Yavuz Nufel Şiirleri
Sevgiye kıran girmiş
kıtlık var
dünler kayıp
bugün zarar
kavgalar
savaşlar
"sen"siz
"ben"li insanlar...
silip süpüren
yok eden
makineler elerinde
dünya dev (ler)i
getirmek için suni bahar
bozuk düzene çektikleri ayar (!)
Karınları acıkınkacaya kadar...
RENK DEĞİŞTİRDİ RENKLER
GÖK YEŞİL, YER KIRMIZI
KANLA BOYALI DAĞLAR
BİR AVUÇ YÜREK KALDI ANCAK
SICAK VE SARILACAK...
babasına aldığı bir hediye
beğenilecek mi diye
sabırsız, telaşlı çocuklar
babalar gününde...
hiç öpülmemiş
suya hasret çöl yanaklar
hazır bekler babalar
bugün daha başka,
bugün daha bir başka aşkla
öpülecekler çiçeklerince..
Ya on ya da onikisinde
Her kıvrımı beyninin
baba özlemiyle dolu
Küçücük yüreğiyle
Filistinli CEMİLE...
-Anne kaynayan et mi tencerede
burnuma et kokusu geldi de...
-kamplardaki tencerde et kaynamaz
bilmelisin CEMİLE- diyemedi
bağrı çöl yangını
karayazılı anne...
Hüzün dağları gözlerinde,
Gözleri pencerede
Vücudunun her yerine
Yüzlerce
Kahpe kurşun saplanırken yaktığı
Babasının et kokusuydu kalan
Genzinde Cemile...
Gözleri odaklandı
babasının düştüğü yere
günlerce
çocuk yüreğinde ateşle,
nefretle, özlemle ve lanetle..
kurumuş, kara geceden kara gözlerinde
iki damla yaş
annesi duymasın diye
sessizce,
dönüştü iki heceye "baba"
ey! biliciler
ve gün tespit ediciler,
kulak verin
ve
verebilirseniz eğer,
ve
gücünüz yeterse
ya babalar günün de....
ya da başka bir günde
BABASINI VERİN CEMİLE’YE
Nasıl bakıyorsunuz yüzüne
nasıl duymuyorsunuz sesini
evladınıza sarılırken
Cemile gelmiyormu gözünüzün önüne...
babalar gününde
"baba" diye sarıldığı taşlardan
daha sert yüreklilere
lanetle için için yanar Cemile////


10- Haziran 2002 Rotterdam/ Hollanda




SUSMA
DUYMADIM KADERİN BÖYLESİNİ
YANMADIM ATEŞ ALEVİ GİBİ
YAZMADIM BAHTIMI YALNIZLIĞA
MAHKÜM OLMADIM BEN ARKADAŞ
BENİ SUSTURAN O YALNIZ
ISSIZ KARANLIK HAYAT ARKADAŞ
KANASIM HAYALLERE DALSAM
KENDİMİ YAKIP SAYFALARA
KARANLK ARDINDA SESİZLİĞİ YAZSAM

FIRTINA KOPARIP BAHTIMI DARA TUTUŞTURSAM
KOYVERİLEN BU ŞEHİRDEN ADIMI BAHSETEMEM
ARKADAŞ


ŞU YALAN
TUTMAYIN BENI KIRMAYIN BENI KARARAN BU HAYAT YOLUN DA ACILARA YAZMAYIN
BELLİKİ KOR ATEŞLER
BİR BENDE YANMIŞ
BELLİKİ HERŞEY
GERÇEK YALAN OLAN
SEVDANMIŞ BELLİKİ
SÖYLENECEK TEK BİR
SÖZ KALMIŞ
HADİ GİT HATIRAN
ACI OLSADA YETER
UNUT GİTSİN GÖZLERİMİ
UNUT VERDİGİN SÖZÜNÜ
AGLAMA SEN
BEN AGLARIM
BANA BIRAK SEN HÜZÜNÜ
TEBESSÜMÜ AL KOYNUNA
ASMADAN GİT SEN YÜZÜNÜ
BİR KALBİ PARAMPARÇA
KIRIP GİTTİMDE
BİR AŞKIN BAHARINI
HAZAN ETTİMDE
DERYAYDIM BİR YUDUMDA
BİTTİMDE
HADİ GİT ZALİM OLDUGUNU
BİL YETER
DÜŞÜNME SEN BENİ
BEN SENSİZDE
YAŞARIM
DÜŞÜMDE GÖRDÜGÜM
BİR SEVDAYA KOŞARIM
SEVGİ YE
GÖNÜL VERDİM
KORKMA BUNUDA AŞARIM
HADİ GİT
GÖZLERİN ARKADA KALMASIN
Sevgi dediğin, bir rüzgâr gibi
Esmekse delicesine
Ben de essem çöllerde
Sana gelircesine

Sevgi dediğin, hasretin çemberinde
Dönmekse eğer hiç durmadan
Ben de hasret gülümün eteğinde
Bilmeden dolanmışım meğer

Sevgi dediğin, özlemle keşmekeş
Duygularını ruhuna dinletemeyen
Her daim ısrara devam eden biriyse eğer
Ben de gökyüzüne doğru bakarken
Gözlerinin içine bakıyormuşum meğer

ayaküstü aşk benimkisi
ayakta tedavi olduğumu bilirim
bürünüp bir sonbahara
yaprak yaprak solduğumu bilirim


ayaküstü aşk benimkisi
altı-üstü aşk benimkisi
konuştuğum yirmi dakika
görmedim yirmi yıl daha
bürünüp abdal postuna
diyar diyar gezdiğimi bilirim