E harfi ile başlayan şairler
Tozlu bir pencere ardında hatıralar
Okşanmış saçlar, kirli dudaklar...
Kirli camlara sinmiş ıslak nefesler
Duvarlarda titrek arzulu sesler...
Mazi mi cam mı kirli olan - bilmiyorum
Tanrım! Her şeyi kirli görüyorum.
Masamda toz, kadehimde buz
Nerdesin ruhumu çalıp giden kız?

Bir zamanlar bu salonda Bolero çalardı
Bir kız dizimde sabaha dek ağlardı
Masada gözyaşları kurumuş kalmış
Gözbebekleri kadehimde kalmış
Kül tablasında yarım sigaralar
Ve içeride hala o günlerin acı dumanı...
Girişte sol köşede bizim masamız
Bak! Hala sen-ben beraber oturuyoruz
Peril perişanız sevgili yalnızlıkla
Söyle bu çöplükte ne arıyoruz?

Gözlerin kötü, gözlerin kibirli bakıyor
Gözlerinden ruhuma karanlık akıyor
Dudaklarının suskunluğu daha güzel
Bir söz söylesen hep içim acıyor
Kahreder lakin suskunluğun ölesiye
İçinden ne düşündüğünü bilirim de...
Ben ipsizim çirkinim kuruşumda yok
Sevilmediğimi biliyorum, ´Seviyorum! ´ diyorsun.

Yıllardır bitiremediğimiz bir trajedi bu
Aynı bakışlar, aynı suskunluk, aynı acı
Masamızda yıllar sonra iki yabancı
Kızın gözleri kirli, kız sosyete, kız kibirli
Erkek zavallı, erkek bildiğin biri
Şarkımız değişmiş, sen değişmemişsin
İşte o bitmeyen ölüm sahnesi yine
Perdelerin bu son kapanışı değil tabi ki
Gözkapaklarımız bir ırmağa devriliyor yine
Biten acıklı oyunun sonunda...

Bir rüzgar esiyor kırık bir camdan içeri
Hayalimizi alıp gidiyor küçük masadan
Şimdi her şey daha uzak ve daha eski
Unutmuşsundur beni de belki...
Bu kirli mekanda yalnız mıyım?
Yoksa sen misin yine başımda dönen?
Bu camda senin nefesin mi buğulu?
Yoksa içtiğim şarapta mısın yine Bolu´lu?
Kadehimde sen - kadehimde acı
Aynalara bakma - aynalar yalancı
Ben hala o eski benim görmüyor musun?
Değişen sadece zaman, sen de değil
Dudaklarında yine ruj, gözlerinde o çılgın sürme
Uzak dur sensiz dünyama bir daha girme
Ne acılar tattım bu viranelikte sensiz
Öğrendim sonunda yaşamayı ÇİLESİZ...

Neden sonra gelmişsin gelmemişsin
Gelirsen de görmeye gel beni
Bilmediğin bir şey var görmediğin bir şey
Sen gideli bu çöplükte yaşıyorum...

SEN




Seni gökyüzüne benzetsem,
Gün kararır, karanlıkta kalırsın,
Seni güneşe benzetsem,
Güneş batar sen de batarsın,
Seni yıldızlara benzetsem,
Yıldız kayar sen de kayarsın,
Adını denizlere yazacak olsam,
Dalga çıkar korkarım kaybolursun,
Adını kumlara yazacak olsam,
Rüzgar eser korkarım savrulursun,
Ben canım senin adını,
Gönlüme yazıyorum !!
Ben varoldukça benimle olursun,
Ben sevdamı ise,
Ruhuma kazıyorum !
Ben ölsem de !
SEN VAROLURSUN..


Cehalet bir tren vagonları dolu gezen,her durakta söz veren kör bir bıcak bu tren
Gönülde sevgi olmayınca
Yaşamak boştur
Dünya insanla güzel
Yaşamak sevgiyle hoştur.

PUS

İnsansızlıgın ıssızlıgında
Bir yumusak dokunustu beklentim
Nasır tutmus elleri,
Kara kutu kalbi
Bir eskimo evi
yağmur yağıyor caddelere,
durmaksızın.
üstelik,
hiç kimsenin şemsiyesi yok.
Çiçekler açmazsa,bahar olmaz bilirsin,
Güneş doğmayınca,karanlığın sonu gelmez.
İşte ben baharım,içimde sen çiçek açan,
Ben sensiz karanlığım,sense güneş,bana doğan.
Yağmur yağmazsa,tohumlar yeşermez bilirsin,
Nehirler akmazsa,kurur denizler.
İşte ben küçük tohum,sen beni yeşerten yağmur,
Kalbim susuz bir deniz,nehrini bekler mağrur.
Hastaya çare,doktorlardır,bilirsin,
Her hasta,doktora muhtaç.
Benim hastalığımı,doktor ne bilsin,
Bilesin derdime,tek sensin ilaç.