musa açıkel Şiirleri
dünya tersine dönerse birgün
ogün benim günüm olacak
bu beden toprağa düştüğü gün
ogün tüm güller solacak

çevirip başını bakma doğuya
çünkü güneş batıdan doğacak
rastlarsam birgün gönülden doğruya
işte ogün kıyamet kopacak

GEL

mutlu olmak istiyorsan
bana sevgi besliyorsan
fal bakmamı istiyorsan
yolun açık durma koşgel

sen yoksun herşey anlamsız
büyük dağ olmaz dumansız
bizi yaratmış zamansız
küs tanrıya durma koşgel

hiç yalan yok sözlerimde
gördüm aşkı gözlerinde
derman yoksa dizlerinde
aç kanadın durma uçgel

kurşun olurdum silahta
hedefteki sen olsaydın
karlı dağları aşardım
ardındaki sen olsaydın

okşardım tüm dikenleri
içinde bir gül olsaydın
uğruna canım adardım
yanımda tek sen olsaydın

yağmur olur yağardım ben
çatlamış toprak olsaydın
gözyaşımla yeşertirdim
kurumuş yaprak olsaydın
ben senin başına konan talih kuşuydum
kırdın kanadımı ogünden sonra
sözvermiştim ben kendime ağlamam diye
gözyaşım sel oldu ogünden sonra

mutluluk kaderin olsun budur dileğim
suçum varsa söyle hadi bende bileyim
ne şeytana benzerim ben nede meleğim
dostlarım el oldu ogünden sonra
bir kalemim bir ben bir parça kağıt
bakarımda ğeçmişime yakarım agıt
atasözünden veririm kendime öğüt
birazcıkta şair ruhu var bende

harf olur hece olur satır olur
şiir olur okuyan doğruyu bulur
mekanıdır çakal dağlarda ulur
mekansıza uygun sözler var bende

zebur davuda indi incil isaya
tevradı layık gördü tanrı musaya
kızıl deniz yol verdi elinde asaya
muhammedinde emaneti var bende

derler davul çalar dengi dengine
yüksek uçan hep düşermiş engine
ilah değil insan yetmez kendine
haldan bilen masum bir yar var bende
anlasana artık benim derdimi
benden yüksek görme sakın kendini
sil gözyaşlarını,al,al mendili
gizli gizli aşıklara sor beni

çok aradım rastlamadım izine
hasret ettin beni melek yüzüne
zehir kat sözüne vurma dizine
bundan böyle gel dağlara sor beni
Gül attım gökyüzü düştü

Denizi bir kilime serdim
Üst üste ekledim güzü
Aydede..
Ah, işte orada dur! Onardım da sözü
Taş gibi kavrayıp suları
Saçtım yüzüne gözüne
Sonra topladım çalısını çırpısını
Tenindeki çiy damlasını
Vurup hançeri beyaz rüzgara
Mor kınalar devşirdim

Soludum da tarlalar uçuştu

Gökyüzü gelip usulca
Konuverdi delişmen kızın sesine
Konsun konmasına da
‘Da’sı var işte bir de
Hadi be neyse diyecektim
O Lekeler olmasaydı
Külotunun öyle gizli görünmesine
İlahi gökyüzü
Kamaşıp durdu günlerce

Soludum gökyüzü uçtu

Uzandım da kanadı dağlar