E harfi ile başlayan şairler
Seviyorum insanları zaman zaman
Bakıyorum yüreği güneş dolu, alını ak
Biri var biliyorum,cihan bir yana o bir yana
Ne avucunda taşlar ne dilinde bıçak
Ne gözlerinde yalan, gerçekten insan
Gülüşleri sıcak, göz yaşları gerçek
Canımdan yakın,yıldızlardan uzak...

YAZ

Aşık oldum
Gelincik taktım kulağıma
Çimenlerle seviştim
Derelerle kucaklaştım

Üzüm bastım
Şarap oldu
Şarap içtim
Türkü oldu
Gökyüzünde uçarken gördüm seni
Yorgundu kanatlarım
Dinlenmeye ihtiyacım vardı
Sebebi sen oldun
Bir çatıya kondum
Gece karanlığına rağmen
Oradan net görüyordum seni
Çok iyidir gözlerim hani
Öyle iyidir ki
Oradan
Sarı saçlarını
Yeşil gözlerini
Rahatlıkla görebiliyordum
Çok güzeldin
Çok özeldin
Sen yolda yürürken
Heyecandan titredim
Bir kanat çırpışıyla yanına geldim
Biçim değiştirdim
Çünkü ben bir vampirim
Ve çok açım güzelim
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.

Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da

Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım

Aşk da bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle
Huzur arıyordum,
Pam otelde huzura kavuştum,
Yöneticisiyle,Personeliyle,dört dörtlük bir otel,
Mutluyum,pam otelde huzuru buldum.

Kadehimi kaldırıyorum havuz kenarında,
Güler yüz tatlı dilli bir ortamdayım,
İşte TANRIM mutluluk bu diyorum,
Ve TANRIM a şükrediyorum.

Gelin bu güzel ortamı paylaşalım dostlar,
Güzel bir müzik eşliğinde dostlarım,
Kadehlerimizi kaldıralım,
Pam otel yöneticisine. ve personeline Dostlarım.

Feridun KARAKAŞ
12.12.2006
Sen yoktun diye,
Ağladı gökler,
Öyle isyankar,öyle hüzünlü,ve Öyle yorgundu gözyaşları...
Sanki bir şarkı söyler,
Sanki yaşardı eski aşkları...
Öyle isyankar,öyle hüzünlü,ve öyle yorgundu gözyaşları...
-her günü kan açar kendi içinde-

düşlerim anıların kütüğüne gülüştü
yorgun ırmağı tıkayıp uyutsa da kendinde
soluk alıp vermeler kaçar adım
güneşin derin köşeleriyle
gözlerimi tuttum gösterdim sayım memurlarına

uzak yüzünden renkleri birbirine karışan çocuklar
çağırdım, çaldım yağmuru çamura
bir güzel giydirdim
sahibini arayan boşlukta
takvimlerin attığı oldu

devlet oldukça eskimo
bir aslanın gözlerine kafeslendim
sürdüm kadife yumuşaklığını
çıplak birilerini arkasında bulup
durmadan saklandığım oldu

çoğalmak, baharın bağrında bayram
araladığım çakılların arasından
irili ufaklı balıklar cila atıyor milyonlarca denize
hesap görülür akşamüstü:
bozuk para oluyor yerinde olmak isteyen