
Her ateş bir kül,bulur elbet kendine;
Her yeşil bir dal,
Her su bir damla,
Her ateş bir kül,
Her takvim bir yıl
bulur elbet kendine!
her yangın bir duman,
her öğrenci bir okul,
her artı bir eksi,
her yol bir taşıt,
her soru bir yanıt,
her ressam bir tuval,
her kış bir ayaz,
her kitap bir okul,
her şarap bir adam bulur kendine;
yeter ki şarap, şarap olsun içen çıkar...
Her deniz bir martı,
her ömür bir tufan,
her rüya bir uyku,
her nota bir şarkı,
her mezar bir ölüm,
her ağaç bir kök,
her dağ bir duman,
her güneş doğacak bir kuytuluk bulur ya
kendine, bulur ya;
ben
senden
başka
sen
bulamam
b u l a m a m !
Her yeşil bir dal,
Her su bir damla,
Her ateş bir kül,
Her takvim bir yıl
bulur elbet kendine!
her yangın bir duman,
her öğrenci bir okul,
her artı bir eksi,
her yol bir taşıt,
her soru bir yanıt,
her ressam bir tuval,
her kış bir ayaz,
her kitap bir okul,
her şarap bir adam bulur kendine;
yeter ki şarap, şarap olsun içen çıkar...
Her deniz bir martı,
her ömür bir tufan,
her rüya bir uyku,
her nota bir şarkı,
her mezar bir ölüm,
her ağaç bir kök,
her dağ bir duman,
her güneş doğacak bir kuytuluk bulur ya
kendine, bulur ya;
ben
senden
başka
sen
bulamam
b u l a m a m !
Fatih Sağlam
Boynu bükük gülüşler
Bende kalsın
Sen al çiçeklerimin özlemini
Gözlerine bakınca
İnce bir tebessümle
Alır beni
Umudun yedi yelkenli gemisi.
Bende kalsın
Sen al çiçeklerimin özlemini
Gözlerine bakınca
İnce bir tebessümle
Alır beni
Umudun yedi yelkenli gemisi.
Ne çıkar gökler tutuşsa
Yada yanardağlar buzul olsa
Yıldızlar silinse gökyüzünden
Sen yinede ellerinde büyüt güzelliği
Bilmezsin ki;
benliğim prangalara çalınmış sevdanla...
gelişinle
çözülür bütün prangalar,
zincirler özgürlük olur,
gün olur,
gece çöker üstüne
sonra şafağın kızıllığı gibi kanar yaralarım
ve yeniden evirilir zamanlar
sonsuzluk bir kuş olur konar parmaklarına
usulcacık
sessizce
kalırız kendi sessizliğimizle kurduğumuz dünyamızda
günebakanlar güneşe döner yüzünü
yüzün güneş olur, rüzgar olur ılık nefesin
güneş ve rüzgar alır götürür beni
kim bilir belki de
kısır tarlaların doğurduğu gün olur
gün döner
ay asılır geceye
yıldızlar asılır
düşlerime asıldığın gibi
aysız gecelerde geleceksin diye beklerim.
karanlıklar
sığınağım olur
kaybederim kaybederim de
kutup yıldızına adarım
kayboluşlarımı
bulamam yönümü
yıldız karayel alır beni
ne zaman gider bu kentin
sessizlikleri
ne zaman çığlık olur isyanım
ovaların vadilere yayılan sessizliği
ne zaman biter
ve bir yıldız asılır incir ağacına
dudaklarım kanar
depreşir bütün sancılarım
dudağımdan akan kan karışır
toprağa
oturur ağlarım
sevda kokar,
hasret kokar her yanım,
karanfil olurum.
Yada yanardağlar buzul olsa
Yıldızlar silinse gökyüzünden
Sen yinede ellerinde büyüt güzelliği
Bilmezsin ki;
benliğim prangalara çalınmış sevdanla...
gelişinle
çözülür bütün prangalar,
zincirler özgürlük olur,
gün olur,
gece çöker üstüne
sonra şafağın kızıllığı gibi kanar yaralarım
ve yeniden evirilir zamanlar
sonsuzluk bir kuş olur konar parmaklarına
usulcacık
sessizce
kalırız kendi sessizliğimizle kurduğumuz dünyamızda
günebakanlar güneşe döner yüzünü
yüzün güneş olur, rüzgar olur ılık nefesin
güneş ve rüzgar alır götürür beni
kim bilir belki de
kısır tarlaların doğurduğu gün olur
gün döner
ay asılır geceye
yıldızlar asılır
düşlerime asıldığın gibi
aysız gecelerde geleceksin diye beklerim.
karanlıklar
sığınağım olur
kaybederim kaybederim de
kutup yıldızına adarım
kayboluşlarımı
bulamam yönümü
yıldız karayel alır beni
ne zaman gider bu kentin
sessizlikleri
ne zaman çığlık olur isyanım
ovaların vadilere yayılan sessizliği
ne zaman biter
ve bir yıldız asılır incir ağacına
dudaklarım kanar
depreşir bütün sancılarım
dudağımdan akan kan karışır
toprağa
oturur ağlarım
sevda kokar,
hasret kokar her yanım,
karanfil olurum.
GİDİYORUM
Acılar ve yoklukların ülkesinde doğdun
Bir bombardıman sabahı yıkık bir hastanede
Özgürlüğün kurşunlanmıştı ana rahmine düştüğün gün
Bir diktatörün iki dudağı arasındaydı ömrün
Tüm zorluklara direnerek on iki yaşını gördün
Bir umut doğdu yaşama dair
Uzaklardan gelip diktatörün elinden kurtaracağız sizi dediler
Demokrasi dediler
İnsan hakları, özgürlük dediler
Ülkemizi ele geçirdiler
Sonra cezaevlerinde işkenceler
Gözleri bağlı insanları parçalayan köpekler
Kutsal olmalıydı bütün ibadet yerleri
Kilise, havra, cami
Kanlı bir baskına maruz kalan camiler
Kana boyandı mihrap ve minber
Ağabeyin dayanamadı direnişçilere katıldı
İşgalciler gecenin bir yarısı bastılar evimizi
Ayrı ayrı odalara aldılar anneni ve bizi
Ne olduğunu anlamadan kafama gelen dipçik darbeleri
Bayılmışım, uyandığımda annen ağlıyordu
O günden sonra bakamadı yüzüme
Bir gün attı kendini kurşunların önüne
Kanlar içinde yığıldı yere
Bıraktı seni bana
Önce Allaha emanetsin sonra halana
Gidiyorum, beni düşünme
Etopyada açlıktan ölen çocukları düşün
Filistinde babasının kucağında kurşunlara hedef olan çocuğu düşün
Uganda da Kamboçya da silahların altında ezilen çocukları düşün
Dini dili ırkı ne olursa olsun
Ağlayan anneleri düşün
Beni düşünme geleceğim bir gün
OCAK 2006
ALİ TAŞMAZ
Acılar ve yoklukların ülkesinde doğdun
Bir bombardıman sabahı yıkık bir hastanede
Özgürlüğün kurşunlanmıştı ana rahmine düştüğün gün
Bir diktatörün iki dudağı arasındaydı ömrün
Tüm zorluklara direnerek on iki yaşını gördün
Bir umut doğdu yaşama dair
Uzaklardan gelip diktatörün elinden kurtaracağız sizi dediler
Demokrasi dediler
İnsan hakları, özgürlük dediler
Ülkemizi ele geçirdiler
Sonra cezaevlerinde işkenceler
Gözleri bağlı insanları parçalayan köpekler
Kutsal olmalıydı bütün ibadet yerleri
Kilise, havra, cami
Kanlı bir baskına maruz kalan camiler
Kana boyandı mihrap ve minber
Ağabeyin dayanamadı direnişçilere katıldı
İşgalciler gecenin bir yarısı bastılar evimizi
Ayrı ayrı odalara aldılar anneni ve bizi
Ne olduğunu anlamadan kafama gelen dipçik darbeleri
Bayılmışım, uyandığımda annen ağlıyordu
O günden sonra bakamadı yüzüme
Bir gün attı kendini kurşunların önüne
Kanlar içinde yığıldı yere
Bıraktı seni bana
Önce Allaha emanetsin sonra halana
Gidiyorum, beni düşünme
Etopyada açlıktan ölen çocukları düşün
Filistinde babasının kucağında kurşunlara hedef olan çocuğu düşün
Uganda da Kamboçya da silahların altında ezilen çocukları düşün
Dini dili ırkı ne olursa olsun
Ağlayan anneleri düşün
Beni düşünme geleceğim bir gün
OCAK 2006
ALİ TAŞMAZ
Ağlamak istiyorum
Bir çocuk gibi
HIçkırıklarımı
Duymadan kimse
Ağlamak istiyorum
İçimi çeke çeke
Karışmasın bana kimse
Burnum aksın
Gözlerim kızarsın
Göz pınarlarım kurusun ağlamaktan
Yine de ağlamak istiyorum
Çocuk kalmak
Ne güzel!...
Onlar kadar güzel
Ağlamak istiyorum
Ağlamak...
Ama ağlayamıyorum.
Bir çocuk gibi
HIçkırıklarımı
Duymadan kimse
Ağlamak istiyorum
İçimi çeke çeke
Karışmasın bana kimse
Burnum aksın
Gözlerim kızarsın
Göz pınarlarım kurusun ağlamaktan
Yine de ağlamak istiyorum
Çocuk kalmak
Ne güzel!...
Onlar kadar güzel
Ağlamak istiyorum
Ağlamak...
Ama ağlayamıyorum.
Gözlerin Bahar Olsun
Gözlerin bahar olsun,
Ölüm sana haram olsun,
Zaman senin için dursun,
Leylaklar seni görünce solsun,
Etmesin sana,hiç birşey naz.
Rüzgarlar kokunu getirsin biraz.
İliklerime kadar hissedeyim seni,
Ne yaksın cehennemin ateşi,ne de yazın güneşi
Bulutlar hep gölgen olsun,
Ay,devamlı sana kandil olsun,
Hiç eksilmesin gözlerindeki mutluluk,
Aşkın yoksa,sensizlik en büyük yoksulluk.
Rüyalarımda olmasan,sarar beni hiçlik ve yokluk.
Okyanuslar gözyaşım olsun,
Leylekler,sana bendenhaberuçursun.
Sensizlik,banaölümden beter olsun,
Uzat ellerini,ruhumseninle dolsun,
Ne sensizlik uzak olsun,ne de umutlarım yok olsun.
Hakkı Akkurt
Sen bir aşksın.
Yıllarca özlemini çektiğim,
Yüreğimdeki en güzel hayatsın!
Sen bir rüyasın,
Maziye terk edilemeyecek,
Vazgeçmeyeceğim hülyamsın!
Sen bir hayatsın,
Yalnız gecelerimin rüyası,
Kalbimi ısıtan sevdiğim kadınsın!
Sen bir sevdasın,
Sürekli özlemini duyduğum,
İçimdeki aşk, dilimdeki duamsın!
Sen benim kadınımsın,
Hep düşlerimi süsleyen.
Pişman olmadığım, yasak aşkımsın!