ŞİİR ANTOLOJİSİ - ŞİİR VE ŞAİR ARŞİVİ

Şiir, Kültür, Sanat ve Edebiyat Portalı. Şiir Defteri - mehmet emrah inci Şiirleri

mehmet emrah inci Şiirleri ~mehmet emrah inci Antolojisi En Güzel Şiirleri ~ Şair mehmet emrah inci
Şaire Göre Ara : A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

GOOGLE REKLAMLARI


29 -deneme-

-deneme-

I

Birisi bana ölümü anladığını söylerse ona “ nasıl” diye sorarım? Birisi bana ölümü yaşadığını söylerse “onu anlamadığımı” söylerim.
Birisi bana ölümü anlat derse cevabım “hatırlamıyorum” olacaktır;
“ama ölümü tattığımı biliyorum”.

II
Yirmi dokuz sene geçmiş.. Bunun farkına yoğun bakım odasında varmak geçirdiğim ameliyat kadar acıttı beynimi. Bir şeyler yapmalıyım ve dün benim olan günler bugün kaybettiklerimle aynı değerdeyse bunu yapmak için oldukça az zamanım kaldı demektir. Bugüne kadar yazdığım onlarca şiiri koyuyorum öykümün başına; onlar torunuma mirasımdır ve herkes şahittir ki bırakacak bu değersiz ve zamana özel şiirlerden başka hiçbir şeyim yoktur, çekilmesine hep karşı çıktığım birkaç resim dışında. Tamamı henüz yaşamayan O’nadır bu şiirlerin ve bu yazılan öykünün ise muhattabı Cemil Meriç’in “Bu Ülke”sinde yaşayanlardır.

III

Kronoloji diye bir şey duymadın mı? Okuyuculardan bazıları başlangıçta şiddetle tekrarlayacaklar bu soruyu ama sonra anlayacaklar ki yaşının yirmi dokuz olduğunu bilen yazar bu yirmi dokuz seneyi hangi yıl aralığında geçirdiğini bilmemektedir.

IV

Ağlayarak doğuyor insan; gözyaşlarımı seviyorum.
İnatla yaşayanları; film yıldızlarını , siyasetçileri, kapıcıları, fikir adamlarını, futbolcuları, ,
bakkalları, yazarları hakimleri, gevezeleri.. Bu Ülke’yi..

V

Yarın başka bir gün.
Scarlet O’hara (Rüzgar Gibi Geçti’den)



Bölüm -A-

Odanın ışıkları kapandığında,
gözbebeklerinin sezemediği ayışığı
tavanda yıldızlara veriyordu hikmetini.
Yıldızlar tavana mahkumdu; çünkü odanın dışını sis basmıştı. Ve çocuklar bile biliyordu ki “
gözlerin bulandığı yerde korku hükümdardır.”

I
Kırk yaşlarında sakalı beyaza teslim olmak üzereydi.
Oysa o beyaza teslim olalı 15 sene geçmişti bile.
“Seksenler” dendi; Bodrum’u ilk keşfedenlerden,
darbe gölgesinde yaşayanlardan. Hiç kalabalığın arasına girmemişti; ama şimdi tahta sandık kucaklarında dört kişi, yattığı yere doğru gelmekteydi.
Sakalından önce kanına karışan beyaz, seksenlerin en büyük hediyesi;
“ Şeytan dostlarını bile sevmedi”

II
İnsanların elleri küçüktür
Ve yumuşak!
Anne;
Neden benim ellerim büyük
Ve avuçlarım nasırlı?

III
En kötü soru, insanın kendini yargılarken sorduğu sorudur. Henüz cevabı bulunamamış sorular. Aklın karıştığı noktada cevap dışarıdan gelir. Kimi zaman siyah kimi zaman “beyaz” la..

IV
Esir’in Güncesi
Son Söz
Dostun var mı? Benim dostlarım birer birer gittiler, güneşin arkasındaki köye. Etimde siyah lekelerle kaldım. Beni anlamak için mektup yazmayın; beni alın ve soyağacında ismim yer- alsın.

“Uzaktan mavi, yakından yeşil olan deniz; avuçlarımda niye renksizsin?”


mehmet emrah inci

GOOGLE REKLAMLARI


Hastane Telefonları
GOOGLE REKLAMLARI

mehmet emrah inci tüm şiirleri

29 -deneme-, askerler, filistin, gümüşten heykelini diktiler karadeniz üstüne, kadın, okulun arkası, omawale, ölümsüz,