Metin Altıok Şiirleri
Ten kokunu tenime, gece rüzgarı taşır.
Ilgıt, ılgıt esip de , öyle gel gecelere...
Sığınacak yer yoksa, sana sinem yaraşır.
Gündüzlere küsüp de, öyle gel gecelere...

Gözlerden ateşlenir, sevda bir kurşun olur.
Suya eğilirken de, güzel ceylan vurulur.
Sevdalandın bir kere, söyle nasıl durulur,
Yalnızlıktan kaçıp da, öyle gel gecelere...

Sığınmışız bir kere, gök kubbenin altına.
Yalnızlık akkor olur,içte eser fırtına.
Sevdaların yakarken, varmaz mısın farkına.
Alev,alev yanıp da, öyle gel gecelere...

Mevla aşık olana,güçlü bir sabır versin.
Ayrılık ateşine, dayanılır mı dersin.
Yemeninin ucuna, sevdanı düğümlersin.
Düğüm, düğüm çözül de, öyle gel gecelere...

Yürekte bu haykırış, hançer de çığlık varken.
Sinende olan ateş, seni durmaz yakarken.
Gözlerdeki özlemi, ay ışığı yıkarken.
Işık ,ışık süzül de, öyle gel gecelere...

Elmadağ
12/08/1996
Sardunya kırmızısı,güneşin ışıkları.
Gurup vakti delerken, kurşuni bulutları...
İçte bir volkan patlar,gökyüzüne dağılır.
Tutuşur mavi kubbe,yanar kavrulur bozkır...
Güneş durur ufukta, hazdan titrercesine.
Bir sevgili, bir yar i,ay ı beklercesine...
Bir an daha da büyür batmamak yere.
Zannedersin o kubbe, yanıp göçmek üzere...
Bu muhteşem yapıyı, sende huşuyla seyret.
Geçen zaman içinde, bu an ayrı bir servet...
Gece lacivert,siyah elbisesini giyer.
Süsler elmas yıldızlar,gökleri birer,birer...
Mor sislerden tülleri, çeker üstüne toprak.
Serin bir mutlulukla, kımıldanır her yaprak...
Geceye hazırlıktır, yanar bir,bir ışıklar.
Tenha köşelerine, çekilirken aşıklar...
Her gurup akşamında, başlar içimde hüzün.
Kalmaz neşesi dostlar,böyle geçen gündüzün.
Seyret ki bu tabloda, gün bir ölüm faslında.
Hayatın bir sırrıdır, gurup vakti aslında..

Elmadağ 22/09/1996
Bir mevsim geçtiğini,
Artık anlamalısın...

Mazide kaldı bugün,
Her şeye güzel diye,
Adlandırdığın yıllar...

Yok artık yaslanacak
Ulu bir çınar kökü...
Ne de, zor anlarında,
Tutunacak,
Bir dal var...

Yürekten der misin hiç,
Yaşadım o yılları,
Heyecan dolu diye...

Her bir yıl, ayrı yaşam,
Her bir ay, ayrı güzel,
Her bir gün, ayrı coşku...
Fırtınalardan uzak ,
Şöyle kenar kuytuda ...
Suya düşen yaprağın ,
Kayıp gitmesi suda

Bir mevsim geçtiğini,
Artık anlamalısın...

Uzak kaldık güzelden,
Güzel olan her şeyden...
Geçmişe bir nişan ,
Koyduk gizlice...
Yürekte sakladık heyecanları...

Hiç gitmez hatırımdan...
Sık, sık olmasa bile,
Yaşadığım her andan...
Dilimizde,hoş bir tat,
Gözde damlalar kaldı.

Bir yıldız doğduğunu,
Kaydığını biliriz...
Bir yol var içimizde ,
Geriye doğru giden...
Acı, tatlı olsa da ,
Geçmişi bu gün eden...
Bir yol var,
Bağlamadadır, baharı,
Son bahara...
Yeşili sarı eden...

Bir yol var.
Gözden içe,
Sessiz ağlamadadır...

Varsın kuru da olsa
Üstünde kalsın yaprak.
Bir gül ağacı diye,
Tanısınlar,bilsinler...

Bir mevsim geçtiğini,
Artık anlamalısın....

19/07/2000 Elmadağ
Her şey hafifçe ıslak, gözler sabah pusunda.
Sevdada yolculuksa , bilirim ağlıyorsun...
Yürekte çiçek açar, gözlerin buğusunda.
Açmayan tomurcuksa, bilirim ağlıyorsun...

Gözlerde saklı sular,kirpikle buluşmadan.
Dağlardan soğuk sular,vadilere düşmeden.
Yürek soğumuyor ki,sevgiye kavuşmadan.
Kuytuca bir kaynaksa, bilirim ağlıyorsun...

Toplanmış acıların,gözlerinin ardına.
Ürkekçe bakışların, varmaz mısın farkına.
Dayanmaz kıyıların,gözde dinsin fırtına.
Üşüyorsan ,soğuksa,bilirim ağlıyorsun...

Zincire vurdun yası,tutsaklık gözde doğar.
Bunca hırçın gözyaşı, gözlere nasıl sığar.
Yanağa akan seli, anlayabilsem eğer.
Açılmayan tuzaksa, bilirim ağlıyorsun...

Gözlerimde yılların görüntüleri solda.
Mevsimi yaprakların, çığlık çığlığa dalda.
Sonbaharı yaşamın ,son gezinti bu yolda.
Benden hayli uzaksan, bilirim ağlıyorsun...


Elmadağ
29/10/1996
Aşkın özgürlüğüne, doğru gitmek isterdim.
Gönülden fedakarlık,sade sana gösterdim...
Gözlerinde kendimi.görsem dilediğimce.
Sana ulaşmak ise ,bil ki sırattan ince.
Nice özlemlerim var, bunca zamandan beri.
O kadar istedim ki, benim ile gülmeni...
Yaşanmamış sayarım, sensiz geçen her günü.
Yıllar seni okşamış,okşar gibi bir gülü...
Bakışlarında kaldım,yaramda neşter misin.
Derinde olanları ,görmekte ister misin...
Şafaktan daha parlak,gül goncasından nazlı.
Sihirli güzelliğin ,ardında neler gizli...
Öfkeli dalga kadar,hırçın yıkıcı mısın.
Çölün güneşi kadar,kızgın yakıcı mısın...
Aydınlık kadar zarif, kar kadar yumuşak ol.
Secde de olan alnım,ruhumdan da ak pak ol...
Dua ol, içime ak, bir güne başlar gibi.
Alnıma yazılısın, gülde nakışlar gibi....
Sazlardan iradeli, baş eğmeye müsait.
Kadınım ol isterim,sadece bana ait...

Elmadağ
8/ 03/1997
Bir kez benim gibi sev, dağlarda bahar varken.
Bir görün,bir şey söyle, anlat sen eskilerden...
Geleceksen gel artık, bırakma acılarda.
Hiç ümidim kalmadı, şimdi sensiz baharda...
Bu nasıl nazdır bilmem, belki sevda gereği.
Sığdıramaz oldum ben, bu kez seni yüreğe...
O içimde kendimce yaktığım ateş var ya.
Bu kere sönmez oldu ,ne yağmurda ,ne karda..
Senle sevda seline , beraberce karıştık.
Bu gönül yarasına, ta ezelden alıştık...
Unut gitsin geçmişi,hiç anmasan da olur.
Sevdanın ateşinde, sen yanmasan da olur...
Günleri zindan eden , yüreğin yarası mı.
Al beni gözünle sev, ağlama sırası mı?
Ne fayda görüyorsun ayrı olduğun andan.
Bana biraz ayırsan , harcadığın zamandan...
Gel iş işten geçmede, neden benle değilsin.
Gel yüreğe işleyen acıların dağılsın...
Gönül deki hasretin,artık gitsin isterim.
Senle başladı her şey, senle bitsin isterim...

Elmadağ
17/07/1997
Var git dilin duası , bu kez değildir sana.
Ağlamak eski silah, ta ademden bu yana...
Var git görmesin gözüm, sen hayal kuramazsın.
Gönülden sadık değil, bir yerde duramazsın...
Var git gidebilirsen, gidebildiğin yere.
İyi olmaz yaranla, biçare kal, biçare...
Var git anlat herkese, bilsinler söyle kimdir.
Kim kimin yarasına ,çare olmuş hekimdir...
Anlat ki öğrensinler,sevdada ahit var mı?
Anlat ki terk edene ,cezalı akit var mı?...
Var git gittiğin kadar, veda etmen gerekmez.
Bu gönül tarlasına, hicran ekmen gerekmez...
Var git vefa örneği, kanayan yürek benim.
Duada huzur gibi, sevdada dilek benim...
Var git kölen değilim,sürükleme ardından.
Aşkla bağlı olanlar, kopmaz gönül yurdundan...
Var git gönül dostuyken , azat ettin sen beni.
Bu sevda pazarında, mezat ettin sen beni...
Var git, dostum sen var git,uğurlar olsun sana.
Ağlamak eski silah, ta ademden bu yana...


Elmadağ
10/07/1997