Başı eğilmez yücedir karlı dağların
Çöktü başımada dertler ahı zardayım
Ni ber Allah kulu ne de dost bildiklerim
Başım duman duman yavrum zordayım
Düştü yollarım ıssız çöllere anda varılmaz
Eser sıcak yeller canım harman savrulmaz
Hasbi hal edecek dostlar yok çölde durulmaz
Tepemde sarı sıcak soluklanmaya gölge bulunmaz
Nerede benim dağlarım nerede göllerim
Damlama pınarında bir yudum su için beklerim
Kumu altın olsa taşları zümrüt çöllere
Onları bırakıpta ulu çınar altında olmak isterim
Kızılırmak dicle fırat bir de arası
Özler gönlüm özler çölde orman havası
Ey garip çöl sende orman bende sıla yarası
Sen ağaca ben yeşillere hasret olduk olası
Çöktü başımada dertler ahı zardayım
Ni ber Allah kulu ne de dost bildiklerim
Başım duman duman yavrum zordayım
Düştü yollarım ıssız çöllere anda varılmaz
Eser sıcak yeller canım harman savrulmaz
Hasbi hal edecek dostlar yok çölde durulmaz
Tepemde sarı sıcak soluklanmaya gölge bulunmaz
Nerede benim dağlarım nerede göllerim
Damlama pınarında bir yudum su için beklerim
Kumu altın olsa taşları zümrüt çöllere
Onları bırakıpta ulu çınar altında olmak isterim
Kızılırmak dicle fırat bir de arası
Özler gönlüm özler çölde orman havası
Ey garip çöl sende orman bende sıla yarası
Sen ağaca ben yeşillere hasret olduk olası
Yunus Aslan
Siyah saçlar sıcaklarda gölge üstüme
Yeşil gözler ırmak olmuş ağlar kastı ne
Ak gerdan üstüne ince olmuş benlerin
İnce bel üstüne dökülmüş bellerin
Mahcemalin serhoş etti beni düşümde
Derbeder ettin gezdirdin gurbet çölünde
Binbir gece konakladım araplının özünde
Dedim artık vazgeç güzel peşinden
Alım haberini çorum yozgat ilinde
Geze geze derviş oldum peşinde
O siyah saçlara aklar düşünce
Al okunu vur ak göğsümün üstüne
Beni kerem ettin kendini aslı
Görmedin ak yüzünü gönlümün çok yaslı
Dediler zührem hasta olmuş
Derdinin dermanı olam zühremin
Yeşil gözler ırmak olmuş ağlar kastı ne
Ak gerdan üstüne ince olmuş benlerin
İnce bel üstüne dökülmüş bellerin
Mahcemalin serhoş etti beni düşümde
Derbeder ettin gezdirdin gurbet çölünde
Binbir gece konakladım araplının özünde
Dedim artık vazgeç güzel peşinden
Alım haberini çorum yozgat ilinde
Geze geze derviş oldum peşinde
O siyah saçlara aklar düşünce
Al okunu vur ak göğsümün üstüne
Beni kerem ettin kendini aslı
Görmedin ak yüzünü gönlümün çok yaslı
Dediler zührem hasta olmuş
Derdinin dermanı olam zühremin
Çocukluğumda seni bilmedim ey para
Büyüdüm öğrendim ama düşürdün dara
Okka bin dirhemdir nerde arasan ara
Bir tarafta sebilsin bir metelik ara
Söyle sen necisin kimsin be ey para
Biliyorum sen her şeyin anahtarısın para
Sebil olan yerde çıra yak insanlık ara
Kimi peşinde koşar yetişemez ey para
Söyle senin durağın nere kahpe para
Altın değilsin çünkü aslın kağıt para
Çalışanlarda yok çalışmıyanlarda tomarla
Uykularda düşlerde sen hep padişahsın be para
İnsanları savaşlara koyan ey kara para
Dünya senin üstüne aşklar senin üstüne
Mutluluklar senle kısaca herşeydesin para
Söyle sen yoksa kör şeytanmısın be para
Yanlız bu sözlerimde sana ey Türk lirası
Aslında sende bir parasın ama bire bir değilsin
Bir veriyorlar bin alıyor çünkü sen bir lirasın
Bunlar ayıp sana çünkü sen eski bir sarı lirasısın
Büyüdüm öğrendim ama düşürdün dara
Okka bin dirhemdir nerde arasan ara
Bir tarafta sebilsin bir metelik ara
Söyle sen necisin kimsin be ey para
Biliyorum sen her şeyin anahtarısın para
Sebil olan yerde çıra yak insanlık ara
Kimi peşinde koşar yetişemez ey para
Söyle senin durağın nere kahpe para
Altın değilsin çünkü aslın kağıt para
Çalışanlarda yok çalışmıyanlarda tomarla
Uykularda düşlerde sen hep padişahsın be para
İnsanları savaşlara koyan ey kara para
Dünya senin üstüne aşklar senin üstüne
Mutluluklar senle kısaca herşeydesin para
Söyle sen yoksa kör şeytanmısın be para
Yanlız bu sözlerimde sana ey Türk lirası
Aslında sende bir parasın ama bire bir değilsin
Bir veriyorlar bin alıyor çünkü sen bir lirasın
Bunlar ayıp sana çünkü sen eski bir sarı lirasısın
Baksam şu dağların güneş değmiş yamaçlarına
Kalbim kırık gönlüm küskün bakar ufuklarına
Sordum hep seni sordum mevzimizdeki taşlara
Vurulmuş Memedim karışmış topraklara
Aç gözlerini Memedim çatma kaşlarını
Giderken yıkamıştım gözyaşımla ben
Elindeki kınanın çamurlarını ben
Ne olur yıkma kaşlarını Memedim
Dediler mehmet bir aslandır dağlarda
Hep seni ardısıra gözlerim ufuklarda
Vurulmuş Mehmedim hain kurşunla
Döner can dostu döner baş ucunda
Bazen ağlamıştık bazende güldük şafakta
Vurulmuş mehmedin başı can dostunun kucağında
Salı meşe ağacı indirdiler dağ başından
Sarıldı bayrağa Mehmedim sarıldı toprağa
Başında miğferi göğsünde çelik yelekle
Karanlık gecelerde tuttuğumuz dilekle
Sen ölmedin Memedim sen gecelerde
Sen benim kalbimde sen milletinle sevgilerinde
Gecenin karanlığında patladı silahlar
Geldi kulağıma yorgun fısıldayan ses can diye
Kollarım uzandı aradı memedi can dostu
Bağırdı can Memedim diye iniledi yer gök suskun
Karanlıklar yırtıldı canın nağrasından
Bu ses çıkardı kahpeleri mağarasından
Uzatıp ellerini Memedin kanayan yarasından
Eline dolan kanla çizdi ay yıldızı Memedin anısına
Düştü hainlerin peşine gecenin karanlığında
Bulup yapıştı namussuzların yakasına bir aslan
Dayadı silahını tam anlının ortasına
Yazdı bir bir mehmetimin sözünü anlının ortasına
Kalbim kırık gönlüm küskün bakar ufuklarına
Sordum hep seni sordum mevzimizdeki taşlara
Vurulmuş Memedim karışmış topraklara
Aç gözlerini Memedim çatma kaşlarını
Giderken yıkamıştım gözyaşımla ben
Elindeki kınanın çamurlarını ben
Ne olur yıkma kaşlarını Memedim
Dediler mehmet bir aslandır dağlarda
Hep seni ardısıra gözlerim ufuklarda
Vurulmuş Mehmedim hain kurşunla
Döner can dostu döner baş ucunda
Bazen ağlamıştık bazende güldük şafakta
Vurulmuş mehmedin başı can dostunun kucağında
Salı meşe ağacı indirdiler dağ başından
Sarıldı bayrağa Mehmedim sarıldı toprağa
Başında miğferi göğsünde çelik yelekle
Karanlık gecelerde tuttuğumuz dilekle
Sen ölmedin Memedim sen gecelerde
Sen benim kalbimde sen milletinle sevgilerinde
Gecenin karanlığında patladı silahlar
Geldi kulağıma yorgun fısıldayan ses can diye
Kollarım uzandı aradı memedi can dostu
Bağırdı can Memedim diye iniledi yer gök suskun
Karanlıklar yırtıldı canın nağrasından
Bu ses çıkardı kahpeleri mağarasından
Uzatıp ellerini Memedin kanayan yarasından
Eline dolan kanla çizdi ay yıldızı Memedin anısına
Düştü hainlerin peşine gecenin karanlığında
Bulup yapıştı namussuzların yakasına bir aslan
Dayadı silahını tam anlının ortasına
Yazdı bir bir mehmetimin sözünü anlının ortasına
Çığ altında yatan bir garip adam bakışı şahin görünüşü,aslan
Düşmüş yola kan tarlalarına heryanı kangren neşteri yok
Süzülüyor gözlerinden ince akan kan can yok
Kan tarlasında yatan yiğitleri gördün mü?gördün mü?anam
Sıkılmış pençesi elinden birşey gelmez döver bağrını
Yeşiller içinde gördü o şahin bakışlı kan tarlasını
Serilmiş yerlere yiğidim hepsi bedava altın başakların
Namertler içinde yaşıyorum gördün mü?gördün mü?anam
Sırtında çuvalı elinde birlokma ekmeği yesemi yemesemi
Kan tarlasında bir yuva uçmüyor içinde yavrular
Sarılmış kuru dallara kan tarlasında tutacak bir eli arar
Alevler içinde güller mi açar bülbüle bunu sordun mu? anam
Köroğlu deyimi delikli demir çelik bilekleri büktürdü
Ar tarlasında namus yiğit yedirdi kama vurmuş kan akmaz
Helal lokma haramla yoğrulmuş bilki boğazımdan geçmez
Bu vatanda namusluyum diyeni duydun mu? sen anam
Çöğürler üstünde yatan kara yılanım ey gözü pekim
Bilirim kendini kuş tüyü yataklarda sanırsın ey özüm
Çilteler içinde olsan sırmalı kaftanlarda sanırsın kendini
Atlas yorganlar içinde gördün mü?kan tarlasını gördün mü? Anam
Düşmüş yola kan tarlalarına heryanı kangren neşteri yok
Süzülüyor gözlerinden ince akan kan can yok
Kan tarlasında yatan yiğitleri gördün mü?gördün mü?anam
Sıkılmış pençesi elinden birşey gelmez döver bağrını
Yeşiller içinde gördü o şahin bakışlı kan tarlasını
Serilmiş yerlere yiğidim hepsi bedava altın başakların
Namertler içinde yaşıyorum gördün mü?gördün mü?anam
Sırtında çuvalı elinde birlokma ekmeği yesemi yemesemi
Kan tarlasında bir yuva uçmüyor içinde yavrular
Sarılmış kuru dallara kan tarlasında tutacak bir eli arar
Alevler içinde güller mi açar bülbüle bunu sordun mu? anam
Köroğlu deyimi delikli demir çelik bilekleri büktürdü
Ar tarlasında namus yiğit yedirdi kama vurmuş kan akmaz
Helal lokma haramla yoğrulmuş bilki boğazımdan geçmez
Bu vatanda namusluyum diyeni duydun mu? sen anam
Çöğürler üstünde yatan kara yılanım ey gözü pekim
Bilirim kendini kuş tüyü yataklarda sanırsın ey özüm
Çilteler içinde olsan sırmalı kaftanlarda sanırsın kendini
Atlas yorganlar içinde gördün mü?kan tarlasını gördün mü? Anam
-Babamın rahmete kavuştuğu gün-
Ne sağımda baba ne solumda ana yar
Hepsi terk etti inan diyar diyar
Kardeş dersen sorma hepsi hiyankar
Bir sen kalmıştın içimde ey baba bahtiyar
Ne öyle yakından ne de diz dize oldum
Başımı koyupta sıcak göğsünün üstüne
Yaslanıpta uyumak isterim dizlerinde
Ömrüm senin hasretinle geçti hep böyle
Neydi bilmedim sana karşı benim kusurum
Ben rüyalarda bile seni düşler dururum
Bu soğukluk neydi,neydi sendeki pişmanlık
Şimdi taşlar bağladım baba sevgin yerine
Bu dünyadan hiçmi zevk almadım
Çok gezdim o dost için ama bulamadım
Baba kokusu başka derlerdi her zaman
Ama ben bu kokuyu sıcak sevgini tatmadım
Şimdi toprak olsada senin bedenin
Hep karşımda düşlerimde senin hayalin
Gündüz hayallerimde gece rüyalarımda
Doymadım sana doymadım, ey baba
Bir baba diyenin sesini duysam ah çekerim
Yokluğun çöreklenir üstüme hüzünlenirim
Mezarıyı başında duyduğum o ses için
Kefene sarılıpta üstüne gelmek isterim baba
Ne sağımda baba ne solumda ana yar
Ne benle kaldım hepsi dağıldı diyar diyar
Bağımda yaprak dökümü baba, mevsim sonbahar
Bir sen kalmıştın içimde ey baba bahtiyar
Ne sağımda baba ne solumda ana yar
Hepsi terk etti inan diyar diyar
Kardeş dersen sorma hepsi hiyankar
Bir sen kalmıştın içimde ey baba bahtiyar
Ne öyle yakından ne de diz dize oldum
Başımı koyupta sıcak göğsünün üstüne
Yaslanıpta uyumak isterim dizlerinde
Ömrüm senin hasretinle geçti hep böyle
Neydi bilmedim sana karşı benim kusurum
Ben rüyalarda bile seni düşler dururum
Bu soğukluk neydi,neydi sendeki pişmanlık
Şimdi taşlar bağladım baba sevgin yerine
Bu dünyadan hiçmi zevk almadım
Çok gezdim o dost için ama bulamadım
Baba kokusu başka derlerdi her zaman
Ama ben bu kokuyu sıcak sevgini tatmadım
Şimdi toprak olsada senin bedenin
Hep karşımda düşlerimde senin hayalin
Gündüz hayallerimde gece rüyalarımda
Doymadım sana doymadım, ey baba
Bir baba diyenin sesini duysam ah çekerim
Yokluğun çöreklenir üstüme hüzünlenirim
Mezarıyı başında duyduğum o ses için
Kefene sarılıpta üstüne gelmek isterim baba
Ne sağımda baba ne solumda ana yar
Ne benle kaldım hepsi dağıldı diyar diyar
Bağımda yaprak dökümü baba, mevsim sonbahar
Bir sen kalmıştın içimde ey baba bahtiyar
Ellerini tutup her baktığımda
Kırmızı güller açar ay yüzünde
Başımı dizine usulca koyup
Sabahların olmasını istemediğim
Sarılıp boynuna sürsem yüzümü
Ayrılıp gittin yolda koydun gözümü
Bana söylediğin her bir sözün için
Senden başkasını sevemediğim
Özlemini çektiğim hasretimsin
İcime dolan bal şeker idin
Bahcemde dolaşan bir hurisin
Sardıkca tadına doyamadığım
Ayrıldığın birden gönül bahçemden
Hergün haber bekledim uçan kuştan
Sineme sakladım hep eş dostumdan
Arayıpta balımı bulamadığım
Hep o sözler dünya küçüktür
Özlem çekenlerin acısı büyüktür
Dostuyun yarası bağrında çoktur
Gel ela gözlerine doyamadığım
Sana her dokunuşumu hatırladıkça
Dudakların bedende kıpırdadıkça
Süzülür gözlerime gelir hayalin
Hayaline garçeğine doyamadığım
Kırmızı güller açar ay yüzünde
Başımı dizine usulca koyup
Sabahların olmasını istemediğim
Sarılıp boynuna sürsem yüzümü
Ayrılıp gittin yolda koydun gözümü
Bana söylediğin her bir sözün için
Senden başkasını sevemediğim
Özlemini çektiğim hasretimsin
İcime dolan bal şeker idin
Bahcemde dolaşan bir hurisin
Sardıkca tadına doyamadığım
Ayrıldığın birden gönül bahçemden
Hergün haber bekledim uçan kuştan
Sineme sakladım hep eş dostumdan
Arayıpta balımı bulamadığım
Hep o sözler dünya küçüktür
Özlem çekenlerin acısı büyüktür
Dostuyun yarası bağrında çoktur
Gel ela gözlerine doyamadığım
Sana her dokunuşumu hatırladıkça
Dudakların bedende kıpırdadıkça
Süzülür gözlerime gelir hayalin
Hayaline garçeğine doyamadığım