Neyzen Tevfik Şiirleri
Google Reklamları



İlaç Rehberi

Sevdalı akşamlar tekin değildir,
Pek dolaşma gönül viranesinde
Gururlu güneşler boyun eğildir,
Şaka yoktur aşkın efsanesinde.

Çok mutlu yıldızlar çıktı çığırdan,
Farkı yoktur aşıkların sağırdan,
Önce dumanları başlar ağırdan,
Bir cezbeyim aşkın pervanesinde.

İhtimal vermezsin, hem inanmazsın,
Ateşler sarmıştır, sen uyanmazsın,
Mestolduktan sonra artık yanmazsın
Gönlüm gibi hikmet peymanesinde.

Taptığın mihraplar çöker bir anda,
Her şey olmuş bitmiş gibi meydanda
Tutuştu çırağlar, sevda devranda
Yanıyorum sazın teranesinde.

Bir serseriyim ki dur aman bilmem,
Kalbinden başka bir mekan bilmem,
Gök kandil olmuşum, asuman bilmem
Bu mavi gözlerin meyhanesinde.

Karanlık zülfünü bir görmek için,
Gök kanat oldum cin melek için,
Bana yeter artar buselik için
Hatıra telleri dil sanesinde.

Gönül rebabında olamaz düzen
Aşkım bu yıldızı yüzünden süzen,
Buluşuruz yarın, geceye Neyzen
Cananın kalbinde, gam lanesinde.


(Azab-ı Mukaddes adlı kitabından alınmıştır.)
Dudağında yangın varmış dediler,
Ta ezelden yayan koşarak geldim.
Alev yanaklara sarmış dediler,
Sevda seli oldum, taşarak geldim.

Kapılmışım aşk oduna bir kere,
Katlanırım her bir cefaya, cevre
Uğraya uğraya devirden devre
Bütün kainatı aşarak geldim.

Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü.
Ben gönlümü sana verdim götürü.
Sana meftun olduğumdan ötürü
Sarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim.


(Azab-ı Mukaddes adlı kitabından alınmıştır.)
Hani inenu cehenlemi vardı
Titrerdi Rakipler birer birer
Taraftarın Atesli destegi Yukselirdi cehenlemden ozledim
Gokyuzunde yanlız gezen kartal şimdi nerelerde

*****************************
avrupa ruyalarımızdı acı kader onudacaldı sandık uyuyan kartal uyandı haydi zorgunlerin imparatorları sinan Luce uyandırın gokyuzunde yanlız gezen kartalları
Ciğerimin ortasında üç damla kan duruyor
Biri yaşamak der, kabarır
Biri özgürlük der, yanar
Biri kardeşlik içindir.

Gözümün bebeğinde üç damla yaş durur
Biri mutluluk der, dökülür
Biri insanlık, taşar,
Biri senin içindir
Takmışlar askeriye künyesini boynuma
Ereceksin bir gün sen de muradına
Veda ettiğin günü sakın unutma
Farketmesen boynundaki künyeyi
İnkar etme bir gün sen de gideceksin
Kaderinde bir gün sen de güleceksin
Yapayalnızdı kaldırımlar
köşelerinde sarı ıslak yapraklar yığını

Bomboştu sokaklar
sıra sıra arabalar hareketsiz

Soğuktu hava
yağmur var ara ara

Herşey durgundu herkes yalnız
hayat donmuştu iri gözlerinde
al aldı yanakları
kızıl saç kısa kesim
anlamsız, anlamaz bakışlar
anlamak istemezler

Alt katta ağlamalar
üstte tedirgin bir uyku
kara yorganı altında koca şehir tutsak
ve rezil

Az kaldı özgürlüğe
saat gecenin üçü
az önce sıcaktı yatağım
çöktü üstüne sonbahar nemli

Herşey tersine dönmeli
ne şimdiki gibi olmalı hayat
ne de eskisi gibi...
dün gece ben hiç oldum
daracık kırık dökük kaldırımın
köşesindeki taşa kafamı yasladım
taş vardı soğuk
ben yoktum

hiç var olmamış oldum
bu dünyaya hiç nefes vermemiş oldum
dün gece ben hiç oldum

evimin sokağını tüm gece bekleyen
robi´nin sırtındaki pire oldum
korkak kedinin şekilsiz pisliği oldum
dün gece ben hiç oldum

annemin hiç olmamış oğlu oldum
tüm anılardan silinmiş oldum
esmerlerle hiç yatmamış oldum
iyi sevgiliyi hiç oynamamış oldum
dün gece ben hiç oldum

dandik bir balondu hayat
patladı
içinden helyum hava karışımı çıktı
onu da göremedim
dün gece ben hiç oldum

soğuk taşta yatar oldum
kimselere görünmez oldum, ağladım
dün gece ben hiç oldum

istanbul´un narin beyaz kuğularını iskeleye çekmişler de
vapurlara binemez olmuşum
üst katında salep içemez olmuşum rüzgara inat
hiç içmemiş, hiç karşıya geçmemiş oldum
dün gece ben hiç oldum

hiç rüya görmemiş oldum
sarışınlarla hiç öpüşmemiş oldum hayalimde
düşlerimi kaybetmiş oldum
dün gece ben hiç oldum


Google Reklamları