burak kul Şiirleri

ben

aşk,karasevda,ihanet,sigara,alkol......
belki tek noktalarıyım ben .
nezaman bunlar bende toplansa
hayata yeniden geliyorum
sancı dolu bir gecenin
sonunda...
Ağlamaklı bir gün belki aşk
bitmek tükenmek bilmeyen bir volkan
nicesi gelip geçti bu diyardan
ferhat belki dagları deldi
kerem belki çölleri geçti ama
ben en büyünü yaptım sustum
tıbkı bir mahkumun asılacağı anı
bekler gibi.......(burak)
burası dünya
acı gerçeklerin yaşanılan ülkesi
yetmedimi aldığın
bazen açık kapıyı kapatıp ölümü kadere yazdığın
damarlarımdan girip kanımla aktığın yalan dünya
bırak hayallerimi bırak

burası dünya
ikinci sınıf aktörler ne yazık ki çok burada
ben sen onlar
atmaca gibi alıp kaçırdıgın bedenim
kan kokuyo şimdi
yüreyim yırtılıyo karanlık içinde
sesi bir sagırın duyabileceği incelikte bir ses
ya da bir körün göreceği büyüklükte bu gördüğün yürek

ben bütün dileklerimi karşıma çıkmadiye kurdum
sense hep karşımda durdun

şimdi tek sözüm sana kapıyı aç ve giderken dışardan kapat...



ölümle idam arasında ne fark vardır
ben söyleyim biri çok dakiktir.
biri bir ömür belki bir asır sizi bekletir...
kimse seni benim kadar sevemezdi
duramazdı hayatın önünde
ben hayatın güzel yanlarını gören
gözlerimi ugurna verebilirdim.
olmadı!!
oysa ben hep bendeydim sense hep
başkalarının kollarında gezdin
işte bu yüzden ben benim...
sense bir hiç olmaya MÜEBBETSİN!!!!!!!!!
YOLCU SANDIĞIN KİŞİ
BİRGÜN HAYATININ ORTASINA KONUVERİR ANSIZIN!
ÇIKARTMAK İSTESENDE BOŞUNADIR
HAYAT BUDUR İŞTE
SON DAKİKA GOLLERİYLE MEŞURDUR
BENİM HAYATIMDAKİ TEK GOL SENSİN
NE ALEXİN NEDE ANELKANIN
BENİM HAYATA ATIPDA BÜYÜTTÜYÜM
TEK GOLÜMSÜN.....
Hep giden sevgilinin ardından yazardım şiirlerimi
ama şimdi sevgilinin gelmesi için yazıyorum...
uzaklara dalıp da dizeler üretmek öyle zor ki,
ve birbirine tutturmaya çalışmak onları...
boşverdim hepsini
artık içimden geldiği gibi yazıyorum,
tıpkı sana aşkım gibi;
korkusuz,kararlı,hesapsız ve gözleri dolu dolu...
ama gelmiyorsun ki,
sokak lambaları saklayamıyor sensizliğimi
ve şehrin gürültüsü örtmüyor sessizliğimin üstünü
şimdi kime kızayım?
gittiğin uzaklara mı
yoksa gelmediğin yakınlara mı?