Pir Sultan Abdal Şiirleri
Gelmiş iken bir habercik sorayım
Niçin gitmez Yıldız Dağı dumanın
Gerçek erenlere yüzler süreyim
Niçin gitmez Yıldız Dağı dumanın
Alçağında al kırmızı taşın var
Yükseğinde turnaların sesi var
Ben de bilmem ne talihsiz başı var
Niçin gitmez Yıldız Dağı dumanın

El ettiler turnalara kazlara
Dağlar yeşillendi döndü yazlara
Çiğdemler takınsın söyle kızlara
Niçin gitmez Yıldız Dağı dumanın

Ben de bildim şu dağların şahısın
Gerçek erenlerin nazargahısın
Abdal Pir Sultanın seyrangahısın
Niçin gitmez Yıldız Dağı dumanın
Karşıda görünen ne güzel yayla
Bir dem süremedim giderim böyle
Ela gözlü perim sen himmet eyle
Ben de bu yayladan Şaha giderim
Eğer göğebüren bostan lursam
Şu halkın dilinde destan olursam
Kara toprak senden üstün olursam
Ben de bu yayladan Şaha giderim

Bir bölük turnaya sökün dediler
Yürekteki derdi dökün dediler
Yayladan ötesi yakın dediler
Ben de bu yayladan Şaha giderim

Dost elinden dolu içmiş gibiyim
Üstü kan köpüklü meşe seiyim
Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim
Ben de bu yayladan Şaha giderim

Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış namazım kıldırırlarsa
Sizde Şah diyeni öldürürlerse
Ben de bu yayladan Şaha giderim

Pir Sultan Abdalım dünya durulmaz
Gitti giden ömür geri durulmaz
Gözlerim de Şah yolundan ayrılmaz
Ben de bu yayladan Şaha giderim
Ötme bülbül ötme şer değil bağım
Yar senin elinden de ben yana yana
Tükendi fitilim eridi yağım
Yar senin elinden de ben yana yana
Ya dost ya dost ya dost
Deryadan bölünmüş sellere döndüm
Vakitsiz açılan güllere döndüm
Ateşi kararmış küllere döndüm
Yar senin elinden de ben yana yana
Ya dost ya dost ya dost
Haberim duyarsın da peyiklerinen
Yarimi sarsınlar şehitlerinen
Kırk yıl dağda gezdim geyiklerinen
Yar senin elinden de ben yana yana
Ya dost ya dost ya dost
Deryadan bölünmüş de sellere döndüm
Sivas ellerinde sazım çalınır
Çamlıbeller bölük bölük bölünür
Yardan ayrı düştüm bağrım delinir
Katip arzuhalim yaz Şaha böyle
Kul olayım kalem tutan ellere
Katip arzuhalim Şaha böyle yaz
Şekerler ezeyim şirin dillere
Katip arzuhalim yare böyle yaz

Pir Sultan Abdalım ey Hızır Paşa
Yazılan gelirmiş sağ olan başa
Bizi hasret koydun kavim kardaşa
Katip arzuhalim Şaha böyle yaz.
Sabahtan cemalin seyran eyledim
Gönüller perişan elinden sunam
Nice bekliyeyim gurbet ellerde
Hiç bilir yok mudur halinden sunam
Sen seher yelisin gider gelmezsin
Gelirsen de bana baki kalmazsın
Seni uçuranlar baki kalmasın
Seni kim uçurdu gölünden sunam

Pir Sultan Abdalım cemalim güzel
Aradım bulamadım bir haber yazar
Şimdi senin ismim cenneti gezer
Kalma bizim için yolundan sunam
Şu kanlı zalimin ettiği işler
Garip bülbül gibi yaralar beni
Yağmur gibi yağar başıma taşlar
Dostun bir fiskesi yaralar beni
Dar günümde dost düşmanım belli oldu
On derdim var ise şimdi elli oldu
Ecel fermanı boynuma takıldı
Gerek asa gerek vuralar beni

Pir Sultan abdalım can göğe ağmaz
Hakdan emrolmazsa rahmet yağmaz
Şu illerin taşı hiç bana değmez
İlle dostun gülü yaralar beni
Şu karşı yaylada göç katar katar
Bir güzel sevdası serimde tüter
Bu ayrılık bana ölümden beter
Geçti dost kervanı eyleme beni
Şu benim sevdiğim başta oturur
Bir güzelin derdi beni bitirir
Bu ayrılık bize zulum getirir
Geçti dost kervanı eyleme beni

Pir Sultan Abdalım kalkın aşalım
Aşıp yüce dağı engin düşelim
Çok nimetin yedik helallaşalım
Geçti dost kervanı eyleme beni