Mine Özdemirtaş Şiirleri
Hatirliyormusun bana verdigin tüm sözleri BE GÜLÜM
Hep düsünürüm bunlari geceleri
Bana, Sen benim birtanemsin, benim yüregimsin, herseyimsin derdin..
Ama simdik bunlari unutup sadece aci verdin

Tanismamiz bile bir tuhaf´di..BE GÜLÜM!
Bir kavga ile baslayan ama sonu sevgi ile tamamlanan bir tanisma

Herzaman derdim´ki, nerden cikti önüme bu güzel insan
Demek´ki allahin isiyimis inan

Simdik Sen uzaklarda
Ben ise burda yalnizim karanlikta
Ben bunu hak ettim´mi BE GÜLÜM?

Beni sensiz, nefessiz ve artik yasama hevesi olmayan
bir solmus, susuz gül gibi biraktin

Bir zamanlar bana, GÜLÜNÜ SOLDURDULAR, diye yazmistin..
Simdik sen beni soldurdun BE GÜLÜM!

Ben hep sevdiklerimi kaybettim
Sende beni biraktin gittin
Gittigin insanlar icin degsin BE GÜLÜM!

Icimde büyük bir bosluk
Ne aclik ne susuzluk
Benim tek istedigim sensin BE GÜLÜM!

Sana Günesim, Yildizkaymam derdim
Sen bana simdik sadece aci verdin

Ben hala, beni tanidigin gibiyim
Oysa ben seni hic taniyamiyorum BE GÜLÜM!

Nedense kaybettigim zaman, herseyimi, sevdiklerimi kaybederim..
Ilk önce seni, üc gün sonra atami kaybettim
Bu aci bana agir gelir BE GÜLÜM!

Dedim´ya degiyorsa gittigin insan icin
Git BE GÜLÜM!

Allah öldürür, bu dünyadan’ da alir
Sen beni yasarken öldürdün bu dünyada biraktin

Olsun BE GÜLÜM, sen benim hala yildizkaymamsin
Seni hala seviyorum ve hala bekliyorum!!!
Geçmişi olmayan, gurbetten kopup gelmiş bütün mahalleler.
Her sabah; renksizliğinizle üstüme gelseniz de birer birer.
Size yenilmeyeceğim. Zırhım delik, karınca gibiyim üstelik.
Ama, bedeli peşin ödemekten yanaysa usül ,
Bilesiniz ki; Akşamı çekmeyi öğreniyorum usul usul.
Zamanın dibini delmeyi size borçluyum soğuk sokaklar.
Hava karardığında; sırayla, ardımda tükenirken duraklar.
Yaklaşan bir gölge kollarını açar ve beni kucaklar.
İşte ancak; o anda gün doğar, çatısız bacalarınız gülümser.
Ne zaman ki.... gölgenin göz bebeklerine kahrolası karanlıklarınız iner.
İşte o zaman giderim İstanbulunuzdan ve perde iner.
Eskiden
Dostları gördük mü,
Sarılırdık birbirimize
Şimdilerde şaplak indiriyoruz ellerimize.
Mutfağa girenin aşure pişirmesi gibi
Sanal kitaplar icad ettik şiirlerimize.
Karıştı tezgahın üstü.
Korkarım
Ağlayan bile olmayacak öldüğümüze.
Bir TENin olası sıcaklığını unuttururken
PCleşen yüreklerimize
Hiç değilse..
Son mesajı otomatik vermeyi
Öğretebilseydik farelerimize
Sözün ötesi daha keşfedilmedi biliyorum.
Ben; sadece keşfedilen kısmıyla oynuyorum.
Hiç kolay değil okunası bir öykünün yazarı olmak;
Kalbim buzlukta kral aileleri gibi yaşayarak.
Hepimiz,
Sıradan bir aşk bulana kadar bir hiçiz.
Sonra?

Sonra çekip gidebiliriz.
İyi niyetten kör olmadan önce gözlerim ,
Yavaşça müziğin nöronlarına dönmeliyim.
Madem ki.
İç dünyalarımız,
Tüpsüz dalınamayacak kadar derin.
Hiç değilse kıyısına,
Bir çiçek koyabilmeliydi ellerim.
BIRAKIP GİDEN YARİN ARKASINDAN DÖKECEĞİN GÖZ YAŞI
HAYATI ONSUZ ANLAMSIZ SANAN KIRIK KALBİN
BİR GÜN ANLAR GERÇEKLERİ
ANLARDA GÜLER GEÇMİŞTEKİ HALİNE
BİLİR.İNKAR ETMEZ ÇOK SEVMİŞTİR ESKİDEN
AMA GERÇEKLERDEN KAÇILMAZ
KALP BU SEVMEDEN DURAMAZ
İŞTE BURDA
HER AYRILIK YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR.......DER
VE YENİDEN SEVER


(((SİZE TAVSİYEM ASLA SİZİ SEVMEYENİ SEVMEYİN ÇÜNKÜ GERÇEK AŞK BU DEĞİL)))


Kabul et ki... çok güzel yaşandı elele yıllar
Mutluyduk değil mi? Dünyalar kadar.
Fakat ne yazık ki... o günlerden geriye
Ne bir resim... ne bir dekor kalacak.
İşte... belki de bu yüzden
Unutmak kolay olacak.

Gerçekten de... çok emek harcadık birbirimize
Şahitler bütün zamanlar... ağlayıp gülmelerimize.
Fakat ne yazık ki... balansta elimize
Ne bir artı... ne bir eksi kalacak
İşte... belki de bu yüzden
Unutmak kolay olacak.

İyi ki... tek yönlü bilete talip olmuşuz
Sadece bizim olan bir dünya kurmuşuz.
Fakat ne yazık ki... son durakta indiğimizde
Ne bir geçiren... ne bir karşılayan kalacak.
İşte... belki de bu yüzden
Unutmak kolay olacak.
Dünyadaki tek gerçek sensin sanmıştım
Arkana dönmedem çekip gittiğin
güne kadar
şimdi anladım ne gerçeklerim senle dolu
nede kalbim senin