Bir ateşin ortasındayım
Ellerim ateş,
Gözlerim ateş,
Yüreğim buz gibi.
Yüreğim sana tutsak,
Yüreğim saçlarında kıvırcık.
Yüreğim dudaklarında sessiz.
Yanına sokulsam korkarım,
Eline uzansam utanırım,
Gözlerini tutsa gözlerim, ağlarım.
Bıraksalar,
Dağ gibi fışkıracak,
Kirpiklerinde konaklayacak tüm dizelerim.
Belki,
Bir nehir gibi çağlayacak,
Bir rüzgar gibi
Esip geçecek saçlarından.
Belki,
İçtiğin şarap gibi
Dokunacak dudaklarına.
Sana yazılmış şiir gibi
Vuracak yüreğini.
Gerçi,
Yanıma sokulsan korkarsın,
Elime uzansan utanırsın,
Gözlerimi tutsa gözlerin ağlarsın ya...
Ellerim ateş,
Gözlerim ateş,
Yüreğim buz gibi.
Yüreğim sana tutsak,
Yüreğim saçlarında kıvırcık.
Yüreğim dudaklarında sessiz.
Yanına sokulsam korkarım,
Eline uzansam utanırım,
Gözlerini tutsa gözlerim, ağlarım.
Bıraksalar,
Dağ gibi fışkıracak,
Kirpiklerinde konaklayacak tüm dizelerim.
Belki,
Bir nehir gibi çağlayacak,
Bir rüzgar gibi
Esip geçecek saçlarından.
Belki,
İçtiğin şarap gibi
Dokunacak dudaklarına.
Sana yazılmış şiir gibi
Vuracak yüreğini.
Gerçi,
Yanıma sokulsan korkarsın,
Elime uzansan utanırsın,
Gözlerimi tutsa gözlerin ağlarsın ya...
Kenan Koçak
Kim seni sorsa / Hangisi olursun
Tutunca kaçar
Gelince tüyersin
Yaşadıkça gece
Uykudan rahat...
Gül koklayıp koltuksuz otobüste
Ucunu koysa iki yakana
Işine yarasan
Uykudan rahat...
Işin zor / Vaktin az
Üstelik kestane karası / Ev kirası
Bir de şu içindeki
Hicran yarası...
Kıpır kıpır deniz dalgasını geçerken
Dünyanın işi
Akşamüstü turistler / Pazarlık
Kasa fişi
Uykudan rahat...
Toparlayıp saçmalasan /
Seni bırakmaz
Ille de biri içine döker işini
Tersine bakıp
Karartıp gözünü
Sen / Sen olabilsen
Sana şarkı olsun diye
Yazsam nihavent yalnızlığımı
Yaşamadan / Söylersin
Yalandan
Rahat...
Tutunca kaçar
Gelince tüyersin
Yaşadıkça gece
Uykudan rahat...
Gül koklayıp koltuksuz otobüste
Ucunu koysa iki yakana
Işine yarasan
Uykudan rahat...
Işin zor / Vaktin az
Üstelik kestane karası / Ev kirası
Bir de şu içindeki
Hicran yarası...
Kıpır kıpır deniz dalgasını geçerken
Dünyanın işi
Akşamüstü turistler / Pazarlık
Kasa fişi
Uykudan rahat...
Toparlayıp saçmalasan /
Seni bırakmaz
Ille de biri içine döker işini
Tersine bakıp
Karartıp gözünü
Sen / Sen olabilsen
Sana şarkı olsun diye
Yazsam nihavent yalnızlığımı
Yaşamadan / Söylersin
Yalandan
Rahat...
Sen büyük kentlerin adamısın
Yalan dolu şehirlerin adamı
Yapmacık kahkahaların
Anlamsız sözlerin adamısın
Sen sevilerin yalan olduğu
Dostluk nedir bilmeyen
Aşkın anlamını tatmayan
O modern kentlerin adamısın
Sen odünyanı..
Benim dünyama sığdıramazsın
Oturamazsın evlerinde
Yatamazsın yerlerde,
Utanırsın..
Sevilerini yaşamazsın,
Gülüp geçersin
Sokaklarında dolaşamzsın
Küçümsersin tahtadan evleri
Gurur nedir bilmezsin
Tanımazsın aşkı sevdayı
Mutluluk duymazsın,
Birbirini seven
İki güzel gözün bakmasından
Konuşamazsın onlarla,
Anlayamazsın..
Sevemezsin beni
Çünkü..,
Tanıyamazsın..
Yalan dolu şehirlerin adamı
Yapmacık kahkahaların
Anlamsız sözlerin adamısın
Sen sevilerin yalan olduğu
Dostluk nedir bilmeyen
Aşkın anlamını tatmayan
O modern kentlerin adamısın
Sen odünyanı..
Benim dünyama sığdıramazsın
Oturamazsın evlerinde
Yatamazsın yerlerde,
Utanırsın..
Sevilerini yaşamazsın,
Gülüp geçersin
Sokaklarında dolaşamzsın
Küçümsersin tahtadan evleri
Gurur nedir bilmezsin
Tanımazsın aşkı sevdayı
Mutluluk duymazsın,
Birbirini seven
İki güzel gözün bakmasından
Konuşamazsın onlarla,
Anlayamazsın..
Sevemezsin beni
Çünkü..,
Tanıyamazsın..
acılarla sırdaş olur kalbinden
çıkarım yeniden hiç üzülmesen
sevdamızı bir damla göz yaşıyla
yıkarım yeniden hiç üzülme sen
alnımdan dökülen her alın teri
yıllara gömüldü dönmedi geri
istersen saçına bütün gülleri
takarım yeniden hiç üzülme sen
dönüp de maziye baktığım gibi
göz yaşın olup da aktığım gibi
bir korla kendimi yaktığım gibi
yakarım yeniden hiç üzülme sen
kulağımda mıhlı duran sesine
gam tıkadım ne kaldıysa hepsine
ölü doğmuş bir aşkın çaresine
bakarım yeniden hiç üzülme sen
bir sevdaya bandırarak aşımı
yudumladım düşünmeden yaşımı
yıllarca önümde duran başımı
bükerim yeniden hiç üzülme sen
her damla göz yaşın gönlüme değer
sevmk her doğan gün ölmekmiş meğer
ağlayıp gözyaşı döktümse eğer
dökerim yeniden hiç üzülme sen
beklemek yok ölüm olsa sonunda
koşacağım sevda oku yönünde
bir kez daha kederlerin önünde
çökerim yeniden hiç üzülme sen
kör kurşunla vurulsamda dizimden
dönermiyim sanıyorsun sözümden
bundan böyle hayalini gözümden
sökerim yeniden hiç üzülme sen
tuttuysam bunca yıl kahrın elini
ne çıkar acılar bükse belimi
sil gözünü ben bu gam tünelini
tıkarım yeniden hiç üzülme sen
yunus gibi delip delip çağları
sökeceğim önümdeki ağları
sevdamıza gölge vuran dağları
yıkarım yeniden hiç üzülme sen
bırakmadım kederlerin peşini
hep o ana odakladım düşümü
sıktım yine kırılası dişimi
sıkarım yeniden hiç üzülme sen
çıkarım yeniden hiç üzülmesen
sevdamızı bir damla göz yaşıyla
yıkarım yeniden hiç üzülme sen
alnımdan dökülen her alın teri
yıllara gömüldü dönmedi geri
istersen saçına bütün gülleri
takarım yeniden hiç üzülme sen
dönüp de maziye baktığım gibi
göz yaşın olup da aktığım gibi
bir korla kendimi yaktığım gibi
yakarım yeniden hiç üzülme sen
kulağımda mıhlı duran sesine
gam tıkadım ne kaldıysa hepsine
ölü doğmuş bir aşkın çaresine
bakarım yeniden hiç üzülme sen
bir sevdaya bandırarak aşımı
yudumladım düşünmeden yaşımı
yıllarca önümde duran başımı
bükerim yeniden hiç üzülme sen
her damla göz yaşın gönlüme değer
sevmk her doğan gün ölmekmiş meğer
ağlayıp gözyaşı döktümse eğer
dökerim yeniden hiç üzülme sen
beklemek yok ölüm olsa sonunda
koşacağım sevda oku yönünde
bir kez daha kederlerin önünde
çökerim yeniden hiç üzülme sen
kör kurşunla vurulsamda dizimden
dönermiyim sanıyorsun sözümden
bundan böyle hayalini gözümden
sökerim yeniden hiç üzülme sen
tuttuysam bunca yıl kahrın elini
ne çıkar acılar bükse belimi
sil gözünü ben bu gam tünelini
tıkarım yeniden hiç üzülme sen
yunus gibi delip delip çağları
sökeceğim önümdeki ağları
sevdamıza gölge vuran dağları
yıkarım yeniden hiç üzülme sen
bırakmadım kederlerin peşini
hep o ana odakladım düşümü
sıktım yine kırılası dişimi
sıkarım yeniden hiç üzülme sen
İkimize
Ağaçların süslediği yeşil ,küçük bir parkta
İki kişilik bir bankta,
Seninle yan yana otursak.
Ay,yıldızlar,bizimle tam olan ,
Büyülü bir gece….
Ankara” nın ılık akşam üstü rüzgarı
İkiliğimizi okşasa,
Şehir ayaklarımızın altında , coşsa.
Ellerimiz kenetlense sonsuzluğa.
Birbirimize hiç bakmayalım
Geveze olsun yüreğimiz , konuşmayalım
Avuçlarımız , sarsın kırgınlığımızı
Birazcık mutlu düşleyelim bizi ,
Düşler kuralım….
Bitmeyelim bir akşamda
Sığmayalım kaçak dakikalara
Gözlerimizi masumiyete,masumiyeti
Huzura sunalım
Sessizliği anlatalım.
Parmaklarımızın ucundan akan
Sevdaya kanalım,
Yanalım….
Bugünü ,dünü aldatmadan
Yarına adanalım.
Bir akşam üstü serenadında gecenin
Aya ,yıldızlara,parka,
Bizi sunalım.
Ağaçların süslediği yeşil ,küçük bir parkta
İki kişilik bir bankta,
Seninle yan yana otursak.
Ay,yıldızlar,bizimle tam olan ,
Büyülü bir gece….
Ankara” nın ılık akşam üstü rüzgarı
İkiliğimizi okşasa,
Şehir ayaklarımızın altında , coşsa.
Ellerimiz kenetlense sonsuzluğa.
Birbirimize hiç bakmayalım
Geveze olsun yüreğimiz , konuşmayalım
Avuçlarımız , sarsın kırgınlığımızı
Birazcık mutlu düşleyelim bizi ,
Düşler kuralım….
Bitmeyelim bir akşamda
Sığmayalım kaçak dakikalara
Gözlerimizi masumiyete,masumiyeti
Huzura sunalım
Sessizliği anlatalım.
Parmaklarımızın ucundan akan
Sevdaya kanalım,
Yanalım….
Bugünü ,dünü aldatmadan
Yarına adanalım.
Bir akşam üstü serenadında gecenin
Aya ,yıldızlara,parka,
Bizi sunalım.
Yeni bir sayfa bu,sana eklenmeyen
İçimde sözcükler yumağı,
Dağılmayan boşluğun.
Bir akşam vaktiydi
Ayrılığa ertelenmiş zamanın içinde
Zihnimin dermanı ölüm güncelerinde
Sevdam tesadüflere inat,
Zamanın en saçma yerinde.
Yeni bir sayfa bu,başlığı atılmayan
Gecelerimde anlatım bozukluğu,
Kalemim ağlamaklı...
(Sevda tüneli
sağır karanlıklarda...)
10.03.2006
İçimde sözcükler yumağı,
Dağılmayan boşluğun.
Bir akşam vaktiydi
Ayrılığa ertelenmiş zamanın içinde
Zihnimin dermanı ölüm güncelerinde
Sevdam tesadüflere inat,
Zamanın en saçma yerinde.
Yeni bir sayfa bu,başlığı atılmayan
Gecelerimde anlatım bozukluğu,
Kalemim ağlamaklı...
(Sevda tüneli
sağır karanlıklarda...)
10.03.2006
Susurlukda kamyon çarptı,
bu pisliği kimler yaptı?
Bu pastadan kim pay kaptı
Söyle benim ak Türkiyem
ah Türkiyem, vah Türkiyem
kime şikayet eyliyem.
caniler, eroinciler
tarikatçılar, cinciler
nerde arsız rüşvetçiler,
Söyle benim ak Türkiyem
ah Türkiyem, vah Türkiyem
kime şikayet eyliyem
Devletten güçlü çeteler,
Vitrinlik oldu keteler,
kalınlaşan o enseler,
Söyle benim ak Türkiyem
ah Türkiyem, vah Türkiyem
kime şikayet eyliyem
bu pisliği kimler yaptı?
Bu pastadan kim pay kaptı
Söyle benim ak Türkiyem
ah Türkiyem, vah Türkiyem
kime şikayet eyliyem.
caniler, eroinciler
tarikatçılar, cinciler
nerde arsız rüşvetçiler,
Söyle benim ak Türkiyem
ah Türkiyem, vah Türkiyem
kime şikayet eyliyem
Devletten güçlü çeteler,
Vitrinlik oldu keteler,
kalınlaşan o enseler,
Söyle benim ak Türkiyem
ah Türkiyem, vah Türkiyem
kime şikayet eyliyem