinden
ürpermelerde ararım. Ki yoksun
uzun bir türküde kaybolurum

Deniz girmiş içimde bir kez, güneşi de alacağım
güneşi de alacağım, kocaman gözlerini de senin
bir yıldız kayacak ansızın susacağız
bir susacağız, gözlerimiz konuşacak
her şeyi anlayacağız

Gözlerinde hüzün bulutları
görmeye dayanamam, kahrolurum
"ölürüm, kanlım olursun"

Getirdiğin çiçekleri
boğulduğum yere bırak
-Gözlerimi de adarım geldiğin yola-

Elimi tutsan avuçlarında ısınsam
bu tipi sussa yüreğimde esmese
esmese poyraz üşümesem
ürpersem böyle ıslak gecelerde

Ben hep beni sevsem ah seni
sevdim yalnız seni sevdim bilirsin
bilirsin tek gözlerin ısıtır yüreğimi
avuçlarında sıcacık ellerim

Haydi gel üşümeliyim artık
üleşelim sıcaklığını ellerimizin
ellerim ellerinde yeşersin
sevgiye tanıktır gözlerimiz bilirsin

Bu yıldızlar bilirsin hep burdalar
yıldızlar bütün çağlara tanıklar
ve tüm aşkları bu yaşlı ıldızın
karşımızda eğilsin

Ahtapot ölsün. Deniz kırlangıçların
martılar denizi öpsün, ben seni öpeyim
gözlerin aksın içime bir damla güneş gibi
güneşi görmek istiyorum, güneşi
parıltısında gözlerinin
artık üşümüyorum
Karanlık birormanda ilerliyorum
kimse yok kendimden başka ve geceden
oysa kucaklamak istiyorum güneşi
sevdayla açılıyor kollarım
sen yoksun

Bir karabasandı yaşadığımız
yalnız biz vardık bir de sevgimiz
şimdi yolkarla dolu ömrümüz
tatsız kalmış türkülerimiz
sen yoksun

Issız dağın ateşiyle sevişirken kurt ulumaları
ayışığı damlıyordu yeşilliklere
üşümüş ellerim
anılar diken diken
sen yoksun

Ne zamandır düşlerime direr sarışın bir çocuk
uyanır ve bir resme dalar gözlerim
bir elimde tutmuşum yakasından sevdanın
bir yandan yüreğimi sarsar ayrılıklar
Ölürüm, cesedim gülümser fotoğraflarda
bir güvercin kanatlanır gömütümün başucunda
bir kız inciler döker
kırkikindilerle sulanan toprağıma

Ölürüm denizler yetim kalır ardımdan
çığlık çığlığa martılar düer
kayalıklarda yankır
kayalıklarda çatlar maviler

Ölürüm, kardelenler dökülür
kasımpatlarıyla çoğalırım
sevda türküler dillenir yüreklerde
ölürüm yine de büyürüm ölüme inat
Yasak sevgler gördüm, ölümcül bulutlar
çatlamalıydı sevda kozaları güreğimde
oysa fesleğenlere gömdüm
karıncalar yürüdü sızlayan kemiklerime
oturdum, bıyıklarımı yedim

ay doğar gün ardından
ortancaların arasında üç damla kan
yağmurlarla bağlanıyor dilim
yürüyorum kaplumbağaları geçip
mor perçemli insanlardan kaçmıyorum
türkülerim ıslak bu günlerde
Kimlerdi Yitirdiklerim kuş cıvıltılarımı ıslak
bakışlar mı
kapılar çıtırdıyor ansızın uyanıyorum
bir otobüs salınıyor zamansız
yüreğim sarsılıyor camların ardındah

Yüreğimi gördünüz mü?

Kentler de ölüyor insanlar gibi
belki daha ağır ama ölüyor
bir alevdir sarıyor varoşları
yine de dağılmıyor yaşam

Yüreğimi yördünüz mü?

Ne zamandı unuttum bir ceylanı öpüşüm
kekik kokusuyla yunmuştu bedenim
yitik kentlerde koyup ta acıları
düşmüştüm yollara usulca

Yüreğimi gördünüz mü?

Bütün olabilirliklerin kıyısından ufku gözlüyorum
elimde altın rengi başaklar
bir tas güneş
bi de gitarım

Yüreğimi gördünüz mü?
Kırık kalpler sokağında akşam oluyor.
Akşam güneşi saçlarının siyahlığını,kızıla çalıyor/Sokak kırık kalplerle doluyor.

Viran sokaklarında şehrin,
Viran yürekler üretiliyor.
Kırık kalpler sokağında akşam oluyor.
Her akşam olduğunda,
Birilerinin duyguları boğazlanıyor.
Her akşam bir cam güzeli,
Telli duvaklı gelin oluyor.