F harfi ile başlayan şairler
Seni hep bekleyeceğim,
geleceksen ondan önce gel,
kapım açık olacak ya da ben olmayacağım,
gel ama geleceksen ondan önce gel..


Sesim duyulacak haykırırken gel diye,
boğazıma düğümlenecek adın,
duyan gelecek ölüyorum sanıp,
ben onlara kapıyı kapayacağım,
senden başka kimse gelmemeli istemiyorum,
Ve bir de o,
ne olur geleceksen ondan önce gel..


Aynaya baktım ve seni anlattım sabaha kadar ordaki kişiye,
Anlamadı,
vurdum,kırdım
kanadı bileğim,
Ve karşımda bir yüz SEN DEĞİLDİN...
var mıydı böyle habersiz kaçar gibi gitmek
bir elvadayı esirgeyip yollara koyulmak
oysa gidenler son defa dönüp bakarmış arkalarına
ama kalktığımda gözlerinin izi yoktu yatağımda
son defa sarılmak isterdim doya doya boynuna
şimdi okşanmayı bekleyen bir baş taşıyorum omuzlarımda
ve bekliyorum şiir yüzlüm dönmeni en masum umutlarımla.
Herkes bir başka yalnız
Belki anlaşılmak beklentisi
Belki herşey öylesine
Yasar insan denen muamma
Bir öyle bir böylesine
Unuttum sanma seni
Unutmadım kara gözlüm
Yıllar geçti aradan
Unutmadım kara gözlüm

Her sözümde dilden aktın
Her gözümde yaşla aktın
Her güzelde gönlüme battın
Unutmadım kara gözlüm

Malla mülkle günmü olur
Sevipte almayan günmü görür
Yaşar sanma o hergün ölür
Unutmadım kara gözlüm

Zaman çok agır eridi
Bahcemizin suyu bile kurudu
Bebeklerde gelin oldu gitti
Unutmadım kara gözlüm

Yaşım otuza dayandı
Diktigim agaçlar yaşlandı
Oglum kızım bile oldu
Unutmadım kara gözlüm

Türküler hep seni anlattı
Hergün hatıran canlandı
Gönlüm daglara yaslandı
Unutmadım kara gözlüm

Saçların gönlüme baglandı
Gözyaşın kalbime aktı
Aşkın yüregimde saklandı
Unutmadım kara gözlüm

Bahadır ÖZEN
Ben anam dan değil yaşadıklarımdan doğdum
Ben dediğim şeyi kendi yerime koydum
Ak sütüyle değil zehiriyle beslendim hayatın
Ben seggiye aç nefretine doydum aşkın


Zaman ında yetişemedim koşup zamana
Ne cennetine talip oldum ne küçük bir mekana
Pusulası bozuk gemi gibi yol aldım ummanda
ufukta bir nokta gibi kayboldum dumanda


İsterdim istemenin zevkini ve öylece yaşlandım
İsteyene verirken istediğini ben yinede taşlandım
İsteyenler aldı gitti gömdüler gerçeği diri diri
Muhasebeyi vicdan yaptılar yıkadılar pası kiri

Kimdin sen ne zaman geldin nesin?

Yıktın önce duvarlarımı sonra dünyamı

Bıraktın odamda, cüzdanımda birer resim

Ne zaman gittin hangi mevsim?

Hatırlamıyorum sen kimdin nesin?

Kulaklarım anımsamıyor nasıldı sesin?

Sen güzelsindirde kesin?

Unuttum işte...

Gelinde sesimi kesin...

A.A
Hey Arkadaş!...
Düşme..
Ama düşersen;
Görürsün, aşkın yalan yüzünü,
Dostlukların ucuzluğunu,
İhanetin binbir türünü,
Yalnızlığı,
Ve ne kadar hızlı yalnızlaştığını...

Düşme!...
Ama düşersen;
Görürsün, arkadaş düşmanlığını,
Dedikodu bataklığının çirkin yaratığını.
Akılsızların, nasıl akıl verdiğini,
Dürüstlüğün, sanki eksiklik olduğunu,
Düşersen, görürsün,
Sakın düşme!...

Düştüğünde;
Güneş ışığını senden alır mı?
Soğuk seni dondurmağa çalışır mı?
Rüzgar sende fırtına mı olur?
Su tadını acılaştırır mı sende,
Toprak seni almamazlık mı eder,
Açmaz mı evin kapıları kilitlerini,
Tavuk yumurtasını vermez mi sana,
Sarısını mı alır senden yumurta,
Kedin,köpeğin saldırır mı düştüğünde sana,
Kanaryan terk mi eder seni?
Atın, eşeğin çifte mi atar sana,
Meyve tadını mı değiştirir sofranda,
Kalem yazmaz mı elinde,
Şarkılar, türküler küser mi sana,
İhanet eder mi sazın telleri,
Notalar düzen bozar mı düştüğün için,
Şiirler düz yazıya mı dönüşür, dedikodu gibi...

Hayır...Hayır...
Bin kere hayır...

Sadece dost bildiğin insancıklar,
İnsan müsvedeleri,
Ya da, insan rolü yapan "HİÇ"ler;
Namert sorasında baş köşede oturanlar,
Ve oturtanlar,
İhanet tohumuyla doğanlar;
İşte bunlar...
Sadece bunlar.

Hey arkadaş!...
Düşme!
Ama, bunları gör...