Evlerin kardeşiyim ben. Rüzgarı sesle
gece çözülsün yalnızlığımdan
alıştım artık yokluğa yoksulluğa
afkardır bu: eser sultan yaylasından
ve ben eserim akşamla şehrin bağrında.
Zenginlik üreticileri halkı soyarken
yoksulluk katipleri halkı soyarken
vitrinler ve ucuz işporta halkı soyarken
sen esersin sabahla ey yalnızlık.
Yine de ihanetinle avunurum senin.
Yüreğim yanarken senin aşk kandilinde
alir giderim sevgiyi dudaklarından
hasrettir bu: kanımla öderim bedelini
mektubunu yazmam. Resmine bakarım
alışmışımdır yokluğa yoksulluğa
sesimle şehri kucakladığım bir akşamdır
-Sevgilim bana bir çay söyle.
Sen esersin ey yalnızlık
kemiksiz ellerin, sürgün gözlerinle
ceketin, gömleğin ve tarihi tezgahınla
tahılın ve suyun kölesi bedenimde.
kandır bu: akar sevda pınarından
sararım şiirimle onun çıplaklığını
ve şehrin kaburgalarını.
karanlık savurur küllürimi
manşet satar aydınlığa boğarım şehri
sokaklarım esirdir su satıcılarına
sabahlarım nakliyecilerin elinde rehin.
acıdır bu: yağar kışın dağlarından
Anlatırım bir gün hüznü, ihaneti ve seni
Bir renksiz yağmurun camdan yüzüne.
gece çözülsün yalnızlığımdan
alıştım artık yokluğa yoksulluğa
afkardır bu: eser sultan yaylasından
ve ben eserim akşamla şehrin bağrında.
Zenginlik üreticileri halkı soyarken
yoksulluk katipleri halkı soyarken
vitrinler ve ucuz işporta halkı soyarken
sen esersin sabahla ey yalnızlık.
Yine de ihanetinle avunurum senin.
Yüreğim yanarken senin aşk kandilinde
alir giderim sevgiyi dudaklarından
hasrettir bu: kanımla öderim bedelini
mektubunu yazmam. Resmine bakarım
alışmışımdır yokluğa yoksulluğa
sesimle şehri kucakladığım bir akşamdır
-Sevgilim bana bir çay söyle.
Sen esersin ey yalnızlık
kemiksiz ellerin, sürgün gözlerinle
ceketin, gömleğin ve tarihi tezgahınla
tahılın ve suyun kölesi bedenimde.
kandır bu: akar sevda pınarından
sararım şiirimle onun çıplaklığını
ve şehrin kaburgalarını.
karanlık savurur küllürimi
manşet satar aydınlığa boğarım şehri
sokaklarım esirdir su satıcılarına
sabahlarım nakliyecilerin elinde rehin.
acıdır bu: yağar kışın dağlarından
Anlatırım bir gün hüznü, ihaneti ve seni
Bir renksiz yağmurun camdan yüzüne.
Refik Durbaş
Açmaya korktuğum sayfalarındasın ömrümün
Hafızamın dokunulmaz köşesinde sen varsın
Biliyorum ki ey yavrum sen orada cennette
Annem, abim ve ninemle oynamaktasın
Usanınca bende dünyadan çocuğum
Çaresizlik hasret doğurunca ruhumda
Bıkınca vefasızlıktan, yalandan ve dünyadan
Size koşarım gözlerimi yumup ta doğruca
Orada abim vardır kaya gibi ardımda
Anam vardır orda kusur etsem de benimle
Ninem de ak saçları, eğik beliyle yanımda
Ve seni sarıyorum orada dünyada saramasam da
Orası benim asıl dünyamdır, burası yalan
Yine de koşarım işten eve her akşam
Burada beni tutan kardeşlerin ve anan
Seni özledim yunusum gerisi yalan
Hafızamın dokunulmaz köşesinde sen varsın
Biliyorum ki ey yavrum sen orada cennette
Annem, abim ve ninemle oynamaktasın
Usanınca bende dünyadan çocuğum
Çaresizlik hasret doğurunca ruhumda
Bıkınca vefasızlıktan, yalandan ve dünyadan
Size koşarım gözlerimi yumup ta doğruca
Orada abim vardır kaya gibi ardımda
Anam vardır orda kusur etsem de benimle
Ninem de ak saçları, eğik beliyle yanımda
Ve seni sarıyorum orada dünyada saramasam da
Orası benim asıl dünyamdır, burası yalan
Yine de koşarım işten eve her akşam
Burada beni tutan kardeşlerin ve anan
Seni özledim yunusum gerisi yalan
Bir gün yine yatınca tarmada
Evet barakta, barakta
Yıldızlar toplanıp kucakta
Nerelerdeydin diyecekler dostça
Sanki hiç ayrılmadım
Bak yatağım da sıcakça
Bekliyorum uyumadan
Annem üstümü örtecek ya…
Evet barakta, barakta
Yıldızlar toplanıp kucakta
Nerelerdeydin diyecekler dostça
Sanki hiç ayrılmadım
Bak yatağım da sıcakça
Bekliyorum uyumadan
Annem üstümü örtecek ya…
Düşlerimin en temiz sahillerinde
Bir martının keskin çığlığı gibiydi sesin
Ben kumsalda oynarken deniz kabuklarıyla
Kumlardan yaptığım kalemle
Birden uyanıverdim… Daldın mı?... Sesiyle
Keşke konuşmasaydın, sussaydın
Dalsaydım, orada kalsaydım, uyanmasaydım
Hayallerimin yanında
Bir martının keskin çığlığı gibiydi sesin
Ben kumsalda oynarken deniz kabuklarıyla
Kumlardan yaptığım kalemle
Birden uyanıverdim… Daldın mı?... Sesiyle
Keşke konuşmasaydın, sussaydın
Dalsaydım, orada kalsaydım, uyanmasaydım
Hayallerimin yanında
Bütün renkler birleşiyor sende
Alı da moru da yeşili de
Bütün nefesler kesilir, diller susar da
Eylemini, fiilini, halini konuşur sadece
İlk insandan bu yana taşınan bayrak
Hedefine konar senin ellerinle
Bu bayrağın altında toplanır insanlar
Her dilden, her ırktan ve coğrafyadandırlar
Ve ardında sonsuza doğru yürürler
Çünkü sensin ilk sevgilisi O nun
Ve sen son sevgilisisin O nun
İnananlar bilirler sebebi sensin her şeyin
Seni sevmek kainatı sevmektir zannımca
Böceği kuşu ağacı sevmektir
Muhtacı sevmektir bence
Ve bölüşmektir ekmeği
Paylaşmaktır sevgiyi
Ey sevgili…
Dün gece ey sevgili
Uzaklardan sesin geliyor sandım
Bekledim,gelmedin üzüldüm
Küsmenden korktum sevgilim,gitmenden korktum
Kırıldın mı bana ,üzdüm mü seni
Gidersen ölürüm anladın mı?
Bırakma beni
Gözlerini her yumduğunda seni gören aşıklar
Haz etmezler gündüzleri de geceleri özlerler
Lakin geçerse sadece bir gece sensizce rüyalar
Bin yıl sayarlarda ey sevgili inim inim inlerler
Zanlarınca bu ihanettir masiva ile Sana
Akşam sonsuz uzakta aşığa o gün yana yıkıla
Ve güneş kapayınca gözünü gönlünü açarda
Beklerler gelmeni inleyerek ve sessizce
Ya gelmezsen ey Sevgili hali nice ola?