D harfi ile başlayan şairler
KARANLIKTI ALEM GÜNEŞ IŞIK VERMİYORDU,

İNSANOGLU NE DOGRU NE YANLIŞ BİLMİYORDU.

İNSANLAR! "ATASININ" YANLIŞ YOLUNDAYDILAR,

"CAHİLİYE DEVRİ" DENEN BİR ÇUKURDAYDILAR.

BABALAR KENDİ ELLERİYLE EVLAT GÖMERDİ,

VELHASILI İNSANLIĞIN HALİ PEK BETERDİ.

VE BİR GÜN GELDİ.....NURLAR KARANLIKLARI BOĞDU,

BEŞ YÜZ YETMİŞ BİRDE BEKLENEN O GÜZEL DOĞDU.

BİR GÜZEL Kİ ŞU FANİ GÜNEŞ ONDAN NUR ALIR,

O GÜZEL VARKEN GÜL BAHÇELERİ SÖNÜK KALIR.

O GÜZEL YETİM DOĞDU ANNESİ Hz.AMİNEDEN,

YETİMDİ AMA ALLAH(c.c)DI ONA YARDIM EDEN.

KİSRA SARSILIYOR,DÜNYA DÜĞÜN YAPIYORDU,

SAVA KURUYORKEN,YILDIZLAR YERE YAGIYORDU.

KABEDEKİ PUTLAR PARAMPARÇA OLDULAR,

BÜYÜK SULTANA MUHAMMED(sav) İSMİNİ KOYDULAR,

Hz.HALİME MEKKE´YE EVLAT BULMAYA GİTTİ,

MUHAMMED(sav)İ ALMAKLA ÇOK İYİ BİR İŞ ETTİ.

BEŞ YIL HALİME SÜT ANNELİK ETTİ O GÜZELE,

MUHAMMED(sav) BEREKET OLDU EL AÇMADI ELE.

ANNESİNE GERİ DÖNDÜ AMA DOYAMADI,

ALTI YAŞINDA ÖKSÜZ... DEDESİ KIYAMADI.

SEKİZ YAŞINA KADAR DEDESİ BAKTI ONA,

DEDESİ AMCASINA DEDİ "EMANET SANA"

EBU TALİP MUHAMMED(sav) ÖZ EVLADI BİLDİ,

MUHAMMED(sav) BÜYÜDÜ YİRMİ BEŞ YAŞINA GELDİ.

DAHA PEYGAMBERLİK GELMEDEN ÖRNEK OLMUŞTU,

MUHAMMED-ÜL EMİN DİYE TANINIR OLMUŞTU.

İFFET TİMSALİ Hz.HATİCEYLE EVLENDİ,

O, HİRA DAĞINDA RABBİNE YÖNELDİ.

AZIĞINI ALIP HİRAYA DOĞRU GİDERDİ,

ALTI YÜZ ONUN RAMAZANINDA VAHYE ERDİ.

ARAFAT TEPESİNDE HAYKIRDI "ALLAH BİRDİR"

DAĞ TAŞ BÜTÜN ALEM TEKRARLADI "ALLAH BİRDİR"

AMA YARASANIN KAÇTIGI GİBİ GÜNEŞTEN,

KARA KALPLER RAHATSIZ OLMUŞTU BU GERÇEKTEN.

GAYRI BAŞLAMIŞTI ZULÜM DEVRİ MÜSLÜMANA ,

İŞKENCE YAPILDI KIZGIN ÇÖLDE YANA YANA.

MÜŞRİKLER NE BİLSİN,MÜMİN RAB´DEN KUVVET ALIR,

RASÜL AŞKI VARKEN ÇÖL SICAĞI SOĞUK KALIR.

AMA ŞEFKET TİMSALİ NEBİ DAYANAMADI,

MÜMİNLER İŞKENCEDE GÖZ YAŞLARI DURMADI.

RAB´DEN İZİN GELDİ MEDİNE´YE HİCRET İÇİN,

MÜİNLER YOLA KOYULDULAR,SAADET İÇİN.

BİR VAKİT GELDİ RESULALLAH´DA ÇIKTI YOLA,

YANINDA ABU BEKİR SIDDIK İLE KOL KOLA.

MÜŞRİKLER ONU DURDURMAK İÇİN PLAN KURDU,

HER NE YAPTILARSA ALLAH(c.c.) YÜZLERİNE VURDU.

YA RABBİ NE MUHTEŞEM YOLCULUK SULTAN GELİYOR,

YOLDA ONLARI GÖREN DAĞ TAŞ SELAM VERİYOR.

ÖRÜMCEKLER,GÜVERCİNLER SEFERBER OLMUŞLAR,

BÜTÜN ALEM GİBİ ONLARDA AŞKLA DOLMUŞLAR,

YESRİB´DE BİR SESSİZLİK VAR,NEFES ALINMIYOR,

GÖZLER UFUĞA KİTLENMİŞ BİR AN AYRILMIYOR.

ÇOCUKLAR AĞAÇLARDA BIRAKMIŞLAR OYUNU,

HELE ŞU ÇOBANA BAKIN UMRUNDA MI KOYUNU.

KADINLAR ÇATILARDA,DUALAR AĞIZLARDA.

İHTİYARLAR BİLE GELMİŞ TÜM YESR,YOLLARDA.

KUŞLAR BİLE ÖTMÜYOR,RÜZGAR SESSİZ ESİYOR,

HEPSİ DE EDEPLE RESULALLAH´I BEKLİYOR.

BEKLİYORLAR Kİ İKİ CİHAN SULTANI GELSİN,

YERİN VE GÖĞÜN GÖZ NURU O CANANI GELSİN,

YESRİB BELKİ ÜÇ BELKİ BEŞ GÜN BEKLEDİ SENİ,

AMA BİZ GARİPLER HALA BEKLİYORUZ SENİ,

ELLERİMİZ HAVADA, KULAĞIMIZ KAPIDA,

YÜZLERCE SELAM ADERİZ DUALARIMIZDA.

BİTİR ARTIK BU HASRETİ N´OLUR EY NEBİ,

HASRET KALDIK SANA, SUYA HASRET ÇÖLLER GİBİ.

İŞTE SİZE MÜJDE, TÜM ALEME HABER EDİN,

"AHİR ZAMANDA Kİ MÜMİNLER KARDEŞİM" DEDİN,

GERÇİ BEN LAYIKMIYIM Bİ TARTSAM AMELİMİ,

SEN RAHMET PEYGEMBERİSİN BIRAKMA ELİMİ.

SANCAĞININ ALTINDA BİR KÖŞE BENİM OLSA,

FAZLA YER İSTEMEM, KITMİR KADAR YERİM OLSA,

BU GÜNAHKAR ÜMMETİNDEN BOL BOL SELAM SANA.....

SENİ LAYIKIYLA ÖVEMEYİZ, SALAT SANA......

ELFÜ ELFİ SALATİN ALEYKE RESULALLA!!!

ELFÜ ELFİ SELAMİN ALEYKE HABİBALLAH!!!

Seven bir kalbim.
Gülen bir yüzüm.
Ağlayan bir gözüm.
Sevdiğimi söyleyecek cesaretim olsa.

Beni sevdiğini anlasam.
Seni bana bağlayacak bir bakış,
Beni sana bağlayacak bir öpücük olsa.
Kim tutar beni bu dünyada!!

(EMO)
Yeter be artık yeter
Halim bin beter
Tak etti burama kadar geldi
Yetti canıma yetti

Öfkeliyim bu kadere
Lanet ediyorum her şeye
Bitsin artık yeter
Halim bin beter




Gidiyordun
Ben ise arkana bir kere dönüp
Bana doğru koşmanı…
Hiç bu kadar asılı kalmadı ellerim hava da
Ve hiç bu kadar gözlerim dalmamıştı
Her adımda küçülüp giden vuslata…
Saliseleri kovalıyordu geri gelmeyecek zaman
Oysa gözlerimde idi gözlerin
Saliseleri saatte böldüğüm anlar…
Ankara’ya bir kamyon dolusu anlam kazandırmıştık
Alışık olmadığı kadar, dolusu ile aşkın
Ya da benim adım aşktı
Ankara’ya nefesimi hissettirdiğim zaman…
Yanıyordu en asi yanım ile düşüncelerim
Kalmak istiyordu
Aşktan öteye geçmek istercesine
Ötesi kalmamıştı artık,
Gidiyordun
Ben ise arkana bir kere dönüp
Bana doğru koşmanı…
Ayrılık gidenin renginde mi vardı?
Bir kum tanesinin güneşe küskün sarılığı gibi
Gözlerinde ise çimenin arkasında saklanan
Bir çiğ tanesi gibi saklıydı yaşların
Oysa ağlamak bir onurdu, veda ya yakışan…
Hiç bu kadar uzun olmayacak bir daha
Zaman
Ve sen zamansızlığım da
Tüm yaşamım olacaksın
Farkın da bile olmadan…
Son bu ayrılık
Ve sende yükünü al mevsimin
Adını koyamadığım
Sonbahar…





Yine dalgalanıyorum
Gözlerim semada
Ellerim açık yaradana
Bir nur bekliyorum

Yine yalvarıyorum
Bir ışık yarab
Senden bir ihsan
Senden bir umut
Senden bir kapı

Dualar içindeyim
Sevginin hasretindeyim
Sende sevmezsen beni
Başka kim sevecek yarab

Hani ben hep yalnızım
Kalabalık içinde
Hani ben gurbetteyim
Doğduğum yerde
Hani ben hep uzaktayım
Sana en yakın olan yerde
Sen de sevmezsen beni
Başka kim sevecek YARAB
Gözler SEN in gören ben
Gerçek SEN sin yalan ben
İLAH sensin kulun ben
Alan sensin veren SEN

YARAB YA YANINA AL BENİ BU ZULMETTEN
YA DA BİR IŞIK GÖNDER BİZE TÜKENMEZ RAHMETİNDEN
Ecdat gezdi dolaştı Afrikaya ulaştı
Toplanan bütün haçlı Türkün gücüne şaştı

Benim sınırlarımın bir ucunda Fas vardır
Malta ,Tunus Cezayir. Libya, Mısır illeri,
Akdeniz bir iç deniz yüzdürdük gemileri.
Akdeniz Barbaros un Akdeniz Hızır ındır,
Atlantiği aşınca muhteşem Piri Reis.
Çizdiği haritalar ulaştığı yerlerdir.
Güney ve kuzey ile bir bütün Amerika,
O da bize mirastır.
Gelecekte bu miras sahibine ulaşır.
Sırbistan ve Karadağ, , Bosna hersek bu iller
Makedonya Kosova , Adriyatik bizdeler.
Hala bizler ordayız. her zaman yanındayız
Orada yaşayan Türk, Korkma bizler buradayız
İtalya ya komşuyuz,Adriyatik kıyımız,
Oralarda çalıyor bizim türkülerimiz
Bozulmamış köyleri örfleri adetleri
Yaşandı bunca yıldır Türk ün gelenekleri
Bu topraklar nerdedir
Benim namusumdadır.

Benim ütopyam budur.
Girdiğim yer yurdumdur.

Bugün elde değilse Benden gitmiş değildir.
Ödünç vermiş sayarım sınıra dayanırım
31/05/2005 Gantep

Bir suçu bir defa islersin, bin defa ölürsün...
Bu hayati bir defa yasarsin, bir defa ölürsün...

Anilar unutulmaz gibi olur, sürer seni çikmaz sokaklara...
Yalniz kalirsin, anlarsin çok geç oldugunu..
bakarsin bos gözlerle duvarlara,
ve bir endise kaplar yüregini,
girerken ölümün küçük ve penceresiz odasina.

Çocukluk günlerin gelir aklina, aglarsin.
Bir salincakta sallandigin günleri hatirlarsin.
Dün gibidir, yillar önce yasadiklarin.
Bir defa daha unutmaya çalisirsin,
hiç yasanmamis gibi olmasini istedigin anilari.

Yasadigin yillarin kaç gün ettigini hesaplarsin...
Dakikalar yavas gelir, baslarsin saniyeleri saymaya.
Los bir odada hareketsiz kalirsin.
Bir fisiltidan, kulaklarinda yankilanan hisirtidan,
adeta korkarsin kimildamaktan.

Kalp atislarin yavaslamis gibidir..
Her atistan sonra daha da yavaslamis gibi gelir.
Perdenin kösesinden bir isik sizar içeri..
Mat gözlerinde oynasir, gözyasi gibi, serâp gibi..
Âhina izdirap katan korku misali...

Tek arkadasin tavanda ki çizik olmustur...
Sen ona bakarsin o da sana.
Gözlerinin yorgunlugu tabiata siner.. birden kis olmustur...
Iste bu halim senden geriye kalan, diye inlersin için için.
Göz kapaklarin bir daha açilmazcasina kapani verdigi an.