Aşk, çocuk, sevgi, ayrılık şiirleri
Resim Dersleri

Sevginde,
Güzelliğin gibi
BEYHUDEYMİŞ..!
KİMLİKSİZ AŞK DA YOK


Kim
(siz)
lik
siz
bir hayat,
ve bir de
kim
(sesiz)
bir aşk..
böyle işte
daha ne?
Ya da
En başa dön-elim,

Bir de dönüşüm olmasa diye düşünerek..

Başa gelince kalbinin
O
Kocaman boşluğunun orda oluyorum..

Kimsesizim derken atladığım o uçurumdan

Kalbinin o uzaylıları tartışan ahmakların arasına bir umut olarak düşüyorum..

O kocaman evrene yetmeden bittim..

Ki düşerken düşlerime bile aldırmamıştım..

Düştüş düşünerek düşlerimi..

Düşerken diğer adın oluyorum:umut .

O dayanılmaz sancı..

Adındı beni koşuşturan,

Bu kirli temizlikte..

Adındı kar soğuğunda beni ısıtan

ben donarken kapının

o nefesini dışarı veren

boşluğunda..

Yalan değil sicili bozuk ayrılıklar..

Bunu da biliyorum..

Her akşam

yani o sabah a doğru olan akşamda

Bir Yusufçuk kuşu uyandırıyor düşlerimden…

Düşünden..

Vazgeç beni unutabileceğini sandığın düşünden..

Beni unut maya çalışacak kadar seviyorken

Bütün aşk sözlüklerini karıştırıyorsun,

Unutmaya çalışmanın ne demek olduğunu anlamak için..

Daha ne arıyorsun felçli gözlerinle adımı…

Bak yusufçuk kuşunun,

Sesinin olduğu yöndeyim.

O sokak lambasının hemen orasında.

Hani sokak lambasının ışığının olduğu yerdeyim..

Hani o kavak ağacının yapraklarını

Sana şiir yazmam için üstüne ,


Döktüğü yerdeyim.

Hemen orda..

Bana kalırsa ben hep burada olduğum yerde beklerken,,

Sen tesadüfen okuduğun bu şiiri

Kendin için olduğunu bile bilmeyeceksin.

Bilme…

Sen,

Seni seviyorum derken

Bu ciplak yalnızlık da

Herkes i uyandırmak istiyorum,

Kuru uykularından..

Ya da ben senin yenilgini taşıyoken,

Sırtımdaki dünyayı içine aldiğım çuvalda,

Gel..

Hiç düşünmeden..

Yarın yok ki diyordu ya bir şair..

Öyle işye..

Yarının kendisiydinde…

Ben yine de o şaire inaniyordum..

Yoksun işte..


Xalexaluk

Haluk yarbatak
HASRETİM SANA

Yokluğundaki yangınım, hasretim özlemlerim,
Farklı değil inan varlığında olduğundan.
Geceler eskisi gibi karanlık ve uzun,
Yine boğuyor beni yokluğunun karanlık elleri,
Yine kar, buz yatağım hiç ısınmadı ki.
Ve çığlıkları sensizliğin, çıldırtan çığlıkları,
Duymamak için sığındığım şişeler,
Ağzına kadar dolu kül tablaları,

SERKAN ALBAYRAK
astegmen_21@hotmail.com
Bogazimda dugum dugum evhamin,
Icimde hallerin aglama anne.
Muradi olacak gonul hevamin,
Sahrada gullerin aglama anne.

Katar katar hasret gocer alninda,
Golgeler belirir, her an her yanda,
Diyar diyar gurbet olur zamanda,
Gecerse yillarim aglama anne.

Sukunet duvarda resimler kadar.
Feryatsiz, figansiz, elemsiz keder.
Girift muammalar, hicran ve kader,
Cikmiyor fallarin aglama anne.

Ben yaramaz cocuk bir tutsan beni...
Sicak kucaginda avutsan beni,
Guzel ninnilerle uyutsan beni...
Soylesin dillerin aglama anne.

Manidar olmali kalbinde hayat.
Gozlerinden uzak karanlik kat kat..
Ozledigim, tatli, riyasiz sefkat,
Hasretim ellerin aglama anne.
sebebsiz bir ayrılıktı bizimkisi
nedensiz başkaldırış çocuk öfkesi
hiç olmadığım kadar pişmanım,
şimdi sen olduğun için güzeldi sevmek,
odamın camını tıklayan yağmur damlası dinlediğim hüzünlü
bir ayrılık şarkısı masamda haykıran seni seviyorum yazısı,
sen olduğun için güzeldi özlemek,
hatırla parkımızdaki kırmızı
bankı,seninle buldum imkansız aşkı,
kulağımda kalan hoş,bir yankı sen olduğun için güzeldi yaşarken ölmek....
Sen;en yorgun,en bitkin insani bir gulumsemenle canlandiransin...
Sen;en zehirli,en acimasiz yilani bir gulumsemenle sokmaktan vazgecirensin...
Sen;en olumcul,en umutsuz hastayi bir gulumsemenle hayata dondurensin...
Sen;en karanlik gecegi gozlerinin pariltisiyla aydinlatansin...
Sen;en soguk kis gununu gulusunle bahara cevirensin...
Sen;bir kardelen kadar yurekli,narin ve mukemelsin...
Sen;benim icin cok mukemel ve degerli bir arkadassin

(arkadasim elife)
Ölürüm, cesedim gülümser fotoğraflarda
bir güvercin kanatlanır gömütümün başucunda
bir kız inciler döker
kırkikindilerle sulanan toprağıma

Ölürüm denizler yetim kalır ardımdan
çığlık çığlığa martılar düer
kayalıklarda yankır
kayalıklarda çatlar maviler

Ölürüm, kardelenler dökülür
kasımpatlarıyla çoğalırım
sevda türküler dillenir yüreklerde
ölürüm yine de büyürüm ölüme inat