Gözlerini kaparken serin akşamlarda
Hasreti kovalarken şehrin yollarında
Geride bıraktıklarını hep hatırladığında
Ben gelmeliyim aklına, gözlerim gelmeli
Unuturken dertlerini yorgun dünyanın
Söylerken şarkısını yitik hayatın
Dinlerken sesini koyu karanlığın
Ben gelmeliyim aklına, gözlerim gelmeli
Gün kızıla dönerken mavi okyanusta
Güller solarken sevginin çıkmazlarında
Beklerken gemiler dostluğu kayıp limanlarda
Ben gelmeliyim aklına, gözlerim gelmeli
Hasreti kovalarken şehrin yollarında
Geride bıraktıklarını hep hatırladığında
Ben gelmeliyim aklına, gözlerim gelmeli
Unuturken dertlerini yorgun dünyanın
Söylerken şarkısını yitik hayatın
Dinlerken sesini koyu karanlığın
Ben gelmeliyim aklına, gözlerim gelmeli
Gün kızıla dönerken mavi okyanusta
Güller solarken sevginin çıkmazlarında
Beklerken gemiler dostluğu kayıp limanlarda
Ben gelmeliyim aklına, gözlerim gelmeli
Mustafa Şahiner
Üzülme sevgilim çıkmam karşına,
Ayrıldık seninle dönmem yoluna,
Başkası girsin şimdi koluna,
Öfkemi içime atar giderim.
Yazdığım şarkılar hatıra kalsın,
Arasıra dinle beni anarsın,
Gözlerim yaşarır, belki anlarsın,
Hasreti kalbime gömer giderim.
Unutmaya çalışır adını anmam,
Senden başkasını yerine koymam,
Aldiğim nefesi yaşamak saymam,
Durmam buralarda çeker giderim.
Aslında ayrılmak bana koymadı,
Verdiğin çiçekler daha solmadı,
Seninle olmanın tadı kalmadı,
Bağrıma taşları basar giderim.
ERHAN SAKA
Senden çok uzakta, ıssız bir yerde
Kendimi kaybetmiş arar dururum...
Rüyamda bulurum kendimi, bir de
Ağlıyorsam gözyaşımda bulurum...
Kayboldum, çek yine beni kendine;
Ardım boş, önüm sis, yanım uçurum..
Ne zamn ki seni bulurum yine;
Ben o zaman yine o ben olurum...
Kendimi kaybetmiş arar dururum...
Rüyamda bulurum kendimi, bir de
Ağlıyorsam gözyaşımda bulurum...
Kayboldum, çek yine beni kendine;
Ardım boş, önüm sis, yanım uçurum..
Ne zamn ki seni bulurum yine;
Ben o zaman yine o ben olurum...
acıların avucuna bölünmüş yalnızlığın
yaprağın içtiği su sonbahar intiharından önce
tırnağını acıtıyor dalgaların bu hardal ıssızlık
merdivenin ucuna koy gülüşünü tekin değil bu güneş
nereye baksam saçların suçlar mı kapılar yürüsem
ömrümü sıkıştıran güzellik belleğinin nöbeti
kendinden yana olmayan elleri neresine sürer hayat
helal edilmiş yiğitlik haberindir
ölmüş hançer sözün tükrüğüne sazlık hüznü
kefenin lütfuna eyvallah ey korkunun bir kahve hakkı
türkülere sundum mendilini göz ucumda adresin
sokakları yoran telaşın ezildi bir otun tadına
gözlerin dağlara sürme sesine mühür turnalar
gurbetini kavaklarla taşırken mevsimlere sellerin rengi
çocukluğun çokşükürün ipiyle astı serinliğini
oysa sabahı kirpiğinden yıkayan sevincinin
çığlığıydı umuduma sonsuzca imdat
vahdettin yılmaz haziran 2006
yaprağın içtiği su sonbahar intiharından önce
tırnağını acıtıyor dalgaların bu hardal ıssızlık
merdivenin ucuna koy gülüşünü tekin değil bu güneş
nereye baksam saçların suçlar mı kapılar yürüsem
ömrümü sıkıştıran güzellik belleğinin nöbeti
kendinden yana olmayan elleri neresine sürer hayat
helal edilmiş yiğitlik haberindir
ölmüş hançer sözün tükrüğüne sazlık hüznü
kefenin lütfuna eyvallah ey korkunun bir kahve hakkı
türkülere sundum mendilini göz ucumda adresin
sokakları yoran telaşın ezildi bir otun tadına
gözlerin dağlara sürme sesine mühür turnalar
gurbetini kavaklarla taşırken mevsimlere sellerin rengi
çocukluğun çokşükürün ipiyle astı serinliğini
oysa sabahı kirpiğinden yıkayan sevincinin
çığlığıydı umuduma sonsuzca imdat
vahdettin yılmaz haziran 2006
bir rüyaydı belki ,seninle yaşadığım günler
artık gidiyorum bu diyardan
elvada sana elvada
insan bu,su misali akarya
bende senin topraklarında ,akıp gittim bir zamanlar
elveda hayaller ,elveda ey insanlar
bir sis bulutu içinde kaybolan
bir zamanlar hayallerimi,umutlarımı taşıyan şehir elveda sana
söndü yokoldu umutlar
geride kalan ,sadece yaşanmış hatıralar
bir kaç eski ahbap ve dost kaldı geriye
belki birgün gelirim diye
el sallayıp ayrıldığım şehir
elveda sana elveda
belki bir mektup,yada bir telefon
belkide hani insan bu
birgün bir yerde karşılaşırız
bir merhaba edip,eski günleri yadederiz diye
selamlaşıp ayrıldığım dostlarım,arkadaşlarım ve yaşadığım şehir
elveda sana elveda
tüm yaşanmışlara elveda
artık gidiyorum bu diyardan
elvada sana elvada
insan bu,su misali akarya
bende senin topraklarında ,akıp gittim bir zamanlar
elveda hayaller ,elveda ey insanlar
bir sis bulutu içinde kaybolan
bir zamanlar hayallerimi,umutlarımı taşıyan şehir elveda sana
söndü yokoldu umutlar
geride kalan ,sadece yaşanmış hatıralar
bir kaç eski ahbap ve dost kaldı geriye
belki birgün gelirim diye
el sallayıp ayrıldığım şehir
elveda sana elveda
belki bir mektup,yada bir telefon
belkide hani insan bu
birgün bir yerde karşılaşırız
bir merhaba edip,eski günleri yadederiz diye
selamlaşıp ayrıldığım dostlarım,arkadaşlarım ve yaşadığım şehir
elveda sana elveda
tüm yaşanmışlara elveda
Sen neredeysen orası Bodrum
Ben kiminleysem benimledir Bodrum
Bodrum
Bodrum
Sesin Bodrum
Bodrum tenin
Gözlerin Bodrum Bodrum
Gümüşi sularda saçların
Esintili koylarıyla
Her günbatımı koynumda Bodrum
Gündüz Bodrum
Gece Bodrum
Dalgalanıp uçuşuyor
Gün doğarken dizlerimde Bodrum
Bodrum sensin
Bodrum benim
Sensiz Bodrum
Bodrum bensiz demektir
Seçkin Gündüz
Ben kiminleysem benimledir Bodrum
Bodrum
Bodrum
Sesin Bodrum
Bodrum tenin
Gözlerin Bodrum Bodrum
Gümüşi sularda saçların
Esintili koylarıyla
Her günbatımı koynumda Bodrum
Gündüz Bodrum
Gece Bodrum
Dalgalanıp uçuşuyor
Gün doğarken dizlerimde Bodrum
Bodrum sensin
Bodrum benim
Sensiz Bodrum
Bodrum bensiz demektir
Seçkin Gündüz
Biçak kadar keskin yagmurlu geceler.
Sicak aglar soguk yagar bulutlarin.
Bahçesi olur kâinatin, senle köseler.
Hissiyati erir sensiz kisa hayatlarin.
Yokluguna alismak ne mümkün.
Zoraki bir gülüs egik dudaklarimda.
Gözyaslarim bile yalniz ve sürgün.
Hakikîdir izdirap çatismalarimda.
Sebebi içinde gizli derin külliyatin.
Nesebi kesik solgun düslerimin.
Matemini yillarca tasir firakin.
Gecesi isik zifiri günlerimin.
Tutsak edilmis, bir sefer vakti,
kelepçe vurulmus duygulara.
Karar kildi gelmeden saati,
el pençe durmus huzuruna.
Kimsesiz sanirsin ya kendini.
Yine de yalniz degilsin.
Yaratan, tutar titrek ellerini.
Iste o an, kâinat önünde egilsin.
Çigdir üzerine dogru gelen.
Kaçsanda kurtulamazsin tesirinden.
Dogum, bir sonun baslangici.
Ölüm, kurtulus degil elinden
Sicak aglar soguk yagar bulutlarin.
Bahçesi olur kâinatin, senle köseler.
Hissiyati erir sensiz kisa hayatlarin.
Yokluguna alismak ne mümkün.
Zoraki bir gülüs egik dudaklarimda.
Gözyaslarim bile yalniz ve sürgün.
Hakikîdir izdirap çatismalarimda.
Sebebi içinde gizli derin külliyatin.
Nesebi kesik solgun düslerimin.
Matemini yillarca tasir firakin.
Gecesi isik zifiri günlerimin.
Tutsak edilmis, bir sefer vakti,
kelepçe vurulmus duygulara.
Karar kildi gelmeden saati,
el pençe durmus huzuruna.
Kimsesiz sanirsin ya kendini.
Yine de yalniz degilsin.
Yaratan, tutar titrek ellerini.
Iste o an, kâinat önünde egilsin.
Çigdir üzerine dogru gelen.
Kaçsanda kurtulamazsin tesirinden.
Dogum, bir sonun baslangici.
Ölüm, kurtulus degil elinden