Muharrem ÜZÜMLÜ ÜZÜMLÜ Şiirleri
Öğretmenim-


İnsanlığın en iyi beton harcısın sen.
Okur yazarlığın ilk ve tek öğreticisi,
Cahilliğin en etkili tek ilacısın sen.

Karanlığı cehaleti yıkan parlak güneş,
Çağdaşlığın, ilk ve tek öncüsüsün sen.
İnsana şekil veren, baş usta ve mimar,
En başarılı, Toplum Mühendisisin sen.

Ana kucağı kadar sıcak, iyi bir ana,
Babalar gibi, sırdaş olan babasın sen.
Ana yüreği kadar, yufka ve koruyucu,
Dostların en iyisi kadar, dostsun sen.

Meleklerin en meleği, iyilerin en iyisi,
Arkadaşların en mükemmelisin sen.
Tebeşir tozlu, nasırlı kalem tutan ellerin,
Hiç dert görmesin, canım öğretmenim.

Bahçende öyle değişik güller yetişir ki,
Bahçıvanların, en mükemmelisin sen.
Pırlantanın elmasın en iyi şekil vericisi,
Altının en iyi sarrafısın sen öğretmenim.

Muhtar, Başkan, Vali ve Kaymakamın,
Bakan, Başbakanın tek yetiştiricisin sen.
Devletin çatısı da senin emeğin ve eserin,
Tüm mimarların da baş mimarısın sen.

Şairce fazla söze, çok lafa gerek yok,
Saymakla bitmez faziletin, emeklerin.
Erdem sensin, ışık sensin, bilgi sensin,
Kucak kucak sevgi dağıtan sensin, SEN.

Görmeyenlere göz, duymayanlara kulak,
Yürüyemeyenlere, demirden ayaksın sen.
Sanatın en kutsalı olan, en başarılı sanatkar,
Bilinmese de kıymetin, çok kanaatkarsın sen.

Kalemi kılıçtan daha keskin eden baş usta,
Millete faydalı bilgiler öğreten, bilgesin sen.
Çare üretensin, geleceği gören gösteren göz,
Ne servet istersin, ne şan, ne makam, ne de söz.

İlim Çin’de de olsa, mutlaka gidin alın, denmiş,
Bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum, denmiş,
Acaba öğrettiklerin için sana kaç yıl köle olunur,
Bunu bilen, anlayan,değer veren, var mı öğretmenim!

Ulu Önderimiz dedi, Yeni Nesli Siz Yetiştireceksiniz!
Dedi ki, Sizin Başarınız Cumhuriyetin Başarısıdır!
Mesleklerin en kutsalı,en yücesi bil ki sendedir sende!
Fakat:maalesef yılda bir gün, 24 Kasımlarda anılıp yağlanan,
Değeri, kıymeti; sadece bir gün konuşulduktan sonra, unutulan,
Boş söz vaatlerle de avunabilen, eli öpülesi, canım öğretmenim.

24/11/2005
Muharrem ÜZÜMLÜ
İlköğretim Müfettişi

Esmam


Gel tara dizlerinde ağaran saçlarımı.
Gel de sil mendilinle akıttığın,
Hicran gözyaşlarımı.
Gel Esmam gel, gel gel.
Umutla ektiğin sevgi tohumlarını,
Kendi ellerinle sök at kalbimden.
Ya da sökemiyorsan yine gel.
Güzel yüzünü tatlı gülüşünü özledim gel
Tahammülüm yok gücüm yok artık,
Gel aşka olma engel.
Biliyorum engellerimiz var.
Aşılmaz da, katlanılmaz da değildir.
Gel beraberce göğüsleyerek aşalım.
Bu engelleri gel.
Gel Esmam Gel.........

05.Eylül.1985
Muharrem ÜZÜMLÜ
Sevgilime Sitem


Gönlümüzde gül açtı,
Nasıl kurutalım dersin.
Masal mı sandın sen aşkı,
Artık bitirelim dersin.

Zamanla severim deyip de,
Nasıl unuttum dersin.
Kafa bulma benimle,
Sevgim azalıyor her an.

Ne gül kalır ne gonca,
Bak bende o zaman.
Sen vefasız sevgilim,
Nasıl şeysin nasıl?

Nasıl,ne ,kim olursan ol.
Fark etmez artık.
Sen benim gözümde hiç,
Hiçbir şeysin.

Şu kalbim davranışlarınla
Sözlerinle senin.
Yaralandı ama,acısını,
Yine, yine sen çekersin.

06/03/1989
Muharrem ÜZÜMLÜ

Biterse Bitsin Be


Bu halinle bu tavrınla gülüm.
Sen yar olamazsın artık bana.
Oyuncak olmadıydım kimsenin elinde.
Oyuncak da oldum sana sonunda.

Ben anladım, anlasam da ne yazık ki
Sen anlayamazsın gülüm bana
Kapasiten yetersizse eğer,
Değerlendirmen için hayata.

Suç sende değil, sana gönül verende.
Suç sende değil, Seni anlayamayan bende.
Suç sende değil, sana hayatın gerçeklerini,
Anlatıp, kavratıp, öğretemeyenlerde.

Bir gün anlayıp, kavrayacaksın,
Bu açık ve acı gerçekleri ama,
O zaman vakit çok geçmiş olacak,
Bak, hatırlatırım gülüm sana.

Şunu iyi bil, mantığınla hareket et.
İnsanca değer ver her insana.
Bu yaşta da olsa, O öğretti de.
Dürüst olup, dürüst davranmaya.

Kahretsen de, kızsan da, unutsan da.
Başarılar dilerim gülüm sana.
Kısa zamanda da tutarlılığı, doğruluğu
Öğretebildiysem ne mutlu bana.

Öğrenemediysen, öğrenmek istemiyorsan.
Sana ne diyebilirim ki ben daha.
Bitirelim öyleyse diyorsun.
Kaprislerin sınırı aştı zaten.
BİTİRDİK BE ! KAPATTIK
BU OLAYI, BU DEFTERİ DE!

04/03/1988
Muharrem ÜZÜMLÜ

Duygulandım Ben Yine


Gecelerin sensiz ve sessiz karanlığında,
Dert ve çilelerimin hüzünlü kahırlı yalnızlığında,
Kaderime isyanımın başkaldırımın sarhoşluğunda,
Duygulandım, duygulandım ben yine.

İsyanım kadere, başkaldırım talihe.
Sitemlerim hep kaprisli çıkan sevgililere.
Sesleniyorum size bana anlayamayanlar.
Sözüm size, sevginin anlamını kavrayamayanlar.

Gönlüm acaba neden hep anlayışsızları sever.
Gözlerim acaba neden hep güzelleri seçer.
Kalbimi acaba neden hep vefasızlar yakar.
Duygularımı acaba neden hep duygusuzlar yıkar.

Benim gönlüm delimi divane mi?
Gözlerim acaba açık değil kör mü ki?
Duygularım değersiz oyuncak mı ki?
Kalbim vefasızları sevecek kadar mantıksız mı ki?

Korkuyorum artık bu ışıkta söner.
Belki bu sevgi de hüzünle biter.
Kalbim sevgi ateşiyle yine yanar.
Kabuk tutmuş yaram tekrar kanar diye.

Deli gönlüm uslanmadın mı artık hala.
Sevme ne olur bir başkasını daha.
Bahtsız gönlüm yandığın yetmez mi hala.
Ne olur yakma,yakma bir sevgi ateşi daha.

16/03/1989
Muharrem ÜZÜMLÜ

Babama


Sen bu dünyadan gittin,dünya batmadı,düzen bildiğin gibi duruyor baba,
Dünyada pek fazla bir şey değişmedi,yine aynı tas aynı hamam baba,
Sadece biraz daha kirlendi,ama hiç durmadan dönüyor dünya yine,
Hep namussuzlar yine namussuz,iyiler yine iyi,kötüler yine kötü,
Garibanlar fakirler kimsesizler, yine fakir kimsesiz ve çaresiz,
Doğrular dürüstler yine dürüstler,ama hep biçare ve sahipsiz,
Adalet mülkün temelidir dendi hep,adalet güçlünün temeli oldu,
Hakka hukuka,adalete saygı,insana sevgi hürmet kalmadı baba,
Güçlüler güçsüzleri senin zamanındaki gibi, yine eziyor yine baba,
Dürüstler doğrular ezilmişler horlanmışlar erken ayrılıyor dünyadan,
Namussuzlar da öldü,ama yerine yenileri doğdu büyüdü hep baba,
Namussuzlar atalarını dedelerini aratmadı onları bile solladı baba,
Düzenbazlar atalarını dedelerini aratmadı, onları bile geçti baba,
Kul hakkı yiyenler dedelerini aratmıyor onları bile solladı baba,
Yalanla dolanla insanları kandıranlar hiç azalmadı tükenmedi,
Mantar biter gibi yenileri bitti ortada çoğaldıkça çoğaldı baba,
Kul ettiğini mutlaka bulur,bu yada öbür dünyada ettiğini öder,
Diyordun ya baba,artık Tanrının bile sanırım sabrı kalmadı,
Cezalarını bu dünyada veriyor,ama anlayamıyorlar yine baba,
Kötüler cezadan da anlayamıyor kavrayamıyorlar yine de baba,
İnsanlar gene bildiğini okuyor,yapıyor bildiğinden şaşmıyor baba,
Güzellik doğruluk dürüstlük,namusluluk erdemlilik soydan gelirmiş,
Bunları söylemeye eğitimci olarak dilim dönmüyor söyleyemem ama,
Ne olurdu genlerime,azıcık hile hurda yalan dolan katsaydın ya baba,
Bu dünyada insanlık,doğruluk,dürüstlük,adalet,çalışkanlık para etmiyor,
Yalan dolan,hile,al,dolap,ayak oyunu,üç kağıtçılık azalmıyor hiç bitmiyor,
Zenginin hiçbir zaman gözü doymuyor,fakirin hiçbir zaman karnı doymuyor,
Haram yemeyene aptal,geri zekalı yiyene ise;uyanık,akıllı,beyefendi diyorlar baba,

24/09/2006
Muharrem ÜZÜMLÜ

Anneme


Meleklerin en kutsalı, insanların güzeli,
Kulların en temizi, sevgilerin en yücesi,
Gülücüklerin en iyi, öpücüklerin en tatlısı,
Annelerin annesi baş tacısın sen anne.
Bizim için erken ağarttın hep saçlarını,
Kucağında bahardı bizim gözlerimiz,
Öpücüklerin en temiz taze kır çiçekleri,
Biz seninle neler, gördük neler yaşadık,
Dayanamam dayanamıyorum anne.
Öperdim her zaman mis kokulu gül yüzünü,
Sarmalar kucaklardım seni doyasıya,
Isıtırdın içimi, kızgın güneşim gibiydin,
Biz seninle ne yağmurlarda ıslandık,
Dayanamam dayanamıyorum anne.
Rüzgarlara tüm zorluklara göğüs gerdin,
Yokluklara saçlarını hep süpürge ederdin,
Biz ne iyi kötü günler geçirdik be anne,
Her zaman her zorlukta beraberdir bir anlık,
Şimdi sen yoksun bil ki her yer karanlık,
Biz ne azaplar ne zorluklar yaşadık,
Dayanamam dayanamıyorum anne.
Biliyorum ağlasam da geri gelmezsin,
Yağmurlarla inip yüzüme gülemezsin,
Bak yavrun üzgün mü anasız mı bilmezsin,
Dayanamam dayanamıyorum anne.
Yaşadığım dünya tüm sessizliğe büründü,
Yağan kar damlardan yüreklere küründü,
Yağan yağmur bile hüzünlere büründü,
Gecem gündüzün sanki birbirine karıştı,
Kalbime yanan kızgın kor ateş dağladı,
Dayanamam dayanamıyorum anne.
Döndüm baktım geriye bu dünya boşmuş,
Yaşadıklarımız sadece tatlı birer anıymış,
Oğlumun çok sevdiği biricik babaannesi,
Saf, sade, temiz tertemiz, erdemli,dürüst,
İyilerin en iyisi, meleklerin en meleği,
Annelerin annesi, güzellerin en güzeli,
Kızımın adı ağzımın vazgeçilmez tadı,
Dünyalar tatlısı hacı annemin yokluğunu,
Dayanamam dayanamıyorum anne.

24/09/2006
Muharrem ÜZÜMLÜ