J harfi ile başlayan şairler
Bekliyorum Seni Bir İnsanın Ömru Yettigi Kdadar
Aşkından Divane Olsamda
Aşkından Harap Olsamda
Bekleyecegim Seni Yagmurlarla dolu Issız Ğecede


Benim halimi Görunce Neden Böylesin Diye Soracaksın
Bende Sana Sana Olan Sevgimdendir Diyecegi
Unutamıyorum Seni Seni Bir Kalemde Silemiyorum
Bekleyecegim Seni Yagmurlarla Dolu Issız Gecede
Bekledim seni yıllardır,
Güneşin battığı yere gel.
Özledim seni yıllardır,
Hasretin bittiği yere gel.

Kenetlensin ellerimiz,
Tutuştuğumuz yere gel.
Hep gizlice buluştuğumuz,
Koklaştığımız yere gel.

Bitip de okyanusların,
Kumsalı sardığı yere gel.
Yalçın sarp kayalıkların,
Göğe kavuştuğu yere gel.

Tohumun toprağa düşünce,
Günle tanıştığı yere gel.
Ağaçların yapraklara,
Eriştiği yere gel.

Dalgaların kumsallarla,
Buluştuğu sahile gel.
Aşıkların seviştiği,
Karanlık gecelere gel.

Gönlümün kara sevdanla,
Buluştuğu yere gel,
Mevsimlerin de bahara ,
Açıldığı yerlere gel.

Hasretin bir gün bitip de,
Aşkın başladığı yere gel.
Seninle el ele verip de,
Ömrün başladığı yere gel.


Hüzün Burcu sayfa 19
Nefesim
Sigara kokan nefesin
kokuyor.
Ne çok izmarit bıraktı
Yetmeyen geceye dudaklarımız
Anılarımızı ipe dizip
Güneşte kuruturken
Aynı yürek ateşinde
Yine biz paylaştık yemeği
Bulaşıklar sana kalsın




08.09.2003
KANDIRA
Bilmeden yazıyorum bilinmeden okunması için………………

İlgisiz alakasız
Karmaşık bir beyin
Kendine soruyor kendi cevaplıyor
Bilmiyor kimseye yazmıyor havaya atıyor
Yazmayı bile bilmiyor kalem tutmayalı
Üzgün kederli bir akşamda
Karalayacak bir satır bile bulamıyor
Tuşlara çiziyor resmini
Söze başlıyor muhatap
Gene kendisi
Yazan kendisi
Okuyacak gene kendisi
Kişiyi kim anlardı ki en iyi
Gene kendisi
Bir de kendisinde olan
Kendisi
O aynısı söze başlar
Özetler asıl olanın o olduğunu
Öz
Olduğunu
Başlasın sözüne kelamı kuldandır kul okuyacaktır
Vesselam
Yalnızım senin arefende
Güzel günler
Ey güzel günler
Bir yanımda hasretin var
Bir yanında ben varım
Buralardan buralara uzanmış
Bir beklentim var
Üşüyen ellerin sana yazmanın
Değerini bilmedi
Onları sana adadım
İhanet ettiler
Sen varken gölgeni aradım
Her yerde sen
Bilinen lafların arkasına sığındım işite
Sen bana verdin bu hayatı
Çıkışın sanki aldı her şeyi
Düşünmek istemedim bu zamanda
O mekanda olmak istedim
Üşüdüm be güzelim
Çok üşüdüm
Ellerim sıcağa duydu özlemini
Gözlerim ağlamaya
Ben sana duydum
Sana uyuyacağım birazdan
Sana uyanacağım
Bir yokluk varlığında
Bir iflas eşiğinde
Kazandığım büyük hazine
Bulunmak isteyenin bulunması
Sonunda kendine gelmesi
Bilmesi hayatı
Sabretmesi
Öğrenmesi her şeyi bilmediği
Bu ahval içinde bilemeyeceği
Ve sonra
Ne dedin ne yaptın ki kendine bu kadar
Cehennem seni bekliyor
Kalk konuşma bu kadar çok üşüdün
Çoook
Susmasını da bilemedin konuşmasını da
Neler ettin kendine
Neler
Nerelerde neler
Sonunda geldin buraya burada
O vardı sonun bir arkasındaki
Sokak bu mu ?
Gidilecek yoldu
Bir durak sonrakine sonradan sonraya ve sonunda oraya
Sen nesin ki
Ne olasın
Onda O olasın
Olsan da kaybolasın
Muhammet misin ?
Fatih mi ?
Nerdesin nereye gidersin
Gidersin de ne bulursun
Muhammet değil de
Fatih değil de
Muhammet fatih olsana
Tek olsana be gözüm
Yek yegane her yerde her şeyde
Güzelde güzel olan
Olmakta olanda;
Olan olsan
Oldunda sevinsene ne bu hüzün ne bu yas
Yokluğundan mı istifade ediyorsun
Hüzünlenip duruyorsun
Sonun yaklaştığı bir uyku öncesinde
Doyma yalnızlığına
Yazma yalnız kaldığına
Değilsin var birisi
Öz
İstermisin
Konuşmasana kendinle
Anla kendini bari anla
Anlıyorum demenin
Özlemi bu kadar içine çekme
Bırak
Öksürme sen hasta değilsin
Kimsede doktor değil
Yeter artık deme
Yettir artık be
Az gelmesin sana sevgi
Nedir bilinmez ki
Nereye konulur nasıl konulur bilinmezdi,,
Bilindi,,,,
,,,,,,,,,,,,,,,
Anlaşıldı mı şimdi nerede nasıl bir şerait için de
Geçti saatin gelir mi sonradan
Hep sonradan
Aynıyla vaki olan kim
Kim o kim olduğunu bilen kim
Kimse söylesin bana da kim diye
Bulacağım kendimi
Kaybetmedim ki
Ne dediğimi bilemedim
Ne dedimse ordan geldi
Oradan
Senin olduğun yerden
Baktığım yerden çıkan
bakmak istediğim yer de olan
Ama yer yer
Dönüp dolaşıp hep kendini yer
Akla yazmak ister akıl istemez eller ister
Yazamaz akla gözün yazdığını
Göz bakar baktığını yazar,
Kalem yalan olmuştur
Rüyada rüyalarımızda ne göz bakar ne kalem yazar
Akla alınmış olan akıldan geçer gece boyunca
Göz her yöne her istediğine bakar
Yazmaz eller göz yazar eller bakar eller
Eller alır beni senden sen ben
Ne eder
Nasıl eder el sensiz
Sen bensiz ben sensiz
Biz işte
Kimsesiz kimiz
Olmasa da sonsuz
Olsa da sonsuz
Sonunda biz sonuz yokuz
Başka başkada olmayacak son
Olacak olan ol
Yeter be ol ol
Ne hüznün hüzün ne sevincin sevinç
Ne yaşıyorsun ne ölüyorsun
Ne uyuyorsun
Hiç birini bilmiyorsun
Anlasana olsana
O bu değil de
Şunun arkasındaki bunun yanındaki tam yanındaki
Hatta tam içindeki olsana
Oldun mu !
Yoksa sende AŞIK oldun mu ?
Ol be ol
Artık sende
Aşık ol…………………………………………………………
Söyle şöyle
Artık sende
Aşık olduğunu söyle
Aşığım artık ben
Kimsenin
Olmadığı gibi
Olamayacağı gibi
Olduğunu zannettiği gibi değil
Olamazlar her aşkın
Olmak istediği,SEBEBİ’NDEN ayıramazlar
Olunan ayni değil ki ;
Olan aşk aynı
Olsun
Kimsenin olmadığı gibi oldu
Geceler, geceler tüm geceler
Birini sevdi
Birisi bir geceyi sevdi
Yalnız bir geceyi
O gece kimsenin olmadığı gibi oldu
Ve sabaha O doğdu
Karanlıktan O kurtuldu
O sabaha çeken aşk
Kimsenin olmadığı gibi
Karanlığı olmayan bir günün sabahına
Gecesi olmayan bir günün ezanın da
Kıyama durdu
Allahu Ekber
Zaman yokluğunun ertesi,
Kayboldum sensizliğin içinde,
Titrek bir haykırış yüreğimde,
İstanbul ağlıyor,
Yoksun işte...

Ben sevda limanın esir gemisi,
Pas tutmuş güvertem,
Dalgalar yokluyor beni,
Demir attığım zincir yosunlu, eskimiş.
İstanbul ağlıyor,
Yalnızız işte...

Sen! Koca yalnızlığımın tek ortağı,
Sen! Küçücük dünyamın, büyük sahibi,
Suskunum bak, sen giderken!
İstanbul ağlıyor,
Ağlıyor işte...
Ankara’da bir akşam üstüydü,
Leş kargaları üşüştü,
Aldılar çantasını zavallı bir kızın,
Yüzünde nedamet yoktu onca arsızın.

Ankara’da bir akşam üstüydü,
O dem insanlık ölmüştü,
Vardık yanına gamsız hırsızın,
Utanmadan uzattı çantasını kızın,
Üç bıçak belirdi çevremizde ansızın.

Ankara’da bir akşam üstüydü,
Alçaklar Azrail’le boy ölçüştü,
Zalimler kendilerini Allah bilseler,
Alamazdı canımızı kimseler,
Almak ümidiyle ardımıza düştüler.

Ankara’da bir akşam üstüydü,
Öfke sel olup içimizde köpürdü,
Ne bir polis kaldı ne ekip göründü,
O gün sayımız üçtü,
Bugün hiç olabilirdi,
Belki yolumuz mahpus,
Belki ıssız kabirdi.

Ankara’da bir akşam üstüydü,
Telsizler ihbarlara küstüydü,
Sokaklardan hükmünü varsın silsin hükümet,
İster canına kast et halkın, ister malını gasp et,
Bir gün derin refleksiyle cevap verir bu millet!

Ankara’da bir akşam üstü,
Toplanırız ölüme şifrelenmiş birkaç levent,
Soysuzların boynuna salarız çelik kement,
Ve andımız olsun Kızılay’ın ortasında asarız,
Üzerine kanımızla adaletin mührünü basarız.



içim kan ağlarken
vefasız sen gülüyordun
belki umrunda değil ama
ben seni seviyordum
günler geçti aylar geçti
tükenmedi umutlarım
hep senin yolundayım
yorulmadı ayaklarım
meğer boşaymış çabalarım
değmezmiş yaptıklarım
başladığı gibi bitti
rüyaymış gördüklerim
bir damla umut verseydin
bir ömür verirdim vefasız sana
bilseydim sevmezdim böylesine seni
sende seversin birgün
çek çektiklerimi
meğer boşaymış çabalarım
değmezmiş yaptıklarım
başladığı gibi bitti
rüyaymış gördüklerim
ne ümitlerle büyüttüm bu sevgiyi
değmezmişsin geç anladım
ne hayallerle büyüttüm seni
rüyaymış gördüklerim

Bünyamin Demirci